Özellikle son yıllardaki gözlemim o ki;

 MHP bir siyasi parti olmanın yanında aynı zamanda Türk Milliyetçiliği fikriyatına hizmet vermek ve bu yönde çalışma yapan ilmi ve fikri düşünce kuruluşları arasında koordinasyonun sağlayarak; müşterek fikir, düşünce ve aynı zamanda parti için "siyaset" üretmekken; epey bir zamandır; daha doğrusu Sayın Devlet Bahçeli'nin genel başkan oluşundan günümüze; MHP, misyonunun gereğini yerine getirme konusunda yetersiz kalınca; bahsetmeye çalıştığım koordinasyon geleneği tarumar oldu ve gerek parti gerekse milliyetçi sivil toplum örgütleri ve şimdi de milliyetçi akademisyenler; söylem olarak doğru stratejik olarak çelişki içeren tutum ve davranışlar göstermeye başladılar.. .. MHP'nin zor durumlarda AKP'yi her defasında bişekilde ipten kurtarmasında olduğu gibi; bu sefer de Milliyetçi Akademisyenlerin ortak bildiri yayınlayarak Recep Tayyip Erdoğan'a (hükümet demiyorum, çünkü aynı şey) destek ilanlarının yayınlanması; sürekli kandırılmaya teşne insana güven duyularak, methiyeler düzülmesi tavrını yadırgadığımı ifade etmek isterim. Oysa Sayın Cumhurbaşkanı aynen 1128 hain akademisyen diye sıfatlandırdıģı insanları suçladığı saiklerle kendisi de Cumhuriyet'in henüz emekleme dönemi için "Devlet, Dersim de insanları; kadın, çocuk, yaşlı demeden mağaralara doldurarak zehirli gazla toplu katliamlar yaptı" demişti. Her ne hikmetse bugünkü milliyetçi akademisyenlerimiz o zaman devlete bu iftiraları atan muhteremi uyarma bildirgesi yayınlamamışlardı; veya fatiha'yı bilmediğimiz; milliyetçiliğimiz ayaklar altına alınırken; kandan beslenen vampirler olduğumuz iddia edilirken; devletin camileri ahır yaptığına dair iftiraları atanların devletin misafirhanelerinde ağırlandığı durumlarda bildiri yayınlamayı düşünmemişlerdi. ... Maalesef bunu söylerken çok acı içinde söylüyorum ki; milliyetçi akademisyenlerin bildirgesinin manası şu; "Türk Milliyetçiliği fikriyatı bitmiştir, bir beklentimiz de kalmamıştır; dolayısıyla bir güce sarılmamız lazım; o da Recep Tayyip Erdoğan dır. ... Bildirinin konusu doğru. Hainlik emarelerini sürekli dile getirdiğimizde bizler hep ''kandan beslenenler'' oluyorduk. O gün dediklerimizle bizi suçlayan kişinin bugün aynısını tekrar ediyor diye kendisine methiyeler dizilmesi; olsa olsa bizden özür dilemesini gerektirir; kendisinin yüceltilmesini değil. ... Bu zihniyet ilk önce partide zuhur etti ve maalesef gördük ki bugün de akademisyenlere sirayet etmiş durumda. ... Eğer MHP de ümit edilen, beklenen değişim gerçekleşirse bütün bu projeler, karamsarlıklar yerle yeksan olacaktır.