TÜRKLER'İN ANAYURDU ANADOLU MU? ORTA ASYA MI?

26 Eylül 2014 Cuma 10:11

Avukat Faruk Ülker: TÜRKLER'İN ANAYURDU ANADOLU MU? ORTA ASYA MI?

TÜRKLER'İN ANAYURDU  ANADOLU MU?  ORTA ASYA MI?

                     Günümüzde basılan tarih kitaplarında ekseriyet, Türk  tarihi Hunlardan başlatılmaktadır.Bazı tarihçiler ise VI.yüzyılda Göktürklerden başlaması gerektiğini söyleyenler vardır. Yine bazı tarihçiler ise Hunlardan daha önce yaşamış Sakalardan başlatılması fikrinde olanlar mevcuttur. Prof.Zeki Velidi Togan ise, Türkistan'da Sakalardan önce yaşayan ve MÖ. 1200-800 arasında yaşadıkları tespit olunan ŞU ve ÇU adında ki ilk Türkler olduğundan bahsetmektedir. Daha başka ciddi tarihçi ilim adamları ise; Şu ve Çu'lardan çok daha önce yaşamış SÜMER'LERİN  de Türk oldukları yönünde, fikir,nazariye ve iddialar mevcuttur.

                      Hint,İran,Çin,..gibi medeniyetlerden olan Türk Milleti'nin yazılı tarihi,en az 5000 yıl, yazılı kaynaklara  göre ise bilinen tarihi 8000 yıllık geçmişe dayalı olduğu yabancı mehaz kaynaklarda sabittir.

                       İsa (A.S) dan 3000 yıl, günümüzden ise 5000 yıl önce;Orta Asya'dan bu günkü Irak topraklarının bulunduğu bölge olan,MEZOPOTOMYA'YA GÖÇMÜŞ VE BİR TÜRK BOYU OLAN '' SÜMER TÜRKLERİ'' nin YABANCI TÜRKOLOGLARCA BULUNMUŞ BİR AĞITI BİZE SÜMERLERİN TÜRKLÜĞÜ HAKKINDA BİLGİ VERMEKTEDİR.
                      
                          İsmail Hami Danişmend,İstanbul 2006 baskılı TÜRKLÜK MESELELERİ kitabında şöyle açıklar: Hilkat (yaradılış) efsanesine ait bir SÜMER ilahisinde, yerle gök yaratıldıktan sonra ikisinin arasında üçüncü bir unsur olarak ''insan cinsi'' nin yaratıldığından bahsedilir ve bu ilk insan cinsi Sümerlerden ibaret gösterilir.

                        ''Gök ve yer yaratıldıktan sonra, ikisi arasında, biz Sümerler yaratıldık..'' (C.J.Gadd.A. Sümerian Readingbook, Oxford baskısı, 1924,sayfa.123)
                           Milattan  3000 ve zamanımızdan 5000 yıl evvel insanlığın hududunu milliyetle tahdit bu çok eski telakki,bundan 12 asır evvel dikilen ORHON ABİDELERİ'nde ki mitolojik sözler aynen  şöyle devam eder.
                            ''...Yukarıda mavi gök,aşağıda kara yer yaratılınca ikisinin arasında insan oğlu yaratılmış.İnsan oğullarının üzerine benim atalarım Bumin Hakanla, İstemi Hakan hükümdar olmuş.Hükümdar olunca Türk  milletinin devletini,kanununu idare etmişler....''
 
                       Tarih bilincinin bu derece yüksek şuuru içerisinde Türk hakanlarından,BUMİN ve İSTEMİ KAĞAN tahta oturduklarında,Türk milletinin genlerindeki vatanseverlik ve milliyetçilik şifrelerini,aynı Sümer Türklerinin 5000 yıl önce ki hilkat (yaratılış) efsanesinde ki aynı mana,kalıp ve ağız birliği içerisinde ki cümlelerle yazdıkları ve haykırdıkları görülür!...

