ERDOĞAN'DAN 'U' DÖNÜŞÜ !

25 Eylül 2015 Cuma 15:20

Suriye’de çözümün Beşar Esad’sız olması gerektiğini savunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dün ilk kez Esad’la da geçiş sürecinin olabileceğini söylemesi, daha önce kendisine "Kardeşim Esad" diyen Erdoğan'ın "Diktatör Esed" diye anmaya başladığı Beşar Esad'ı ''tekrar "Esad" diye çağırmaya mı başlayacak'' sorusunu akıllara getirdi.

ERDOĞAN'DAN 'U' DÖNÜŞÜ !

 Suriye’de çözümün Beşar Esad’sız olması gerektiğini savunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dün ilk kez Esad’la da geçiş sürecinin olabileceğini söylemesi, daha önce kendisine "Kardeşim Esad" diyen Erdoğan'ın "Diktatör Esed" diye anmaya başladığı Beşar Esad'ı ''tekrar "Esad" diye çağırmaya mı başlayacak'' sorusunu akıllara getirdi.


Suriye’deki savaşın bitirilmesi için daha önce ‘kardeşim’ dediği Esad’lı formülleri kabul etmeyen Erdoğan, dün ilk defa ‘Esed’li bir geçiş mümkün olabilir’ dedi. 
Ankara, Suriye krizinde çözüm için yaklaşık 4 yıl süren “Esed gidecek” ısrarından vazgeçti. Esad’sız çözüm formülünün mimarı Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, diğer mimar Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun BM zirvesi için New York’a gitmeden önce yine “Esed’le zaten bir Suriye geleceğini kimse görmüyor” dedi ama bu cümleden önce “Belki Esed ile gidilme gibi bir şey olabilir” ifadelerini kullanması dikkat çekti.
Erdoğan'dan 'U' dönüşü: Geçiş sürecinde Esed’le gidilme gibi bir şey olabilir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bayram namazını çıkışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye’deki gelişmeler ve olası geçiş süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulunarak gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, "Esed'siz bu sürecin olması veya geçiş sürecinde belki Esed ile gidilme gibi bir şey olabilir" dedi.

Erdoğan, bir gazetecinin, Rusya'ya yaptığı ziyareti hatırlatarak, "Bir süredir Türkiye, Rusya'nın Esed rejimine vermiş olduğu destekten duyduğu rahatsızlığı sesli olarak dile getiriyor. Bir süredir de askeri yardım gündemde. Bu konu konuşuldu mu?" sorusu üzerine Erdoğan, dünkü Rusya ziyaretinin aslında Moskova'daki tarihi eser olan Merkez Camisi'nin restorasyonuyla alakalı olduğunu söyledi.

Bu görüşmede ağırlıklı olarak Suriye ve bölgedeki gelişmeleri değerlendirdiklerini, Kudüs'teki gelişmeleri de görüştüklerini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Akabinde bir çalışma yemeğimiz oldu. Bu çalışma yemeğinde de Rusya-Türkiye ilişkilerini görüştük. Burada tabii ekonomik, kültürel gelişmeler olsun, bunları ele alma fırsatımız oldu. Rusya'nın henüz Suriye'ye bakışında doğrusu bir netlik göremedim. Ancak şu konuda en azından dışişleri bakanlarımızın yeni bir çalışma başlatmalarını orada bir sürece bağladık. Önümüzde BM Genel Kurulu var. BM Genel Kurulu'nda Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, Türkiye dışişleri bakanları olarak üçlü, bu konuda çalışma yapsınlar diye aramızda bir karara vardık. Burada alınacak neticeye göre de bu sürece, kabul etmeleri halinde Suudi Arabistan ve İranı'ı katmak, 5'li olarak bu çalışmaları sürdürelim. Akabinde buna Avrupa Birliği, Ürdün, Katar, bu ülkelerin de katılmasıyla bu bölgedeki gelişmeleri bir yere taşıyalım. Burada Esed'siz bu sürecin olması veya geçiş sürecinde belki Esed ile gidilme gibi bir şey olabilir ama asıl olması gereken muhalefetin, bir defa Esed'le zaten bir Suriye geleceğini kimse görmüyor. 300-350 bin vatandaşın ölümüne neden olan bir kişiyi, bir diktatörü kabul etmeleri mümkün değil."

