FLAŞ HABER

105 YILLIK ASIRLIK ÇINAR TÜRK OCAKLARI

01 Nisan 2017 Cumartesi 21:35

Faruk Ülker Türk Ocaklarını yazdı...

105 YILLIK ASIRLIK ÇINAR TÜRK OCAKLARI
105 YILLIK ASIRLIK ÇINAR TÜRK OCAKLARI -KURULUŞ GAYESİ VE TÜRK OCAKLARININ

MİLLİYETÇİLİĞİ
(25 Mart 1912- 25 Mart 2017)

Maziden atiye 105 yıllık, bir düşünce ve fikir hareketinin adıdır Türk Ocakları...Türk Ocaklarının milliyetçiliği sorgulanamayacak kadar ulvi değer taşır.Her şeyden önce Türk Ocaklarını tanımayan, Türk Ocaklarının kuruluş felsefesini ve kuruluş misyonunu bilmeyen bazı aklı evveller maalesef bilerek ya da bilmeyerek, yetmiş kg lık ağırlıklarıyla yetmiş ton laf ürettikleri gözlenmektedir...

Her Türk Ocaklı zamana, mekana, bulunduğu devre ve sokulmak istenilen kaba göre şekil almaz...Dün KARA dediklerine, bugün AK diyerek BUKALEMONLUK görevini kabul etmez.Türk milletinin ebed-müddet ülküsünü taşıyan her ocaklının fikir inkişafında; kırılma, sapma, dağılma görülemeyecek kadar azdır. Egemenlerin, güçlülerin ve menfaatlerinin yanında yer almak yerine; haklının, mazlumun ve milletinin haklarını savunmayı hedef edinme ilkesi ocaklılık ruhunun en önemli şiarıdır...

Günümüzde Türk Ocaklarına karşı duruş sergileyen, SİYASAL İSLAMCILAR, II.Cumhuriyetçiler, II.Osmanlıcılar, YENİ TÜRKİYECİLER, dış mihrakların beslediği yerli taşeronlar ile dünün devşirmesi ve her devrin adamı olan liberallerin,Türk Milliyetçiliğinin gurur kaynağı olan TÜRK OCAKLARINA, muhalefetini,husumetini ve iftiralarının sebeplerini anlamak bizler için zor olmayacaktır...

Fakat,Türk Ocaklarını tanımayan ve tanımadan da afaki tanımlamalarla bilmeden kendi bindiği dalı kesercesine, çok cüzi de olsa bazı kardeşlerimizin, Türk Milliyetçilerini ve Türk Ocaklarını ayrı kutuplarda gösterme tevessülü içine girmeleri cahillikten öte hiç bir anlam ifade etmez...

Siyasal İslamcıların zihin kodlarında derin bir TESLİMİYET ve biatçılık, yaşadıkları toprağı alelade bir toprakmış gibi görerek VATANSIZLIK ve MİLLİYETSİZLİK şuurunun alt yapısı tarihten bu güne kadar hep devam ederek gelmiştir.

Osmanlının yıkılma sürecinde İNGİLİZ MUHİPLER Cemiyetini kuranlar, liberaller ve yüce dinimizi kullanarak dindar geçinen İslamcılardır.Milliyetçiler değildir..

Kuvay-ı Milliye'ye ve kurtuluş savaşına yine sahte İslamcılar ve milliyetçilik düşmanları karşı gelmişlerdir...Yunan uçaklarından Anadolu'ya atılan bildirileri ve işgali haklı göstermek için Yunanlıların safında yer alan yine dünün Siyasal İslamcılarıdır.İzmir işgal edildiğinde, ''Yunanlılar bizi kurtarmak için çıkmışlardır...'' diyenler de bunlardır. KUBİLAY'I testere ile kesen aynı zihniyetin temsilcileridir..

İslamcı geçinenlerin, yerli taşeronların, II.Cumhuriyetçilerin ve II.Osmanlıcıların,..dünkü dedelerine kalsa ülkemiz SEVR anlaşmasında ki İÇ ANADOLU toprağından ibaret olacaktı...

