MURAT İDE, MERAL AKŞENER'İN BASIN DANIŞMANI OLDU

24 Ekim 2017 Salı 11:48

Daha önce Bengütürk TV'de Genel Yayın Yönetmenliği yaparken, Anayasa değişikliği referandumuna karşı çıkmasıyla şimşekleri üzerine çekmişti.

MURAT İDE, MERAL AKŞENER'İN BASIN DANIŞMANI OLDU
 Murat İde, Meral Akşener'in yeni partideki Basın Danışmanı oldu.

Daha önce Anayasa değişikliği sırasında tüm olup bitenin oynanan bir oyun olduğunu ileri sürmüş ve aforoz edilmişti.

Kendisine yeni görevinde başarılar diliyor ve hayırlı olsun diyoruz.

Yeniçağ Gazetesinde köşe yazıları yazarken, Meral Akşenertarafından basın danışmanı olarak atanan Murat İde'nin, yeni durumunu haber verdiği köşesindeki yazısının ilgili bölümü şöyle:

"SÖZ VERİYORUM

Yeni bir döneme girdi bu kardeşiniz.. Yenilenmeye ihtiyacı olan Türkiye'nin bir vatandaşı olarak, sürecin gereği belki de..

28 yıllık meslek hayatımda yeni bir sahadayım artık.. Adını yarın öğreneceğiniz yeni parti çalışmalarında artık sona gelen Meral Akşener'in, Basın Danışmanlığı görevi omuzlarımda..

Bir anlamda masanın diğer tarafında da görevim var artık.. Sorumluluğu ağır.. Çünkü yanı başında olacağım kişi 'Meyve verecek ağaç.."

Şahitsiniz, aylardır devam ediyor taşlamalar.. O taşların sebebini iyi anlatabilmek, taş atanları mahçup edebilmek, atılan taşları kimi zaman göğüslemek gerekecek..

Ama tanıyanlar bilir, bu kardeşinizin zoru seçmek gibi bir huyu oldu hep..

***

"Söz veriyorum" diye attım başlığı.. Neden mi?

Ben bir "Gazeteciyim". Sosyal medya hesaplarımda şu yazar; "Her kavşakta, kızımın yüzüne bakabilmeyi tercih ettim.."

Gazetecilik bir yaşam biçimi.. Doğruları, ilkeleri, ahlakı var.. Tıpkı yaşamlarımız gibi.. 28 yıl boyunca sadık kalmaya çalıştım mesleğimin doğrularına..

 "Söz veriyorum" dedim, çünkü artık farklı bir pozisyonum var.. Ve bu pozisyon için kullanılmayacak bu köşe.. İçinde haber olan her konu yer alacak.. Ancak, yeni görevimle bağlantılı, kara kaş, kara göz okumayacaksınız bu köşede..

Artık herkes kolayca yaptığı için bunu, sıradan hale geldi belki.. Ama mesleğim açısından ciddi bir hastalıktır bu.. Birlikte çalıştığı insana köşesinden el sallayanlar.. Üç beş menfaat için, markalara el sallayanlar.. Kariyerleri için, köşeleri babalarının çiftliği gibi kullananlardan, geçilmiyor ortalık.. Artık normalleşen bu anormallik olmayacak bu köşede.. Bu yanıyla bile "Yeni" birşeyler olacak belki..

Elbette içinde haber varsa bu köşede okuyacaksınız gelişmeleri.. Elbette haksızlık varsa, yalan varsa, bu köşede okuyacaksınız doğrusunu..

Ancak bir gazeteci için ağır bir sorumluluğu var yeni görevimin.. Meslektaşlarım daha iyi anlar.. Mahremi bileceksiniz ama susacaksınız.. Oysa haber var orada.. İşte en çok da bu düşündürüyor beni, biliyor musunuz.

**

Bir haberci için "Bomba" tabir edilen birçok şeye vakıf olup, haberleştirememek..

E haberciliği nasıl "Namusuyla" yapmaya çalıştıysam, bunu da "Namusuyla" yapacağım, emin olun..

Söz veriyorum dedim, çünkü, size her zaman olduğu gibi asla yalan söylemeyeceğim.. Şimdiden ilan ediyorum, söylemediğim şeyler olacak ama asla yalan söylemeyeceğim..

**

Buradan, siz değerli okurların yanısıra;

Yeniçağ'ı her tür olumsuzluğa rağmen ayakta tutan imtiyaz sahibi Ahmet Çelik beye..

Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Çelik beye,

Genel Yayın Yönetmenim Hayri Köklü beye..

İcra Kurulu Başkanı Ahmet Yabuloğlu beye..

Esat Atalay abim ve onun şahsında Yazıişleri'ne..

Ve Batuhan kardeşime de, söz veriyorum..

Bu köşe, içinde doğrular olan bilgilendirmeler ve yorumlar dışında, asla şahsi arazim olmayacak..

Türk Milleti'ne adadığınız emeklerinizdeki gibi, Milletime ait kalacak..

**

Vesileyle, gelen binlerce elektronik postayla, susmayan telefonla, kutlayan sesinize, sözünüze sonsuz teşekkür ederim..

Üzerimden tank gibi geçen mesajlara da eyvallah..

Ne diyor büyük komutan; Mevzubahis Vatansa, gerisi teferruattır.."







Yorum Gönder

@name x