Kendilerinin de görüştükleri tüm Suriyelilerden aldıkları intibanın bu yönde olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Rusya'nın tabii İran'la birlikte Suriye'ye vermiş olduğu destekler artık zaten gizli değil. Bunu kendileri de ifade ediyorlar. Temenni ederiz ki Rusya, bu süreçte dün yaptığımız görüşmelerin gereğini bir dayanışma içerisinde yerine getirmek suretiyle, ben dün kendilerine de ifade ettim, Esed burada bir butik Suriye kurmak istiyor. Butik Suriye, Şam'dan başlayıp Hama, Humus ve Lazkiye'yi kapsayan ki bu da Suriye'nin yüzde 15'ine tekabül eden bir bölgedir. Bu bölgede kendine ait, arkasında belli egemen güçlerin hakim olduğu, destek verdiği bir devlet kurabilmek, bu da tabii Akdeniz'e açılan bir yapı olması hasebiyle böyle bir yapıyı kurmak, derdi bu. Buna gerek ülkedeki güçler ne kadar müsaade edecekler?" şeklinde konuştu.


Davutoğlu, kasım ayında Şam yönetimine karşı, mali varlıkların durdurulması, Suriye devlet bankalarıyla ilişkilerin kesilmesi, ticari ve ekonomik ilişkilerin durdurulması ile Suriye ordusuna silah ve askeri malzeme tedarikinin durdurulmasını içeren yaptırım paketini açıkladı. Türkiye’nin Şam Büyükelçiliği 2012 Mart ayında kapatıldı.


Ankara’nın Şam ilişkilerinde yaklaşık 4 yıl aradan sonra gelen bu politika değişikliği akıllara Erdoğan’ın Esad konusunda daha önce söylediklerini getirdi.

İşte o açıklamalar:

Uzun süreceğini düşünmüyorum: (Davutoğlu - 24 Ağustos 2012) Biz Suriye’de bütün alternatifi deneyerek bugünlere geldik ama bu sancılı sürecin çok uzun süreceğini düşünmüyorum. Esad’ın ne zaman gideceğine yönelik bir zaman tayin etmedim ama kendi halkına yabancılaşan rejim ayakta kalamaz.

Emevi Camii’nde namazımızı kılacağız: (Erdoğan - 5 Eylül 2012) İnşallah biz en kısa zamanda Şam’a gidecek, oradaki kardeşlerimizle muhabbetle kucaklaşacağız. O gün de yakın. İnşallah Selahaddin Eyyubi’nin kabri başında Fatiha okuyacak, Emevi Camii’nde namazımızı da kılacağız. Bilali Habeşi’nin, İbn-i Arabi’nin türbesinde, Süleymaniye Külliyesi’nde, Hicaz Demiryolu İstasyonu’nda kardeşliğimiz için özgürce dua edeceğiz.

Birkaç saat içinde yerle bir ederiz: (Egemen Bağış - 6 Ekim 2012) İstersek Suriye’yi birkaç saat içinde yerle bir ederiz.

Artık seni tanımıyoruz, hadi artık defol: (Erdoğan - 30 Aralık 2012) Zalim Esed zulmüyle anılacaktır, babası hayırla yâd edilmiyor kendisi de hayırla yad edilmeyecektir. Dünyada 100’ü aşkın ülke Suriye Ulusal Koalisyon Lideri Muaz el Hatib ve ekibinin liderliğini kabul etmiş vaziyette. Bu ne demek? ‘Ey Esed biz seni artık tanımıyoruz, hadi defol’ demektir. Çünkü halkının kabul etmediği liderler o makamlarda kalamaz. Halk kimi istiyorsa onlar iktidar olacak, istenmeyenler de gidecek.

Er geç hesabını verecektir: (Erdoğan - 20 Ocak 2013) Suriye’nin anbean, günbegün zafere doğru ilerlediğini görüyoruz. Ne yazık ki oğul Esed, baba Esed’in zulmünü, onun katliamlarını geride bıraktı. Oğul Esed, kendi halkına zulmetmekte babasını kat be kat geçti. O sadece Hama, Humus’ta zulmetti, oğul Esed Suriye’nin tamamında zulmediyor. Baba Esed bu dünyada hesap vermeden, hesabını ahirete taşıdı ama inşallah oğul Esed, Suriye halkı karşısında, Suriye halkının adaleti

Eyyyy! Beşşar Esed: (Erdoğan 5 Mayıs 2013) Biz başka devletlere, başka milletlere benzemeyiz. Biz dengeler adına, çıkarlar adına susacak bir devlet değiliz. Susan dilsiz şeytanlardan olmayacağız. Ey Beşşar Esed! Vallahi bunun hesabını vereceksin. Başkalarına gösteremediğin cesareti, ağzında emzik olan kundaktaki bebeğe göstermenin bedelini çok ama çok ağır ödeyeceksin.
Anahtar Kelimeler erdoğanesad

Yorum Gönder

@name x

Toplam Yorum Sayısı 1

Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

fettat 5 yıl önce yorumlandı

sen nasıl bir döneksin.suriyede.dökülen.kanda.senin parmagın.var.ey tayip.seninde esatla.bir farkın.yok

0 Kişi beğendi.