Grup Başkan Vekilimiz Sn. Özgür Özel 10 Kasım 2022 tarihinde TBMM’de yaptığı basın açıklamasında Gümüşhane İli, Kürtün İlçesine bağlı Kırgeriş, Bağlama ve Damlı Köylerinin Trabzon’a bağlandığı yönünde açıklamada bulunmuştur. Bu tamamen eksik bilgiden kaynaklı olup, 9 Aralık 2021 tarih ve 31684 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4897 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde belirtilen koordinatlarla çevrili alanın katıldığıdır. Dahil edilen bölgenin sınırları incelendiğinde bölgenin iki yüksek tepesini içine almakta, köy yollarını takip etmekte, büyük kesiminin mera arazilerinden oluşmasıdır. Sınırın belirlenmesinde bir idari ve güvenlik hassasiyetin olmadığı, kama gibi bir ucun Gümüşhane sınırları içerisine girdiği görülmektedir. Bu kamu yönetimi, köy sınırlarını dikkate alan idari bir sınırlama yöntemi değildir. 

Basın açıklamasında bölgede turizm işletmesi sahibi, belediye yetkilisini sorumlu gösterildi. Gelen bilgiler bu yönde idi. Bu turizm işletmesinin yapım yöntemi, kısmı olarak kamucu bir uygulama olduğu söylenebilir. Tonya Kalınçam Köyü sınırları içerisinde kamu finansmanı ve kamu arazisi üzerine yap-işlet-devret yöntemi ile yapılmış güzel bir tesis. Sosyal Demokrasi piyasa işleyişini kabul eder. Piyasanın aksayan yönlerini kamu müdahalesi ile gidermeye çalışır. Özel müteşebbisin bulunmadığı durumlarda kamunun öncülüğünde işletmeler kurarak kalkınmanın itici gücü olabilir. Bu işletmeler toplumun ezilen kesimlerine, emeği ile çalışanlara hizmet eder. Yanlış olan şudur: Bu işletmenin kuruluşunda sahibinin siyasetçi olması, finansmanını kamu bankasından alması, devlet market mi yapar, ayakkabı mı satar diyen bir gelenekten gelen, bütün fabrika, liman, madenleri satan, kamu tesislerini kuran liderlere hakaret eden bir geleneğin temsilcisi olarak, devlete otel işletmesi bırakmasıdır. Bu durum çelişkili bir durumdur. Bu durum kamu kaynaklarının siyaset kurumu tarafından yağmalandığı algısı oluşturmaktadır.

13 Aralık 2021 tarihinde Kürtün Belediyesi önünde protesto eylemi ve basın açıklaması gerçekleştirildi. Eyleme Belediye Başkanları, muhtarlar ve sivil toplum platformu katıldı. Basın açıklamasında Kırgeriş, Bağlama, Damlı Köylerinin bir kısmının Şalpazarı İlçesi Gökçeköy’e bağlandığı, Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin yeni sınır ihdas ettiği, ormanları, mera, yaylak ve kışlaklarının, içme suyu kaynaklarının başka bir sınırları içerisine geçtiğini belirten açıklama yapılmıştır. Protesto eden dövizler taşınmış, sınırların tekrar eski haline getirilmesi istenmiştir. Yapılan kadastro çalışmalarında sınırların kesinleştiği ve bir anlaşmazlığın olmadığı belirtilmiştir. Rahatsızlık Kaymakam ve Valiye bildirilmiştir. Trabzon nüfusuna kayıtlı, kürtün sınırları içerisinde yaylaları olan vatandaşlar bürokratik engeller ve hizmet alma yönünden Gümüşhane sınırları içerisinde kalmaktan memnun. 

Bir ilin sınırları değiştirilebilir mi? Sınır değiştirme işlemleri 5442 İl İdaresi Kanunu, 442 sayılı Köy Kanunu, 1580 sayılı Belediye Kanunu, 3360 sayılı İl Özel İdaresi Kanunları hükümlerine dayanılarak çıkarılan, 11.05.1988 tarih ve 19811 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Sınır Anlaşmazlığı, Mülki Ayrılma ve Birleşme İle Köy Kurulması ve Kaldırılması Hakkında Yönetmelik” hükümlerince gerçekleştirilmektedir. Bu yönetmeliğin 4. Maddesi, 5442 İl idare Kanununa göre “belirlenen sınırların değişmezliği esastır” der.  Mevcut sınırların değiştirilmesi bir anlaşmazlık durumunun İçişleri Bakanlığı’nca tespit edilmesi halinde mümkündür. Kaymakamlığa ve Bakanlığa yapılan müracaatlar Valiliklere gönderilir. Yeniden bir sınır çizilmesi gerekiyorsa bunun hukuki ve idari sebepleri açığa kavuşturulmalıdır. Yine bu yönetmeliğin 8. Maddesi; “İtilafın iki il arasında olması halinde ilgili illerin idare kurulları veya görevlendirecekleri komisyonlar önceden sağlanan mutabakat çerçevesinde anlaşmazlık mahallinde buluşarak müştereken inceleme yaparlar. Anlama ve anlaşmazlık tutanağı tutarak illerinin idare kurulu başkanlarına teslim eder” der. Madde-10 İl Genel Meclisleri sınırla ilgili konuları mutat toplantılarda görüşür ve karara bağlar. Madde-12 işlem dosyaları Bakanlığa gönderilir. Özetle şu söylenebilir: İşlem dosyasının hazırlanmasında bir teknik komisyon bulunmakta, İl Genel Meclisi ve Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin bu konularda haberdar olmadığı söylenemez. Bu değişiklik ciddi bir altyapı çalışması ister.