TÜRK OCAKLARININ KURULUŞ MİSYONU

İşte 20.yüzyılın ilk çeyreğinde 20.Haziran 1911 tarihinde fiili kuruluşunu gerçekleştiren Türk Ocakları 25.Mart 1912'de resmi kuruluşunu tamamlamıştır.Osmanlının çözülme ve yıkılmanın ağır şartları altında ve Türk milli varlığının yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bulunduğu bir zamanda milli bir ihtiyaçtan doğmuştur... İmparatorluk içerisinde tüm gayrı müslimlerin, azınlıkların Osmanlı Devletinden ayrılmak için kurdukları MİLLİYETÇİ DERNEKLERE karşılık;aynı sınırlar içerisinde yaşayan TÜRKLER'İN HAKLARINI KORUMAK üzere kurulmuştur.

Türk Ocakları yaşanan iç ve dış gaileler içinde milli varlığımızı tehlikede görerek; Türk Milletini kurtarmak gerektiğine inanan,Türk gençleri ve aydınlarının var olma yok olma mücadelesi içerisinde kurdukları milliyetçi ve Türkiye'nin en eski ve 105 yıllık sivil toplum derneğidir...

İmparatorluk içinde yaşayan ve Türklerin dışında ki tüm unsurlar arasında, milliyetçilik akımları büyük ivme kazanmıştır.Osmanlıcılık örtüsü altında bağımsızlık faaliyetini yürüten Rum, Ermeni, Bulgar, Yunanlıların dışında,Arnavutlukta başlayan iç isyanlarla beraber Araplarla birlikte müslüman unsurlarda imparatorluktan ayrılmak için bağımsızlık hareketlerini başlatmışlardır...

Bütün bu iç ve dış hareketlerin sonucunda, millet haline gelememenin sancılarını çeken tek unsur Türklerdi.Milli şuur ve milliyetçilikten mahrum vaziyette olan Türkler için durum son derece vahimdi...İşte bu vahamet ortamında, bir gurup aydın olan Türk Ocaklılar,milli ruh ve şuurdan yoksun bırakılan bu muazzam kitleyi, Millet dediğimiz ortak duygu ve düşünceler etrafında toplamanın mücadelesini başlatmışlardır...Devlet resmen iflas etmiş olmasına rağmen,belki de bir kurtuluş çaresi olarak, Osmanlıcılık ideolojisine devam etmek ısrarlı olanlar da vardı.Fakat o sıralarda Türk toplumunun en büyük derdi ve handikapı millet olma şuuru ile toplanamamış olmasıdır...

Geniş Türk unsurunu bu dağınıklıktan toparlamak için var gücüyle çalışan Türk Ocaklılar,Türklüğe önem verilmesi ve Türk unsurunu milli bir ülkü etrafında birleştirmenin yoğun çabası içerisinde,kendi varlığından habersiz bırakılan ve Devlet'i Ali'nin asli unsuru Türk toplumunu bilinçlendirmek için sosyal ve kültürel Türkçülüğün yanında siyasal Türkçülüğün de geliştirilmesine Türk Ocakları fikriyatın merkezi olmuştur.

Milli varlığımızı tehlikede gören Türk Ocaklılar milletimizi kurtarmak gerektiğine inandıkları için yeni bir doğuş ve yeni bir hayat hamlesi olarak, milli şuurdan yoksun yaşayan ve bu suretle de millet haline gelememenin ağır sancılarını çeken Türkler arasında milliyetçilik şuurunu geliştirmeyi hedef almışlardır.

Türk Ocakları, imparatorlukta felaketin yaşandığı günlerde, toplumun tercümanı olmuş,ihtiyaç ve heyecanlarını temsil etmiştir...Devleti yıkılmaktan kurtarmak için geliştirilen OSMANLICILIK ardından İSLAMCILIK siyasal ve fikri akımları da dağılmayı önleyemediğinden, TÜRKÇÜLÜK ve MİLLİYETÇİLİK son kurtuluş çaresi olarak Türk Milletinin reçetesi olmuştur...Bunun sonucunda da,milli şuurdan yoksun bırakılmış Türk Milleti'ni kurtarmak için,zamanı aydınları Türk milliyetçiliğinin fikri merkezi olarak Türk Ocaklarının çevresinde toplanmışlardır...

