Diyelim ki, akşam haberlerini izliyoruz, Ülkemizde yüksek reyting oranlarına sahip bir kanalda şöyle bir haber çıkıyor;
- Sayın seyirciler NASA nın yapmış olduğu araştırmalara göre Ay' da çok yüksek kalite bir petrol rezervi bulundu. Bu petrolun kalitesinin dünyadaki en iyi petrolden 10 kat daha kaliteli olduğu saptandı.

Hemen ertesi gün haberi yapan kanalın internet gazetesi, haber yapar. Peşinden, internet haber sitelerinden ufak çaplı haberler. Arkasından, bir üniversiteden uzman görüşü alınır. Sonradan da evet, ayda petrol var; bu zamana kadar saptanan petrollerden daha kaliteli hemde.
Kimse sormaz ki; Petrol, fosil yakıttır. Ay da oluşabilmesi için, karbon destekli,yaşam  (bitki ve/veya hayvan) kalıntıları lazım; hatta diyelim ki vardı yaşam ayda, bu fosillerin petrole dönüşebilmesi için, atmosfer gereklidir. 
Fıtrat olarak, bilgiyi araştırmadan soruşturmadan, kaynaklarını sorgulamadan sonuç üreten ve kabullenen bir toplumuz maalesef. Tarihin her sahnesinde bir şekilde yönlendirilmiş, yapılacak olanların, doğruluğunu araştırmadan kabul etmiş bulunduk. Söylenen şeylerden daha önemlisi kimin söylediği önemlidir bizim için. 

Acaba hayatımızın büyük bir kısmını oluşturan, TV ve İnternet güvenilir bir kaynakmıdır? Tabiki değildir. Serverlar  ve TV istasyonları başka milliyete sahip, kötü emeller besleyen insanların elindedir. Bunlar kendi kötü emellerini gerçekleştirmek için ellerindeki her türlü kaynağı kullanmaktan çekinmiyorlar, hatta insanımız hayatına yön veriyorlar. Gerek holywood gerekse, günümüz ülkemiz yapımcıları bunları iyi bir şekilde kullanıyor. Bunlar sanat eseri taşımamakla beraber hatta ticari kazanç kapısı vasfınıda yitirmiş oluyor. Sadece belli bir emele hizmet vermeyi öngörüyor. Günümüzde, ülkemizdeki TV kanalları, gerek mevcut hükümet lehine, gerekse eğer hükümete ters bir anlayışta ise kendine hizmer eden bir takım dizi filmler çekerek insanları saatlerce TV başına kilitliyor. Bu tür diziler, aile içerisinde kargaşalara, kadının ve erkeğin hatta çocuğun yapması gerekenleri yapmamalarına neden olmaktadır. Gençlerde özentilere neden olmaktadır. Asi, vurdumduymaz, olaylardan bihaber gençlik yaratmaktadır. Bu ülkemiz geleceği için tehlike arz etmektedir. Gelelim Holywood etkisine, Subminal mesajlardan bahsetmiştik, bunlar bilinç altına girmesi için filmelrin ve/veya dizilere konan, ilk bakışta görünmeyen ancak bilinçaltına yerleştirilen, sembollerden oluşmaktadır. Bunu çok iyi uygulamaktadırlar. Çoğunlukla verilen bu mesajlar, cocuk ve gençlik filmlerinde, cinsellik içerikli temalar oluyor. Bunların yapılmasının nedeni de toplumda çöküntüye neden olmaktır. malumunuz yaklaşık 3-4 yıldır, bizimde programlarımızda (sanal reklam) adı altında bu uygulama yapılmaktadır. Bu konuyla ilgili o kadar çok yazacak şey var ki, önce Tv den bahsettim ve burada kesiyorum;

