GÜNCEL

3. Dünya Savaşı mı?

3. Dünya Savaşı iddiaları, İsrail’in kuruluş süreci, Büyük İsrail hedefi ve Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler üzerine dikkat çeken analiz. Tarihsel olaylar ve güncel politikalar çerçevesinde çarpıcı değerlendirme.

1. Dünya Savaşı'nda, İngiliz ve Arapların işbirliği ile, kurulması planlanan İsrail devleti için toprak kazanıldı. İngilizler Kudüs'ü işgal ettiğinde Filistinliler bayram ediyordu.

İsrail devleti için toprak kazanılmıştı ancak Avrupa'da işleri tıkırında olan Yahudileri kendi istekleri ile Filistin topraklarına getirmek mümkün değildi.

2. Dünya Savaşı'nın amacı Avrupa'daki Yahudileri Filistin topraklarına getirmekti. Yani kurulacak olan İsrail devleti için İsrail milletini oluşturmak. Şaşırtıcı gelebilir ancak bu planın baş aktörü Hitler'di. Hitler'i destekleyen ve o göreve getiren Siyonist üst akıldı. Nitekim yapılan araştırmalar, Hitler ordusunda Yahudi kökenli çok sayıda üst rütbeli subay olduğunu ortaya çıkarmıştır.

Hitler, aslında Yahudi kökenli olmayan Hazar musevilerine (Aşkenazlara, yani Hazar Türklerine) soykırım uygularken, gerçek Yahudilerin Avrupa'dan Filistin'e göçü sağlandı.

Bir taşla 3 kuş vurulmuştu. Bir yandan Yahudi ırkından olmayan Museviler yok edilirken, diğer yandan İsrail milleti oluşturuldu. Daha da ilginç olanı; savaşın ardından Almanya'dan alınan yüklü tazminatlar ile İsrail devletinin kuruluşu finanse edildi.

Sırada Büyük İsrail'in kurulması, yani vadedilmiş toprakların ele geçirilmesi vardı. Bunu mevcut İsrail nüfusu ile gerçekleştirmek mümkün olmayacağından, bölgede kullanılabilecek halklara ihtiyaç vardı.

Bu amaca yönelik olarak öncelikle Kürtlerin içindeki Barzani gibi kripto Yahudiler kullanıldı. Bu iddia size komplo teorisi gibi gelebilir. Tarihteki ilk kadın haham Asenath Barzani hakkında biraz araştırma yaparsanız bu iddianın gerçekliğini anlamış olursunuz.

Kürtleri büyük İsrail hedefi için kullanmak için onların kayıp 13. Yahudi kabilesi olduğu yalanıyla çok sayıda Kürt'ü kandırmayı başardılar.

Bu amaca hizmet eden sadece Kürtlerin içindeki kripto Yahudiler değildi.
Türkiye'de kripto Ermeni sandığımız etkili Kürtlerin çoğusu Pakraduni'dir. Yani kripto Yahudi'dir. Bu Pakaratlar Kürt maskesi ile ülkemizdeki bölücü Kürtçülüğün önderliğini yapmışlardır.

Bu gerçekleri bilenler için, HDP'nin Eş Genel Başkanı Sezai Temelli'nin 2019 yılında bir seçim konuşmasında; "Bugün Türkiye'nin en bereketli toprakları burası. Buralar vaat edilmiş topraklar. Musa bütün ömrünü bu toprakları arayarak geçirdi. Geldiler bu toprakları da kuruttular" sözleri hiç de şaşırtıcı değil.

Bunların dışında, Türkiye'de Türk ve Müslüman gibi görünen Yahudileri yani Sabetaycıları bilmeyen yoktur sanırım. Türkiye, 1949 yılında İsrail devletini tanıyan ilk Müslüman ülkedir. Ciasal İslamcılar bunu eleştiriyor gibi görünüyor olsa da, AKP iktidarı döneminde İsrail'e birçok konuda destek olunmuştur. Mesela İsrail 2010 yılında OECD'ye üye olmuştur. Türkiye bu üyelik için veto hakkını kullanmamıştır.

Bu kadarla da kalmıyor. Konuşmalarında İsrail'e karşı mangalda kül bırakmayan yöneticilerimiz, Gazze'deki soykırım sürecinde bile İsrail ile ticarete devam etmişlerdir. İsrail'in dış ticaretinde Türkiye 6. sıradadır.
İsrail'in ihtiyacı olan petrol Türkiye üzerinden geçen boru hattı ile Azerbaycan'dan sağlanmaktadır.

Sadece Irak ve Türkiye'de değil, İran'da da çok sayıda kripto Yahudi olduğu bilinmektedir.

Kısa yazmak istedim, uzadı, kusuruma bakmayın. Bitiriyorum.

Yukarıda yazdığım gibi, bu süreçte amaç Büyük İsrail hedefine ulaşmak.

İran savaşı sürerken İsrail ordusu hızlı bir şekilde Lübnan'ın güneyini işgale başladı. Gazze'nin ilhakına ilişkin yasayı meclisinden geçirdi.

Başlayan bu 3. Dünya Savaşı Siyonizmin planladığı gibi gitseydi, İsrail Gazze, Batı Şeria, Lübnan ve Suriye'nin güneyini işgal edecek, Suriye, Irak, Türkiye ve İran'dan koparılacak parçalarla büyük Kürdistan (Barzanistan) kurulacak ve İsrail gelecekte topraklarına katacağı büyük Kürdistan'a komşu olacaktı.

İran'ın beklenmeyen direnişi şimdilik bu planları bozmuş gibi görünüyor ancak, Siyonizm bu hedefinden vazgeçmez.

Bu planın tamamen ortadan kalkması Türklerin ve Kürtlerin uyanmasına bağlıdır. Ne yazık ki şu anda böyle bir uyanış görünmüyor.

Erol koçer