Gümüşhane Valiliği’nce yapılan açıklamada; Gümüşhane ve Trabzon illerinin yetkili kurullarınca kabul edilen sınırların farklı olduğu, sınır anlaşmazlıklarının vatandaşlar arasında değil idareciler arasında olduğu, Vali-Mülkiye Müfettişlerince merkez komisyonun kurulduğu, bu komisyonun da bilirkişi teknik raporu doğrultusunda karar verdiği, mekânsal kayıt sistemine girilen hatalı koordinatlar nedeniyle idari sınırların değişmiş görüldüğü ifade edilmektedir.

Kürtün halkının arazilerinin ellerinden alındığına dair serzenişleri doğru olabilir mi? Bu arazilerin mera, yaylak olduğu ilgili köylüler ve yetkililer tarafından yapılan açıklamalarda birçok kez ifade edilmiştir. Mera arazileri kullanımı arazilerin belediye sınırları içerisine geçmesi ile birlikte köy tüzel kişiliğinden belediye tüzel kişiliğine geçer. 28.02.1998 tarih ve 23272 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4342 sayılı Mera Kanunu’nda 4. Maddesi’nde amacı dışında kullanılamaz derken, 14. Maddesi’ne ilave edilen birçok kanun değişikliği ile; enerji, maden, petrol, jeotermal, turizm, kamu yatırımı, güvenlik, endüstri bölgeleri, haberleşme gibi birçok nedenle amacı dışında kullanıma açılabilir. Yıllardır yapılan uygulamalar köylü halkın endişelerini haklı çıkarmaktadır.

Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin konuyla ilgili yaptığı basın açıklamasında; provokasyon, yeni iddialar, gündemin bu olmadığı, sınır değişikliğinin ispatı, mekânsal kayıt sisteminin hatası, yalancı ve müfteri, sınır değişikliğinin yargı kararına dayandığı, değişikliğin kendisi ile ilgisinin olmadığı, bakanlıkla bu konuda görüşülmediği, telefon görüşmelerinin içeriği gibi konulardan bahsedilmiştir. Oysa Gümüşhane Valiliğinin açıklamalarında hatalı veri girişinden kaynaklı kısa bir süre de olsa idari sınır değişikliği görülmüştür.

Bu nasıl devlet yönetmek! Bir seçilmiş siyasetçi görevde bulunduğu dönemde kamu kaynaklarını kullanıp işletme sahibi olabiliyor. İki il valiliği kurdukları komisyonla farklı sınırlar belirliyor ve bu sınırların uyuşmazlık tutanağını kamuoyuna sunamıyor. Kurulan komisyonlar idari ve teknikten uzak sınırlar belirliyor, bilgi sistemine yanlış veri giriliyor. Belediye yetkilisi meclisinde görüşülen ilinin sınır değişikliğinden haberi olmadığını iddia ediyor. Belediye meclisindeki görüşme tutanaklarını kamuoyuna sunamıyor. Yargı kararlarına göre kararname çıkıyor, idare hukuku tersine çevriliyor. Bir kamu kurumunun kürsüsünde yapılan basın açıklamasında o kurumla ilgili hiçbir bilgi ve belgeye rastlanmıyor. Hukukilik yerine çokluk destekleyen oda dernekler açıklaması yapılıyor. Muhalefet temsilcisinden ispat isteniyor. Muhalefet temsilcileri kendisine bilgiyi ulaştıranın bilgisi kadar sorunu gündeme getirebilir. Bütün kurumlar iktidarın elindedir. İspatla o yükümlüdür. O makamlar hakaret etmek, menfaat yerleri değildir. Halka hizmet yerleridir, muhalefeti de bilgilendirme yerleridir. Bu bilgi düzeyiyle kamu anlayışı şehri yönetmek, eyvah ki! Eyvah! 

Dr. Nurcan AŞCI DEMİRÖZ - CHP Trabzon İl Sekreteri

Sınır değişikliğinin gerçeği