İnternet  verileri ,google - yandex gibi, serverlarının biri ABD ye Biride RUSYA olan arama motorları tarafından yönetilen bir sistemdir. Bu sistemler aslında para getiren bir kaynak olmayıp tamamen istenilen hedeflere varılabilmek için finanse edilen oluşumlardır. Wikipad denilen bir yapı, bu yapıyı belirleyen kişi veya kişiler, halkın bilgi edinmek istediği bilgiyi; kendi istedikleri gibi anlatmaya, algılatmaya uğraş veriyorlar. Yani aslında bizim bildiğimizi zannettiğimiz tarihi biz yazmadık, onlar yazdı, bizim bilememizi istedikleri şekilde;  Google'a girip bir olay hakkında bilgi isterseniz, alacağınız cevap sizi tatmin eder şekilde tasarlandığını görürsünüz.  Hatta dönemsel olarak bu oluşumlar, kendi amaçları için yepyeni bir şeyler çıkarıp yeryüzündeki insanların dikkatlerini farklı konulara çekmeyi çok iyi başarıyorlar. Bunun en büyük örneğini de 2005 lı yıllarda one surulen 2012 kehaneti olarak gösterebiliriz. İnsan aklıyla oynamak budur işte. Bununla birlikte, piyasaya, bir sürü uydurma safsatadan oluşan hadisler, deccaller, mesihler koyarak, ironik olan bu durumu bi de önemli şekilde, umut ışığı olarak göstererek, bir de insanların kurtuluş umudu oldular.Hiçbir şeyin olmaması durumunda da boylelıkle suç tamamen Din bilginlerinin ve dinin olmuş oldu. Yani, düşünün ki; 21 aralık 2012 de bir şey olamayacak diye ülkemizde bulunan bir köye dünyanın her tarafından insanlar doluştu. Bu da dünyamızın, sanal hayatlarının nasıl ikame edildiğinin en güzel örneğidir. Şuna inanmalıyız ki; 21 Aralık günü Dünyanın nüfusunun yarısı birşeyler bekledi. Trajikomik bir durum. Halbuki, 21 Aralık da, deccal de, Mesih de bu sistemin safsatasından ibaretti ve sanki icat ettiğin bir şeyin çalışıp çalışmadığını kontrol etmek gibi bir şey oldu. İnsanlar dehşete kapıldılar. sistem işliyordu. Bu internet sisteminin başarısıydı.  Devam etmekte fayda görüldü. Çok basit bir örneğini sunayım senelerdir, İsrail de çatışmalar olmaktadır. Mescidi Aksa meselesi son dönemlerde bayağı gündeme gelmiştir. Malumunuz 3 Kasım tarihinde Mescidi Aksa ya giren bir grup israilli, burayı kısmı olarak işgal etmiş ve yaralanmalar gerçekleşmiştir. Şimdi aşağıda günde 500 bin tirajlı bir gazete sunuyorum, hemen ertesi gün baskısı; 04

KASIM 2014 SABAH 



Aslında; Bu cami fotoğrafı Kubbet-üs Sahra caminin fotoğrafıdır. Diğer adıyla Hz. Ömer camiidir. yapım yılı da 687-691 yılları arasındadır. Şimdi google yazalım MESCİD- İ AKSA çıkan ilk sayfadaki görsellerde bu resmi bulabilirsiniz. Nedeni ise hiçbir zaman dokunulmayacak olan bu caminin halkın belleğine kazımak. Şimdi herkezaynı şeyi düşünüyor, kimin bundan ne gibi bir çıkarı olabilir. Mescid-i AKSA ele geçirilecek, hatta belki de ele geçirilmiş bir durumdadır; ancak bizler, sadece bizi yönlendirenlerin bizlere öğretti kadar bildiğimiz için ; bunu tam olarak bilemiyoruz. Bunu yapan TÜRKİYE CUMHURİYETİ nde tirajı yüksek, hükümet yalakası, kemik yalayıcısı bir basın gurubudur .Bu basın gurubu bu resmin Mescid-i AKSA ya ait olmadığını tabiki biliyordur. Yoksa böyle bir basın kuruluşu bu kadar büyük bir hatayı hemde Manşetinde yapmazdı; Burada 2 alternatif var, ya bu gazeteyi yönetenler geri zekalı, yada; bilerek ve kasten yapılmış olan bir harekettir.

KOCAMAN GÜLMEK İSTİYORUM
 


aslında olan nedir biliyormuyuz.?
 
işte Mescid-i AKSA. İşte aslında olan budur. Bu olayın böyle olmasının nedeni internet serverlarının yönlendirmelerinden kaynaklanmaktadır. Düzenin ortakları da bunu yerine getirmektedir. 
Şeytan ve işbirlikçileri gerek devletimizi, ülkemizi, hatta dünyayı ele geçirmiş ve istediklerini yerine getirmektedir. 
Çocuklarımızı, geleceğimizi, yarınlarımızı koruyalım. Kirli ve gerçek dışı bilgi kirliliği maalesef her tarafı sarmış bulunmaktadır. 

SAYGILARIMLA 
MEHMET AKİF EROL