Türk Ocaklarının yürüttüğü faaliyetler,çaresiz ve sahipsiz kalan milletin ümit ve heyecan kaynağı olmuştur. Çanakkale cephesinde olağanüstü fedakarlık gerektiren görevlerde ortaya atılan gönüllerin tamamına yakını Türk Ocağı mensuplarıdır.

Türk Ocaklarının ülkemizin ve milletimizi kaderinin belirlenmesinde son derece etkin faaliyetleri olmuştur.Çünkü bu ocaklarda yetişen gençler milliyetçi ve vatansever fikir atmosferi içerisinde bu düşüncelerden etkilenen asker,sivil Türk aydınları Çanakkale savaşının milli mücadelenin kazanılmasında önemli rol oynamışlardır..

Ocağın kuruluşuna vesile olan 190 tıbbiyeli öğrenci,Çanakkale savaşına gönüllü olarak giderek hepsi de şehit olmuşlardır..Bu ocaklarda aşılanan milliyetçi düşünceler,Montros mütarekesinin o kasvetli havasında, Müdafaa-i Hukuk hareketinin kaynağı olduğundan milli mücadele bu ruhla kazanılmıştır...

TÜRK OCAKLARININ ÜLKÜSÜ

Türk Ocakları,Cumhuriyet döneminde milli devletin oluşumuna katkıda bulunmuş MİLLİYETÇİ BİR ÖRGÜTTÜR. Türk Ocaklarının temsil ettiği milliyetçilik düşüncesi Mustafa Kemal Atatürk'ün İLHAM kaynağı ve imparatorluğun yerine kurulan milli devletimizin de temel dayanağı olmuştur.

Türk milliyetçiliği ulvi bir değerdir.Milliyetçilik duyguları bir toplumu harekete geçiren en büyük güçtür.Bu duygular toplumun dinamosudur.Türk milliyetçiliği herhangi bir millete karşı düşmanlık veya ona karşı olma duygusuna dayanmamıştır.Türk Ocaklarının sistemleştirdiği ve doktriner hale getirdiği Türk milliyetçiliği doğrudan doğruya kendi varlığına sahip çıkma anlayışından doğmuştur.Kendi varlığını yok etmek isteyen iç ve dış düşmanlarına karşı da bir öfke seli olarak patlamayı kendisine şiar edinmiştir...

Türk milliyetçiliğinin yoğrulmasında ve dünya siyasetinde söz sahibi olmasında büyük katkıları olan Türk Ocakları,milliyetçiliği her kademede siyasetin merkezine oturtmayı hedeflemiştir. Milliyetçiliğimiz,İslam'ın özünde ki kaynaklardan referans alarak,yaratandan ötürü,yaratılanları sevmiş,insanları ''Eşrefi mahlükat'' olarak telakki eden bir anlayışın temsilcileri olmuştur.

Atatürk,Konya Türk Ocağını ziyaretinde; ''... Bu ocakları söndürenin ocağı sönsün...'' demiştir...
Zaman zaman, bazı Türk Ocaklıların arasına çeşitli siyasal merkezlerce ray döşemek isteyenler olmuştur ama başaramamışlardır.Hiç bir kimse hatadan münezzeh değildir.Velev ki kişilere atfedilen hatalar da hiç bir şekilde Türk Ocakları bünyesini bağlamaz..Türk milliyetçilik hareketinin FİKİR MERKEZİ 105 YILLIK TÜRK OCAKLARIDIR. Her Türk Ocaklı, Türk milliyetçisidir...Bunun aksi kendisini inkar demektir!...

Rahmetli Başbuğumuz ALPARSLAN TÜRKEŞ'İN de ziyaret etmiş olduğu Türk Ocaklarının yaktığı milliyetçilik meşalesi,Türk milleti var oldukça devam edecektir. Ocaklıların milliyetçiliğini yargılamak ve sorgulamak milliyetçilik ülküsünü içine sindiremeyenlerin ve idrak edemeyenlerin zavallıca başvurdukları bir metot olmaktan öte bir şey değildir...26.03.2017

Türk Ocakları 
Ümraniye Şube Başkanı
AV.Faruk Ülker

Yorum Gönder

@name x