Yerli, milli, siyasi ve ideolojik projelerin küresel çeteler ve yerli işbirlikçi uzantılar tarafından operasyona maruz bırakıldığı ABD ve uzantısı AB lobilerinin dizinin dibine oturanların ise önünün açıldığı gizli esaret ve işgal dönemini yaşıyoruz. MHP'nin başında kim olursa olsun bu gerçeği fark edemeyenler sorunu doğru asla teşhis edemezler.

Siyasi varlığını konumunu makamını yağdanlık yalakalık üzerine bina edenler için ise kraldan çok kralcılık koltukların muhafazası için şarttır. Siyaseti bilimden halk gerçeklerinden uzak sadece bilgi yığını ile izah ve anlamlandırmak kılavuzu karga değilde siyasi papağan rolüne soyunmak değil midir ?

Bir hadisi şerifte ''Bildikleri ile amel etmeyenler kitap yüklü merkeplerdir'' diyor. Acaba siyaset biliminin söylemini eyleme dönüştürmeyenlere ne diyebiliriz ? Büyük davalar büyük bedel ister kendi sorumluluklarımızı başkalarına yıkarak hiç bir yere kaçamayız. Baş yastığa koyulmalı elimiz vicdanımıza giderek düşünmeli ve bir karar vermeliyiz. Daha fazla neler yapabilirdik ? Bu soruya vicdan rahatlığı ile cevap veremeyen az atsın tutsun.

Yatarak hiç bir insan başarılı olamaz. Haklı ülkü çile, ter, emek, gayret, fedakarlık ve bedel ödemek ister. Bu bedeli ödemekten kaçanların sonu hüzünlü mağlubiyet aşağılanma ve hüsrandır. Ülke sinsi gizli işgale uğrarken dava adamlarının millet evlatlarının yataklarında diken sırtlarında kamçı olmalıdır. Dava adamları ızdırap duyarak gerektiğinde yıldırım şimşek olur ihanetin bağrına saplanır.

Bunu yapamayanlar yuvalarına ailelerine işlerine rızk öncelikli mücadeleye dönsünler.Sanırım onların haklarında hayırlısı budur. Çünkü o koltuklar şehitlerin bize emanetidir. Orada oturanların kefenleri koltuklarının altındadır.

Sabri Şenel