TÜRK SİNEMASI MAKAS DEĞİŞTİRİYOR

içinde  bulunduğumuz 2014'te 100. yılını kutlayan "TÜRK SİNEMA'sı" kabuk değiştirdiği zannedilsede bir süredir aslında makas değiştirdiği rahatlıkla söylenebilir...
zira yıllar yılı kendi içine kapalı bir  çizgi ile "GENÇ KIZLARIN" Rağbet ettiği bir piyasaya yönelik projeler üretildiği yani sinema dili ifade etmek gerekirse "KARAKTER ODAKLI" bir çizgide yürüdüğü,ürettiği projelerin tamamına yakını demesekte yoğunlukla bu minvalde  olduğunu ifade edebiliriz...
"KARAKTER  ODAKLI" SİNEMA
"KARAKTER  ODAKLI" sinemanın esasında ingiliz sinemasının rağbet ettiği bir temel felsefe  olduğu bilinmektedir.
bu temelde geçmişte TÜRK sinemasında esas oğlan,jön edebiyatını hatırlamak zor olmayacaktır..
ingiliz sinemasında  ise bu durumu "JAMES BOND"vb.gibi  film Örneklerinde görebiliriz...
bir çok karakterin sinemadan diğer sanat dallarına,veya tersi durum olarak başka mesleklerden sinemaya geçişler  olmuş,başarılı olduğuda zaman zaman gözlemlenmiştir.
bu sürecin artık 80'li yılların sonuna doğru başka  bir boyuta taşındığı,"TÜR ODAKLI" bir temele doğru gidişatı söz konusudur..
ingiliz sinemasının temelini oluşturan "KARAKTER ODAKLI" Filmler o toplumun kendi ihtiyaçlarına cevap versede "TÜRK SİNEMASI'nın" bu duruma ne kadar rağbet edeceğini değişen teknoloji,değişen sosyolojik yapılar,siyasi gelişmeler ihtiyaçları ortaya koyduğunda bunun artık böyle sürgit devam etmeyeceği anlaşılagelmiştir...
"TÜR ODAKLI" SİNEMA
yerine arayış içinde  olduğu her halinden belli olan "TÜRK SİNEMASI'nın" AMERİKAN SİNEMA SEKTÖRÜNÜN temelini oluşturan "TÜR ODAKLI" bir hedefe doğru MAKAS DEĞİŞTİRDİĞİ görülmüştür...
örneğini ilk olarak 1985'li yıllarda  "ZÜĞÜRT AĞA" ile gördüğümüz,90'lı yıllarda "KAHPE BİZANS" ile devam eden başarılı projelerin "TÜRK toplumu tarafından  "GİŞE BAŞARISI" ile ödüllendirdiği söylenebilir..
bugün "TÜR ODAKLI" filmlerin milyonlarca izleyici ile anılması başarıları rakamlarla adlandırılması bir sermaye birikimi sağlaması açısından oldukça sevindirici vefakat esas sanat filmlerinin modern,çağdaş sosyal yapıyı inşaa edebilmesi için gerekliliği tartışılmaz olarak ele alınabilir...
başka  bir meslekten sinemaya geçişler yerine  artık yoğunlukla "TİYATRO EĞİTİMLİ,KÖKENLİ OYUNCULARIN" tercih ediliyor olması "TÜR ODAKLI" filmlerin güçlendirilmesi açısından oldukça etkili olduğu söylenebilir...
KOMEDİ,DRAM,AŞK FİLMLERİ ve ERGEN PİYASASI
"TÜR ODAKLI" filmlerin henüz yeni olması kimlik arayışı içinde  olan TÜRK SİNEMASI'nın "ERGEN PİYASASI'na" Yönelmesi ,izleyicinin tüm yaş gruplarına  hitap etmemesi "RİSK TAŞIMAKTADIR"...
izleyicinin aynı zamanda meşrubat,mısır,hamburger gibi fast food  tüketicisi olarak görülmesi hem sinema adına hemde  sosyal doku adına çok faydalı olmadığı söylenebilir...
AZ LAF,ÇOK İŞ
roman olabildiğince fazla kelimelerle,sinema ise en az kelimeler en fazla görsellerle anlatılır,bu sinema dilinin en önemli öğretileri olması izleyicinin beğenileri ve maksimum algıları açısından da önem arzetmektedir...
bu yüzdendirki dünyada bir  çok ülkede "NURİ BİLGE CEYLAN" filmleri ödül almaktadır.
zira dünyada bir  çok otorite iyi bir sinema dili oluşturan "NURİ BİLGE CEYLAN'ı" boşuna takdir etmemekte,ödülleri hiçte tesadüfen elde etmemektedir.
yazının devamını gelecek sayıda görebilirsiniz !..