                         Şimdi çok önemli  bir hususa dikkat etmek gereklidir.Bir tarafta günümüzden 1200 yıl önce  ORTA ASYA'da dikilen,ORHON YAZITLAR,KÜL TEGİN ABİDELERİ ve  vezir BİLGE TONYUKUK'un kendi adına diktirdiği Türk tarihi açısından kutsal sayılacak  abideler üzerinde ki, duygu düşünce ve milli şuur ile, 5000 yıl önce Orta Asya'dan, Mezepotamya ve Anadolu'ya göç ederek yerleşen SÜMER TÜRKLERİ'nin,duygu düşünce ve anlayış arasında tam bir uyum olduğu adeta aynı elden ve aynı ağızdan çıkmış bir kültür mirasının temsilcileri olduğu gerçeği söz konusudur... 

                         Sekizinci yüzyılda dikilen '' ORKUN ANITLAR'' ı nda Türk milleti olarak,'' TÜRK BUDUNU'' sıfatı sürekli olarak BİLGE KAĞAN tarafından vurgulanmıştır. Tarihte ilk Türk ismi ile adını alan GÖKTÜRK DEVLETİ; Orkun,Yenisey, ve Kültegin kitabelerinde sürekli olarak vurgulanmıştır.Kitabelerde bahsi geçen '' budun'' veya ''ulus'' kelimesi, Türk Milleti yerine kullanılmıştır.

                      Orta Asya coğrafyası ile Anadolu coğrafyası arasında ki binlerce kilometrelik mesafe  ve binlerce senelik zaman ayrılığı bile aynı imbikten süzülen bir kültürün mayaları olduğuna ilişkin şüphe götürmez bir gerçektir.

                     Bu gerçekler ışığında Türkler'in Anadoluya; 1040 Dandanakan savaşı ya da, 1071 de ki Malazgirt savaşı ile gelerek yerleştiği tezi tarihi gerçeklere aykırıdır.Türkler,Anadolu'nun en eski kadim kavimlerinden biridir. Sonradan değil, tarih öncesinden beri Anadolu'da var olan bir kavimin adıdır Türk milleti!...

                     Türkler'in  yazılı tarihinde ki, on iki asır evvel ve beşbin yıl evvel gösterdikleri bu milli şuur,Avrupa milletlerinde ise ancak 19.asırda kendini göstermeye başlamıştır.

                    Açıkça da görüldüğü gibi, tarihimizde Türkçülük ve milliyetçilik bir gurur niteliğinde,'' Sümerler'' le başlamış, milli şuur bilinci bir ülkü olarak  ''Gök-Türkler'' le  yücelmiştir.

                    Türkçülük mücadelelerinin başlangıç dönemini de, bu çağdan itibaren ele almanın doğru olacağı kanaatindeyim.Türklüklerine sırt çevirmiş,düşmanlarıyla birlik olmuş, iç ve dış düşmanlara karşı girişilmiş kanlı mücadeleler tarihinin şifrelerini, dikilen bu anıtlarda bulmak mümkündür.
                                  
                      Bu derece , öz varlık ve milli şuura  yükselmiş Sümer Türkleri'nin nasıl olupta tarih sahnesinden silinmiş olduğu ayrı bir konu olarak incelenmelidir.Hem dil hem de  yazı gücü ile birlikte, tarihte ilk defa '' ÇİVİ YAZI'' sını bularak insanlığın gelişmesine ve hizmetine SÜMER TÜRKLER'NİN inkişafçı beyni kavuşturmuştur...

                  Yukarıda belirtildiği gibi; Sümerlerden  binlerce yıl sonra yaşamış büyük Türk Hakanı BİLGE KAĞAN'IN,Göktürk kitabelerinde vurgulamış olduğu  mitolojik söz Türk tarihinin kesintisiz devam ettiğini gösterir.

                  ''...Ey Türk,üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe senin ilini töreni kim bozabilir?...'' Ve Türk Milletine nasihatına şöyle devam eder: ''...Ey Türk titre ve kendine dön...''

