MİLLİYETÇİLER İKTİDAR OLAMAZMIŞ; ATATÜRK NASIL DEVLET KURDU?

 Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Atatürk’ün en önemli kuruluş paradigması Türk milliyetçiliğidir. Kuruluş değerlerinin en önemlisi olan Milliyetçilik, Türk milletinin yıldırım, şimşek ve kasırga olarak Osmanlı’nın küllerinden yeniden doğmasını sağlamıştır.

Devlet kuran yeniden doğuşumuzun altın ideolojisini iktidar olma engeli görmek, Cumhuriyetin manevi mirasına karşı gaflet, dalalet hatta ihanettir. Bunu yaldızlı cümlelerle endirekt ırkçılık olarak takdim etmek, fiilen o anlama gelecek şekilde davranmak ya sırt üstü yatıp padişahı rüyada görmek ya da ideolojik umudunu inancını kaybetmektir. 

Umudunu kaybetmeyen yiğitleri Cumhuriyet kurulurken de bugün de anneler doğurmuştur. Yarın da bu doğuş sancıları sürecektir. Türk anneler, sadece şehitler doğurmayacak; o anneler baş tacımız şehitlerin komutanını da, devlet başkanını da hep doğurdular ve yine doğuracaklardır.

Bu milletin kaderi ya da geleceği ile kehanette bulunmak, "biz iktidara gelemeyiz" deyip negatif algı İle rezerv koymak, haşa yaratıcının yaratma gücüne müdahale etmektir. Atatürk ve kurtuluş savaşının kahramanları yedi düvele karşı efsane bir kurtuluş savaşı veriyor ve devlet kuruyorlardı. Biz ise, bugün iktidar lafı edince, sözler boğazımıza tıkanıyor. Amigolar "biz iktidara gelemeyiz; bize iktidar vermezler" deyip duruyorlar. İktidar, tarihin hiç bir döneminde Türk milletine lütufla ya da başkalarının İhsanı, izni ve icazeti ile verilmemiştir. Millet devletini ve iktidarını söke söke kurmuştur. Atatürk'e de vermiyorlardı...

iktidar verilmez, alınır! bunu millet verir... o yüzden milleti tanımak, gerçeği anlatmak, istişare ve meşveret kapılarını açık tutmak, millet geleceğine vurulan prangaları kırarak tuz buz etmek gerekir. Bu da vizyon ister. Türk milliyetçiliğine etnik misyon yüklemek, Kürtçülük vb mikro ırkçı gözüyle bakmak, böyle anlamak veya anlaşılmasına çanak tutmak ve bunlara seyirci kalmak başta Ülkücü şehitlere ihanettir. Şehitler kan, can ve ömür verirken; ter dökmek, çile ve ızdırap ç.ekmek; ve bu uğurda kafa yormamanın vebali çok ağırdır. Ülkücü şehitler başta olmak üzere, ülkeyi kuran İstiklal harbi şehitleri ve tüm şehitlerin hatırasına ve emanetine en hafif ifade ile saygısızlıktır. Bu kesinlikle kuruluş ideolojisini özümsememek ve anlatamamaktır. 

Bu İdeoloji ve davanın anlaşılması için şehitler kan ve can verdi; biz terimizi ve emeğimizi yeterince akıtmıyorsak bu durumu tarih ve millet mutlaka sorgulayacak ve hükmünü verecektir.

"Bize Güneydoğu'da oy vermiyorlar; vermezler" demek kaçıştır, kolaycılıktır. Beyaz bayrak kaldırmaktır; teslimiyettir. Şehidin kanının toprakla buluştuğu yerde, ideolojik, siyasi ve psikolojik mücadelede ter akıtıp bayrak kaldıracak iradeyi ölümsüz kılmıyorsak, şehitler karşısında ağır vebal altındayız. 

Bir başka siyasi yaklaşım ise; "biz merkezdeyiz oy vermezler" diye Türke Türk milliyetçiliğine mesafeli durmak, itmek, kakmak oyalamak, hırpalamak; dolaylı ya da direkt bu ülkenin geleceğine kurşun sıkmak, bindiğimiz dalı kesmektir. "Yeni parti kur, oraya aman Kürtler oy vermez" diyerek Türk milliyetçiliği vurgusuna mesafe koy... bu bakış birilerine oportünist tribün desteği amaçlasa da bu yol çıkmaz sokak ve endirekt bölücülüktür. Atatürk "Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran halklara Türk denir" diyerek Kürt, Türkmen, Roman, Boşnak vb. Alevi ve Sünni ülkenin tüm insanlarını "Ne mutlu Türk'üm" diyerek birinci sınıf insan ve tek millet olarak ilan etmiştir.. 21. Asrın Türk asrı olarak efsane var olma paradigmasını ortaya koymuştur. Bu aslında anlayana varlık ve beka dersidir. Bize düşen, bu paradiğmanın gereğini yapmak; 21. Asrı Türk asrı yapacak, 2023'te yani  Cumhuriyetin 100.kuruluş yılında milli iktidarı kurmaktır. Bu şayet zorsa ve imkansız görülüyorsa, buna inanananlara umudu ve enerjisi olana imkan vermek desteklemek gerekmez mi? 

Her milletin ve devletin kozmik odası ve sürekli hazırlıkları vardır... bizim kozmik odamıza girilse de, milletin derin aklı ve milli hafızası, zifiri karanlığı aydınlatacak birikime sahiptir.  

Bozkurt Atatürk Turan’a inanıyordu bu uğurda temelleri attı. Başbuğ Türkeş Ülkücü şehitler ve Bozkurt’larla bunun efsane kuruluş ve koruyuş destanını yazdı. Meyve kurtları değil, dünyanın Bozkurt’ları bunun destanını yeniden yazar! 

Türk milliyetçiliği, tarh boyunca kurulan Türk devletlerindeki milli mensubiyet ve aidiyet hissiyatının, kan, soy, gen, et ve kemik ölçüsü üzerine terfi etmesi ve taşınmasıdır.Türk milletinin ırsi biyolojik ve ideolojik asil duygusu olan milliyetçilik, 19.asırdan itibaren Türkün yeniden doğuş türküsü olmuştur. Artık Adriyatik'ten Çin’e, Türkün yeniden sahneye çıkış sancıları çekilerek bu zifiri karanlık mutlaka aydınlık sabaha ulaşacaktır! şafağın sökmesine Allah'tan başka hiç kimse engel olamaz! 

Evet, Türkler geliyor... zalimler, alçaklar, şerefsizler, katiller ve emperyalistler hesabını yeniden yapsın! bunun için milli-manevi değerler, bilim, hukuk, adalet ve kâmil manada demokrasi yolumuzu aydınlatacakve yeniden doğacağız. Her şartta sadakat, ehliyet ve liyakat ölçüsünü çöpe atan davranış çöküş tohumu taşıyan en tehlikeli davranıştır. Emaneti ehline veriniz; vermezseniz kıyameti bekleyiniz! Biz geliyoruz! biz! biz! biz! Türkler geliyor!

Sabri Şenel