AKP iktidarı; ilk yıllarında milliyetçi muhafazakar kesimde çok ciddi bellentiler uyandırmış, bu arada ulaştırma, inşaat, savunma sanayi gibi alanlarda güzel işlerde başarmıştı.

Ama, 2016 yılına kadar hain bir örgüt olduğu devleti yönetenlerce bilindiği halde FETÖ'ye müdahele edilmeyip, devletin yanlışta olsa oluşmuş kurumsal yapısını tahrip ettirmek için yardım edilmesi devletimiz için beka meselesini dahada artırmıştır. Sorunlarımızı kısaca sayarsak;

1. Çağımızın tersine demokratik sistemden gittikçe uzaklaşıyoruz.

2. Türklüğümüz yasalarımızdan ve kurumlarımızdan temizleniyor.

İran seçimleri ve İran Türklüğü İran seçimleri ve İran Türklüğü

3. SADAT Denen kuruluş orda burda Türkiye'yi yok edip, resmi dili arapça, başkenti İstanbul olan bir "İSLAM FEDERASYONU DEVLETİ" kuruluşu için, resmi kurumlarımızın sponsorluğunda anayasa tanıtımı yapıyor. Bu BOP projesi gereği yapılıyor olamazmı? Bunu yargı organlarının hemen sorgulaması gerekmez mi?

4. Yıllardır uygulanan, akla, bilime aykırı olduğu sıradan bir ekonomi fakültesini bitirmiş tecrübesiz bir gencin bile yanlışını gördüğü, ekonomik politikalarla ülkemiz iyice köşeye sıkıştıktan sonra, ülkemizde başka hicbir ekonomi bilen yokmuş gibi, koca ülkeyi aciz gösteren bir tutumla, nereden yönlendirildikleri hususunda kamuoyumuzda ciddi şüphelerin bulunduğu, iki kişiye politika belirleme konusunda tam yetki vermek zorundamıyız? Kurumsal akılla ekonomi yönetilemezmi?

5. Yıllardır kör topal yürüttüğümüz, bendenize göre de parlamenter veya başkanlık daha demokratik bir sistemle değiştirilmesi gereken, parlamenter sistemimiz, hiçbir denge denetim freni konulmadan, ne idüğü belirsiz, çağdışı tek adam rejimi ile değiştirilmiştir. Bu bir an önce tam demokratik, yargı yasama ve yürütmenin birbirinin vesayetinde olmadan tam olarak görevlerini yapabildiği bir sisteme dönüştürülemezmi?

6. Bendeniz tarikat mensubu bir ailenin çocuğu olarak büyüdüm, ama FETÖ gibi hain bir ajan örgütünü hâlâ devletimizden tam temizleyememişken, kamuoyunda sık sık dile getirildiği gibi; benzeri onlarca tarikat, vakıf, cemaat, dernek ve bunların yan kuruluşları kayrılarak, bakanlıklarda hakim duruma getiriliyor mu? ihaleler veriliyor mu? kamu malları tahsis ediliyor mu?

Ben dindar bir insanım ama benim bildiğim KURÂNÎ İSLAM bu değildir. Benim bildiğim islam; ahlak, dürüstlük, liyakat, akıl, ilim, çalışkanlık, sorumluluk ve adalet dinidir. Yanlış dînî gailelerle de olsa bu kayırmacılığa bir an önce son verilemez mi?

7. Cemaatler, tarikatler, vakıflar elbette serbestçe faaliyette bulunmalılar, ama haini bol bir ülke olarak, sıradan bir dernek nasıl denetleniyorsa, üyeleri, faaliyetleri, gelirleri, harcamaları, irtibatları, kursları... sürekli denetlenmeli, kayırmadan devleti ele geçirmeye dönük faaliyette bulunanlar derhal kapatılmalıdır.

8. Diyanet İşleri Başkanlığı kuruluş ve görevleriyle ilgili mevzuat gözden geçirilmeli, asli görevini layıkıyla yerine getirmeyi unutup, siyasetten medet umarak dümen suyuna giren yetkililer derhal görevden uzaklaştırılmalıdır.

9. Kamuoyunda yolsuzluğa bulaştığı sürekli tekrarlanan, eski bürokrat ve siyasetçiler kısa zamanda adil şekilde yargılanmalı, yurt dışı ve içindeki kaynağı belli olmayan şaibeli varlıklarına derhal el konulmalıdır.

10. İnsanlık tarihi boyunca günümüz Türkiye'sinde oldugu gibi yoğun şekilde göç alıp bağımsızlığını veya medeniyet seviyesini sürdürebilmiş tek bir ülke yoktur. Bu gerçeği hepimiz bildiğimiz halde kim ne zaman bu yanlıştan dönecek?

11. Sedat Peker'in ifşalarıyla birlikte öğrendiğimiz gibi; gayri kanûnî ve ahlaki bakımdan mafyatik ilişkiler devlette kadar süre ve düzenleyici seviyede olabilir mi? Bu ve benzeri iddia ve ilişkilerin doğruluğu veya yanlışlığı açık olarak demokratik şekilde soruşturulup kamuoyu bilgilendirilerek milletimiz rahatlatılmalı ve devlete güveni artırılmalıdır.

12. Ülkemizin; insangücü, toprak, su ve sermaye varlığı ekonomik olarak; çok düşük verimliliklerle veya tamamen atıl halde çarçur edilip israf ediliyor, bu büyük milletin kalkınarak Dünya milletler camiasında daha fazla horlanıp aşağılanmaması için yapılması gereken çok işimiz ve katedilmesi gereken çok yolumuz var. Ülkemizin kalkınması için ne zaman toparlanıp tam olarak işimize koyulacağız?

13. Zina, uyuşturucu kullanımı, dinsizlik, yolsuzluk, toplumsal ümitsizlik, mensubiyet duymama vb eğilimler gittikçe kat kat artmakta milli güvenlik boyutlarına ulaşmaktadır.

14. Kurtuluş savaşımızda yunan ordusu lehine kuvay-ı milliye aleyhine fetva çıkaran keske yunan kazansaydı diyen kripto veya sahte dinciler gibi Hatay'ın iade edilmesi gerektiği manasında, vatana ihanet derecesinde zırvalayan sözde imamların saçmalıklarına ne kamuoyundan nede yargıdan hakedilen demokratik yada yargı tepkisi gösterilmemiştir.

Hepimiz biliyoruzki bu konularda yazılacak daha çok husus var ama şimdilik kısa keserken öğrencilik yıllarımda samimiyetinden çok emin olduğum ve günümüz yönetim sistem ve usûlünden birinci derecede sorumlu oldugunu bildiğim Sn Devlet Bahçeli'ye sadece sormak istiyorum. "Hocam, açıktan yada kapalı kapılar ardında sesinizi ne zaman çıkaracaksınız?" Ülkemiz; belirttiğiniz gibi bir beka problemi içinde olabilir. Ancak, Türkiye trenini normal rayına döndürmezseniz olduğunu ifade buyurduğunuz beka sorununun

Türk milletine faturası ve sizin sorumluluğunuz gittikçe artmaktadır.

Mehmet Yalburdak

Editör: Kerim Öztürk