Demokrasi yönetimi diğer tüm siyasi rejimler içerisinde en haysiyetli olan bir rejim olup yurttaşların da haysiyetli olmasını teşvik eder. Hukuk-devleti, bağımsız yargı, basın özgürlüğü, inanç-cinsiyet hürriyeti, siyasi eşitlik, mülkiyet hakkı ve ekonomik fırsat eşitliği, fikir özgürlüğü olan bir toplumda yaşamak yurttaşlara haysiyet kazandırır. Otoriter-totaliter rejimler, dini esaslara dayalı devlet yapıları toplumun haysiyet ve onurunu yok eder. Bu tür rejimler haysiyet celladıdır. 
Demokratik bir yapının en temel ilkesi kuvvetler ayrılığı ilkesidir ( yasama-yargı-yürütme ). Ayrıca seçme-seçilme özgürlüğünün teminat altına alınmış olması şarttır. Seçme-seçilme hakkının olabilmesi, bağımsız-özgür muhalif düşüncenin varlığı ile mümkün olabilir.
Temsili demokratik rejimler şeffaf ve denetlenebilir sistemlerdir. Bu sistemler, toplumun genel zeka kapasitesi ile dürüstlük standartlarının üstünde olan bilge yöneticilerin birikim ve erdemi ile devleti yönetmelerini hedefler. Demokrasilerde hedeflere ulaşabilmek için yönetilenlerin “ AHLAKİ-ENTELEKTÜEL-AKTİF “ kapasitelerinin yüksek olması gerekir. Bu yeteneklerden AKTİF olmak, yurttaşlık sorumluluk ve meziyetleri ile siyasal-sosyal yaşama aktif katılımı ifade eder. Yöneticilerin seçilmesi-denetlenmesi ile ilgili süreçlerde ilgisiz, sorgusuz-sualsiz ve korkak olunmamalıdır. Yönetilenler üstlerine düşen sorumluluklarını yerine getirmezlerse “ Demokrasi zor kazanılır ama kolay kaybedilebilir bir sistemdir.” Hasan bey