Türk Devleti Afrin’de Milli menfaatleri Doğrultusunda Hareket Ediyor..

04 Şubat 2018 Pazar 23:04

Fahri Yağlı, Afrin Operasyonunu değerlendirdi.

Türk Devleti Afrin'de Milli menfaatleri Doğrultusunda Hareket Ediyor..
 Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Zeytin Dalı Harekatında Mehmetçik’lerimizin  şehit düştüğü, terör örgütünün işgali altındaki alanlara top atışı gerçekleştiriyor.

Şeyh Horoz mevkisin de Türk tankının saldırıya uğramasının ardından, söz konusu bölgedeki teröristler de yoğun ateş altına alındı.

TÜRK ordusu Afrin’e doğru ilerlerken hep aynı soru gündeme geliyor:

Sokaklarda pusu kuran, tuzak bomba hazırlayan, keskin nişancı yerleştiren teröristlere karşı nasıl bir mücadele olacak...”

Şu anda böyle bir mücadele için dünyadaki en tecrübeli ordu TSK’dır...

TSK ve operasyonlara destek veren ÖSO güçleri harekatın başından bu yana PYD/PKK işgalindeki Afrin'in beş beldesinde 1'i belde merkezi, 20'si köy, biri köy altı yerleşim ve 9'u stratejik dağ veya tepe olmak üzere 31 nokta PYD/PKK dan kurtarmış oldu

TSK 30 yılı aşkın bir süredir şehir terörüyle mücadele veriyor.

Yakın zamanda PKK’nın şehirlerde başlattığı “hendek terörüne” karşı TSK ve Güvenlik güçlerimiz, inanılmaz bir tecrübeyle mücadele etmiş, terörü de açtığı hendeğe gömmüştür...

Bunu yaparken de sivil halkın can ve mal güvenliğine azami dikkat edilmiştir.

Bu açıdan bakınca...

Türk ordusu Afrin’de iki önemli süreci birlikte götürecektir...

Teröristle en keskin şekilde mücadele edilecek.

Bu sırada sokak savaşında yerel halkın zarar görmemesi için azami titizlik gösterecektir.

Diyarbakır Sur’daki “hendek teörü” karşısında nasıl bir titizlik olduysa, aynı tecrübeli güçler benzeri bir mücadeleyi Afrin’de verecek.

“Hendek terörü” bitirilirken zaman zaman, “Neden bu kadar uzuyor” soruları gündeme gelmişti.

Genelkurmay Başkanı Org. Hulusi Akar, ne demişti: Uzun sürmesinin nedeni sivillerin zarar görmemesi için gösterilen titizliktir...

İşte Afrin’de gerçekleşecek olan operasyonun kilit noktası budur.

Çünkü dünyanın gözü Afrin’e giren Türk ordusundadır.

Müttefikler, siviller zarar görmeden teröristlerin etkisiz hale getirilmesini umacak...

Düşmanlarımız da, sivil kanı dökülsün diye bekleyecek tir...

Uzunca bir süre İHA’lar Afrin’nin sokak sokak haritasını güncelleyecektir.

TSK’ya karşı bir algı operasyonu için teröristler sivilleri kalkan olarak kullandıkları gibi, bizzat teröristlerde sivil katliamlar yapıp, TSK ya çamur atacaklardır

Böylece Afrin, şu anda dünyanın en zorlu mücadelesine sahne olacak.

Teröristlere karşı zorlu bir mücadeleden söz etmiyorum.

Karşıda yalnızca teröristler olsa, Türk ordusu çok kısa bir sürede sonuç alır...

Ama asıl mesele “sivil ölümlere izin vermeden” sonuç olmak...

Dünya kamu oyunda, bizi “DEAŞ’la mücadele etmiyor” gibi göstermek isteyenlere karşı Güvenlik Güçlerimiz, Yurt İçi ve Yurt dışı diğer operasyonlarıyla bu hainlere cevap vermektedir.

Rusya’ya ait SU-25 taarruz uçağının füzeyle vurulması ardından Rus Hava Kuvvetlerinin bölgeyi bombardımana tuttuğu duyuruldu. Rusya Savunma Bakanlığı açıklamasında Rus uçağının vurularak düşürüldüğü İdlib bölgesinde dört koldan kapsamlı hava harekatı gerçekleştirildiği kaydediyor.

 

Terör sadece bizim değil Dünya barışının ve mazlum milletlerin en büyük düşmanıdır. TSK ve Türk Devleti Dünya barışının teminatıdır.

24 Nisan 1921’de Ankara Ulus’daki Millet Meclisi’nin kapalı oturumunda Atatürk ne diyordu?

 

Iraklılar da İngilizlerin Ahali-i İslamiyeyi fevkalade üzen, hırpalayan tavırları yüzünden Osmanlı memleketinin bir cüz’ü olmayı kabul ettiler. Biz Suriye’ye ne söylediysek aynısını onlara da söyledik. Kendi dahlinizde kendi kuvanızla müstakil bir devlet olunuz. Biliyoruz ki, Iraklıların ve Suriyeli dindaşlarımızın kalpleri bizimledir.”

Suriye nasıl kurulmuş bir bakalım.

Fransa öncelikle Lübnan’ı Suriye’den ayırdı ve Beyrut başkent olmak üzere Lübnan devletini kurdu. 

Lübnan’ın dışında kalan Suriye topraklarında ise Şam ve Halep merkezli iki devlet kuran Fransızlar ayrıca birer Nusayri (Arap Alevisi) ve Dürzi devleti kurdu

 

Ve aradan 90 yıl geçti, işte Suriye ve Irak, 90 yıl önce İngiliz/Fransız işgali altındaydı, Bizden birleşmeyi istedi...

Ve şimdi...Dönüp geldiği yer, yine işgal altında ve bir milyonu aşkın ölü. 

Bir ülke düşünün ki, sınırlarının ötesinde yuvalanan terör örgütlerinin sürekli tehdidi altında kalmış bir Türkiye.

Türkiye Devleti, binlerce kilometrelik sınırlarında iç savaş yaşayan, işgale uğrayan iki komşusunun toprak bütünlüğünü sağlamak için mücadele ediyor.

Ve bütün bunları yaparken, Türk Devleti, ekonomik gücünden hiçbir şey kaybetmiyor...

İşte içerde ve dışardaki hainlerin anlamadığı mevzu budur..

Bu coğrafyaya bizden başka kimse sahip çıkmıyor.

ABD ve AB destekli PYD/ PKK ve diğerleri, ABD’li Yankee’nin petrol bekçisidir..”

Elinde cetvelle, sınır çizmek isteyenlerin alışkanlığına karşı bizim kodlarımızda “Gönül, Tefekkür, İman ve Vicdan” vardır.

Türk'ün Ateşle İmtihanı bundan sonrada devam edecektir,

 Kuvayi Milliye Ruhu hep içimizde yaşayacaktır.

Türk Milleti olarak  her şeyden önce hafızamızı kazanmamız, milli değerlerimize sahip çıkmamız gerekir.

Kendimizi çok iyi tanımamız,  gücümüzü ve değerimizi çok iyi bilmemiz gerekir. 

Elbet Atsız Hoca’nın ifadesiyle “Türk çocuğu aslına, Rucu Edecektir”

Fahri Yağlı

Yorum Gönder

@name x