Şu ülkenin haline bakınız. Ülkemizi kaosa sürüklemek ve Devletimizi ortadan kaldırmak için ihtilale kalkışarak, yüzlerce masum insanımızın kanını döken FETÖ’cü canileri devletten ve özel sektörden temizlemek için yola çıkan Hükümet, tabiri caizse “işi sulandırdı. Eline yüzüne bulaştırdı.” Her kurum farklı işlem yapar oldu. “At izi, it izine karıştı.” 

Hani derler ya; “Kimin eli kimin cebinde? Belli değil.” İşte tam olarak durum böyle… Ülkemizde tam anlamıyla bir rezalet ve kaos yaşanıyor. Anayasa ve yasalar rafa kalkmış, herkes korku içinde… “Sahte ihbarlar ve imzasız mektuplar” işleme konuluyor. Eşinden dolayı insanlar, aşından ve işinden oluyor. Suç isnadının bireyselliği yok sayılıyor. Eşler dahi işten atılıyor. Ocaklar söndürülüyor. Adeta insanlar açlığa ve ölüme mahkum ediliyor. 

“Devlet aklı” rafa kalkmış. Anayasa ve yasalar paspas yapılmış. Hak, hukuk, adalet ve insanlık sözcükleri ne yazık ki Devleti yönetenlerin zihinlerinden silinmiş… Zalimlik almış başını gidiyor. FETÖ’nün okulu, dershanesi, yurdu, işyeri, gazetesi, kitabı, bankası, sendikası ve vakfı suç olmuş… Bu kurumlarda sanki iktidar mensupları yıllarca faaliyetlerin içinde yoklarmış gibi, şuan kendileri masum, bu faaliyetlere katılan vatandaşlar suçlu..! İktidar partisi 12 yıl boyunca FETÖ yapılanmasıyla “etle kemik” olmuştu, birbirleriyle bütünleşmişlerdi. İktidar mensuplarının %90’ının hem kendileri hem de eş ve çocukları FETÖ denilen yapının göbeğinde yer aldılar. Taaa Pensilvanya’ya giderek, Fetullah’ın kapısında diz kırıp, “Hayır Duasını” aldılar. Bunu da gururla eş ve dostlarına anlattılar. FETÖ’cü yapıyı 12 yılda bu iktidar 15 kat büyüttü. Devlette liyakat ve tecrübeyi yok ederek, Devlet kadrolarına FETÖ’cüleri bir bir yerleştirdiler. Bugün gelinen noktada AKP’liler masum vatandaş suçlu, öyle mi..? Sizin partinizin adı gibi bunun adı da adalet, öyle mi? Ya Allah’ın adaleti ne olacak? Hapse tıkarak, geleceğini çalarak, rütbesini, unvanını, mesleğini ve ekmeğini elinden aldığınız mazlumlara çektirdiğiniz acıların bedelini kim ödeyecek? Allah’ın adaleti mutlaka bir gün tecelli edecektir. İlahi adaletten asla ve asla kaçamayacaksınız…

Siz ne menem! Devlet yöneticilerisiniz ki, bir doğru iş yapamazsınız? 14 yılda PKK terör örgütüne can simidi oldunuz ve palazlandırdınız. IŞİD diye bir terör örgütünü daha, milletin başına musallat ettiniz. Yetmedi, bir de FETÖ terör örgütünü peydahladınız… Besleyip büyüttünüz bu FETÖ örgütü, gözünüzü oymaya kalkınca, faturasını millete kestiniz. Suçsuz yere yüzbinleri FETÖ’cü yaftasıyla, “vatan haini” ilan ettiniz. Hızınızı alamadınız; FETÖ’cü yaftası yapıştırarak, kamudaki muhalif gördüğünüz memurları da işinden ettiniz, içeri tıktınız. Bunların hepsini vicdanınızı ve izanınızı terk ederek yaptınız.

Lanet olası FETÖ’nün yöntemlerini de, kirli işlerini de en iyi siz bilirsiniz. Ne de olsa 12 yıl birlikte oldunuz. Birlikte yediniz, içtiniz… Birlikte devleti paralel paralel yönettiniz..! Devletin mallarını, Belediyelerin mülklerini verdiniz. Hem de yetim hakkı yiyerek… Birlikte milletin evlatlarına; asker, polis, yargı, sivil toplum örgütü temsilcileri, gazeteci, yazar ve muhalif siyasetçi diye ayırmadan kumpas kurdunuz…

Siz tanımasanız da, ayaklar altına alsanız da, bu ülkede hala Anayasa ve yasalar vardır. Daha ötesi bu ülke, Demokrasi ile yönetilen bir Cumhuriyettir. “Hukukun üstünlüğü ilkesi, Yasalar önünde tüm vatandaşların eşit olduğu ilkesi, Kamunun her türlü işlemi denetim ve yargıya açıktır ilkesi” Anayasamızda mevcuttur. Kamu çalışanları ile ilgiliyse 657 Sayılı Devlet Memurları Yasası hala yürürlüktedir. Bunları bilmiyor olamazsınız. Biz bunları tekrar tekrar niye söylüyoruz? Yargısız infaz yapmayın, Anayasa ve yasaların dışına çıkmayın, suç işleyen kim olursa olsun cezalandırılsın, adaletten ayrılmayın diye…! Ancak siz, “biz iktidarız. Biz istediğimiz gibi devleti yönetiriz, yasa falan tanımayız” diyerek, büyük bölümü masum olan vatan evlatlarını FETÖ’cü suçlamasıyla, sorgusuz sualsiz “hain” ilan edip, cezalandırdınız. Büyük mağduriyetler yaşattınız. Bizim itirazımız bunadır..!

FETÖ’CÜ AKP’LİLER NE OLACAK?

Anayasamızda ve yasalarımızda “Kanun önünde herkes eşittir” yazıyor. Soruyoruz; FETÖ’cü başının dergahında endamı arz eden, FETÖ’nün gizli örgütlenmesinin haberleşme ağı olan byLock kullandığı tespit edilen Bakan, Milletvekili ve diğer parti yöneticileriniz neden hesap vermez? Türk Milleti’ne bunun gerekçesini açıklayınız. 

Bildiğiniz gibi, Türk örf ve geleneğinde temizliğe önce evin içinden başlanır. Daha sonra avlu, bahçe ve sokak temizlenir. Siz ne yapıyorsunuz muhteremler..! Tabiri caizse FETÖ mikrobu sizin vücudunuza kadar girmiş. Ancak siz, bunu görmezden geliyorsunuz. Bilmiyorsanız söyleyeyim; yüce dinimiz “Temizlik imandandır” diye buyuruyor. Siz bünyeniz dururken, evinizin içi dururken, sokakları temizlemeye kalkıyorsunuz. Yani eviniz, bahçeniz ve avlunuz kir pas içinde… FETÖ ile mücadele ettiğinizi söylüyorsunuz. 

Gerçekten FETÖ temizliği yapmak istiyorsanız, önce evinizin içinden başlayın… Aksi bir durumda vebal altında kalırsınız. Kimseyi inandıramazsınız, FETÖ ile mücadeleyi sulandırmış olursunuz. Hem kendinize, hem ülkemize kötülük yapmış olursunuz. Ülkemde FETÖ ihanetine bulaşmış kim varsa, ayrım yapılmaksızın bulunmalı, mevcut yasalar doğrultusunda yargılanmalı ve suçlular mutlaka cezasını çekmelidir. Ancak sizin “elinize yüzünüze bulaştırdığınız” FETÖ temizliği ile bu ülke düzlüğe çıkamaz… Korkarım ki, bu beladan da kurtulamaz.