                    Bilge Kağandan 2000 yıl sonra,Türk Milleti'nin büyük kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk; '' Muhtaç olduğun kudret damarlarında ki asil kanda mevcuttur....Ne mutlu Türk'üm diyene... ile cevap vermiştir.
                    Millet kavramı,dünden bugüne taşınacak soyut bir kavram değildir.Her milletin oluşumunun uzun bir tarihi geçmişi ve yaşadığı coğrafyalarda şekillenen bir serüveni vardır.
                  
                       Sümer Türklerini ve diğer Türk boylarını tarihe gömen nedenler, diğer Türk boylarını da aynı nedenlerle tarihin karanlık sayfalarına gömmüştür. Türk Milleti'nin çeşitli boy ve bölümlerinin dünyanın çok değişik yörelerinde yerleşerek, eriyip tükenmesine rağmen,Türk Milleti ve tarihi kesintisiz çizgisini bu güne kadar devam ettirmesini de başarmış bir millettir...

                          6.yüz yılın ilk yarısında, '' Gök renkli ve kurt başlı'' bir bayrakla büyük bir imparatorluk olarak tarihin karşısına çıkmış güç,nasıl ki mili  bilinç ve ruh, milliyetçi şuur  ve ülkü olmuşsa, aynı imparatorluk 200 yıl sonra, Çinlilerin yumuşak ipeklerine,entrikalarına ve nifaklarına düşmüştür. Bunun sonucu milli bilinçten uzaklaşarak tarihten silinmiş olduğunu da unutmamalıyız...Oysa ki Türk Hakanlarının bir çoğu, ''...dünyayı bir millete çok iki millete az gören..'' bir ülkünün savunucuları olmuşlardır

                           Bütün Türk boylarını bir bayrak altında toplamak için nefes kesici bir hızla savaşan koca imparatorluk milli şuurun erimesiyle yok olmuştur.
                          ''ANADOLU TOPRAĞI BAŞTAN SONA TÜRKTÜR,
                                                TURANLILARINDIR''

                  Şimdi bu konuda,gazeteci Arslan Bulut'un,Bilge Oğuz yayınlarından 2013 baskılı,Türk'ün Kimlik Cüzdanı isimli kitaptaki tespitlere kısaltarak bakalım.
                  1922'de Atatürk'ün talimatıyla yayımlanan ve 2002 yılında Dr.Yusuf Gedikli'nin düzenlemesiyle Bilge Karınca Yayınevince yeniden basılan,'' PONTUS MESELESİ'' şöyle başlar.
                   '' Her şeyden evvel dünya kamuoyu bilmelidir ki,Anadolu toprağı baştan sona Türktür.Türkler Anadolu'ya,Ertuğrul Gazi,hatta Selçuklu ile ile gelmiş değildir.En eski meçhul zamanlardan beri Anadolu'da Türk ırkı vardır.Anadolu'nun ilk sakinleri,tarihin gösterdiğine nazaran Turanlılardır.Sümerlerin Türk olduğunu ispatlayan meşhur Alman şarkiyatçısı Frıtis Hommel'dir.Hommel bugün Luvr müzesinde bulunan çıkık elmecık kemikli Sümer kadın heykellerine dikkat çeker ve MÖ.üçüncü ve dördüncü bin yıllar arasında Irak'ta yaşayan Sümerlerin Turani kavim olduğunu belirtir.

                        Lisanları da anne,oğul,dingir gibi kelimelerle sabittir ki Türkçedir.Medeniyetleri yüksektir.Hititlerden kalan eserler,Yazılıkaya,Ayasalug, Karabel Abidesi, Gavur Kalesi yazıtlarından anlaşıldığı üzere dillerinin Türkçe olduğunu gösterir.Anadolu'da bulunan ve Avrupa müzelerine alınan eserlerde de Hititlerin Türklüğünü gösterir...''

