"ACİLEN BİR TAMPON BÖLGE OLUŞTURULMALIDIR"

25 Eylül 2014 Perşembe 13:58

MHP Genel Başkan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, twitter hesabından gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

 MHP Genel Başkan Yardımcısı Tuğrul Türkeş twitter hesabından açıklamalarda bulunarak gündemi değerlendirdi. Musul'da IŞİD tarafından rehin alınan vatandaşlarımızın kurtarılması, IŞİD'le mücadele, pkklıların Kobane konusunda Türkiye'den yardım istemesi ve HDP'li vekillerin tavır ve söylemleri hakkında açıklamalarda bulunan Tuğrul Türkeş,  Acilen bir 'tampon bölge' oluşturulması gerektiğini belirtti.

"Terörle mücadele bizim için bir ilkedir" diyen Tuğrul Türkeş'in açıklamaları şu şekilde:

Değerli takipçilerim, hepinize merhaba. Gündemdeki konulara dair bazı değerlendirmelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Evvela belirtmeliyim ki, 46 vatandaşımızın salimen Türkiye’ye dönmesi fevkalade sevindirici bir haberdir. IŞİD zulmünden kurtarılmaları, hepimizin için büyük bir mutluluk kaynağı olmuştur. Emeği geçen herkese Türk milleti adına teşekkür ederim. ‘Temas’ ve ‘takas’ iddiaları elbette zamanla netleşecektir. Fakat şunu ifade etmek gerekir ki, bir Türk’ün dahi canı önemlidir. ABD ve #İngiltere’nin #IŞİD’in elindeki esir vatandaşlarını umursamaması #Türkiye’nin sorunu değildir. Fransa gibi ülkeler de geçmişte vatandaşlarını kurtarmak için terör örgütleriyle dolaylı temaslar kurdular. Fransa’da bugünkü yönetim ‘temas yok’ dediği için, daha dün #Cezayir’de bir vatandaşının kafasının kesilmesine göz yummuştur. Bu anlamda esas olan 46 vatandaşımızın emniyetli şekilde vatanlarına dönmüş olmalarıdır.

Hükümetin zaafı ise kitlesel göçü kontrol altına alma ve denetleme mekanizmalarında ortaya çıkmaktadır. Türkiye bölgenin acılarını tek başına sırtlayacak konumda değildir. Madem ki bu uluslararası bir meseledir, çözüm de öyle olmalıdır. Tüm bölgeyi #Türkiye'de misafir edemeyiz. Kaldı ki, önümüzdeki süreçte ortaya çok ciddi bir asayiş sorunu da çıkacaktır. Sığınmacıların kimlikleri yeterince dikkatle tespit edilmiyor. Kim nerede, nereye gidiyor, ne yapıyor bilmiyoruz. Tam bir denetimsizlik var. Türkiye insanî yardımı sürdürebilmelidir ama yardımın sınır içinde/dışında uluslararası katkılarla ve sıkı bir denetimle yapılması gerekir. Acilen bir 'tampon bölge' oluşturulmalıdır. Bu, #NATO himayesinde düşünülebilir. Sığınmacılar bu bölgedeki çadır kentlerde ağırlanırlar. IŞİD’e karşı uluslararası koalisyonda Türkiye üzerinde düşen yükümlülükleri yerine getirmelidir.

Terörle mücadele bizim için bir ilkedir. Hükümet, #IŞİD’e karşı tavrını netleştirmelidir. Bu saatten sonra bir ‘sıfır tolerans’ politikasının izlenmesi isabetli olacaktır. Son günlerdeki #Kobani çatışmaları da kamuoyunca çeşitli gruplar tarafından gündeme getirilmektedir. Kobani ile ilgili #Türkiye’nin yardımını isteyenler, ilginçtir, daha bundan birkaç ay evvel hala bağımsızlık hayalleri görüyorlardı. Peşmerge’yi kutsayanlar, sırtlarını #Kandil’e yaslayanlar acaba niçin #Kobani’yi bir çeteye karşı savunmakta yetersiz kalmaktadırlar? Sen daha #Kobani’yi dahi savunamayacaksın, militanların bir çete tarafından bozguna uğratılacak, sonra da kalkıp bağımsızlık isteyeceksin. Daha önce de söylediğimi tekrarlıyorum: 21.yyda Kürtler için tutunulacak ip Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ipidir – gerisi lafı güzaftır. Anayasa’nın teminatında eşit birer vatandaş olarak yaşamak tek geçerli ve gerçekçi seçenektir. Bunun herkesçe idrak edilmesi lazımdır.

Birisi çıkmış askerimize ‘senin devletin’ diyor. Diğeri güvenlik güçlerine taş atıyor. Tavsiyem akıllarını başlarına devşirmeleridir. Ne hikmetse aynı bölücü, solcu ve sözde ‘iyi niyetli’ çevreler #Türkmen katliamlarında sessizliğe bürünüyorlar. Amirli’de #Türkmen kadınlar göğüslerinden elektrik direklerine asıldıklarında neredeydiniz ey hümanist maskeliler? Her şeyiniz yalan. Acılar arasında hiyerarşi kurmak aşağılık bir davranıştır. Biz Türkmen’in de, Kürdün de, Yezidi’nin de acılarını iliklerimizde hissediyoruz.

Türkiye; içte ve dışta ‘insan’ varlığının kutsiyetini ‘adil’ biçimde, ayrım yapmaksızın idrak ettiği nispette Büyük Türkiye’dir. Hükümete de bir çift sözüm var: her telden çalmayı, başı kesik horoz gibi sağa sola savrulmayı bırakın. 2015’te enkaz devralmak istemiyoruz. Hükümet; eğitim, uluslararası siyaset ve ekonomide yokuş aşağı tepetaklak gidiyor. Bir an önce kendinize gelin ve bir yol seçin. 2015 seçimlerine kadar Hükümetin Türkiye’yi dosdoğru bir yolda ilerletmesi gereklidir. Sonrasına inşallah biz bakacağız…  

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x