                                   TÜRK MİLLETİ'NİN KÜLTÜR VE SANAT ŞİFRELERİ

                          Rahmetli Servet Somuncuoğlu,Türklüğün şifrelerini 2007 yılında TRT-2'de '' Karlı Dağların Ardında ki Sır'' programında açıklamıştır.Türklüğün şifrelerini çözen Somuncuoğlu; Ordu'nun Mesudiye ilçesine bağlı Esatlı köyüne giderek kaya resimlerini çektiklerinde,Göktürk alfabesiyle üç satırlık yazının olduğunu görmüşlerdir.Anadolu'nun bir çok yerlerinde ki kaya resimlerinin,Orta Asyada ki kaya resimleri ile aynı oldukları tespit edilmiştir.

                           Heyet,2005-2006 yılında Moğalistan'da ki kaya resimlerini, Orhun Abidelerini, Uygurların başkenti Karabalasagun'u, Arnangay'ı gezdikten sonra,Hangay dağlarını aşarak Boyan Hongırda ki geyik taşlarını ve Türk mezarlarını inceleyerek döndüler.İnceleme heyeti,Türk tarihinin bilinen en büyük anıt mezarı olan Kırgızistan'da ki 3600 m yüksekliğinde bulunan SAYMALI TAŞ'ta ki Altın Elbiseli adamı bulduktan sonra ISIK GÖLÜ kenarında ki Talas'a geçip, Kurubakayır ve Tuyuktör bölgesinde ki kaya resimlerini inceleyen heyet çok çarpıcı bir tespitle karşılaşırlar.

                                   TÜRKLÜĞÜN  ŞİFRELERİNDEN BİRİ HAKKARİ'NİN
                                                         GEVARUK YAYLASINDA

                      Somuncuoğlu başkanlığında ki heyet.halen Van müzesinde ki,Hakkari 'de bulunmuş kaya resimleri ile BİŞKEK'te ki kaya resimlerinin aynı kültürden ve aynı resimler olduğunu kamuoyuna açıklamışlar ve TRT'de konuya ilişkin program yapılmıştır.

                      Heyettekiler incelemelerinde devam ederek,Varagöz köyünden Gevaruk yaylasında ki resimlerin 4000 km ötede ki Saymalı Taş'ta bulunan kaya resimleri ile Hakkari'nin Gevaruk Yaylasında ki resimlerin birbirinin kopyası olduklarını görmüşlerdir.Burası Sat dağları denilen, İran,Irak ve Türkiye sınırlarının birleştiği yerdir...

                     Anadolu'nun tümünde ki kaya resimleri ile 4000 km ötede,Orta Asyada ki resimlerin kabartma taşların ve heykellerin aynı ve şaşırtıcı benzerlikte olmasının,Anadolu'nun tapusunun sekiz bin yıldır Türk tapusu olduğunu gösteren delillerdir.
                        Anadolu'da ki 24 Oğuz boyunun damgası,isimlerde,taşlarda,yaşayan geleneklerde,inançlarda halen kendisini göstermektedir.13.Asırda ki Süryani tarihçisi MİHAEL, büyük Türk göçlerini anlattığı eserinde; ''...Yeryüzü Türkler'i taşımaya yetmiyordu...'' demektedir.

                         Bu veriler ışığında,doğu ve güneydoğu Anadolu'da ki Kürtler'in çok büyük kısmı , Kürtleşmiş Türkmenler olduğu ilmi verilerle sabittir. Tıpkı Karakeçililer gibi.Karakeçililer Türkler'in Kayı boyundan olduğu bilinmektedir.

                          Türkler'in genetik yapısı ve DNA'sı ile uğraşanlar,uydurma ve gerçek olmayan verilerle,Anadolu'da Türk Milleti olmadığını,coğrafyanın da Türk vatanı olmadığını söyleyecek ve ispatlayacak hiç bir delilleri yoktur.  25.09.2014

                                                                                                            Türk Ocakları
                                                                                                   Ümraniye Şube Başkanı
                                                                                                           AV.Faruk Ülker
                          

                      
   

Yorum Gönder

@name x