Gümüşhane’nin Torul İlçesi Gümüştuğ Vadisinde bulunan 6 Köy halkı, farklı iki firma tarafından vadide yapılması planlanan madencilik faaliyettlerine tepkili..

Gümüşhane’nin Torul İlçesi Gümüştuğ Vadisinde bulunan 6 Köy halkı, farklı iki firma tarafından vadide yapılması planlanan madencilik faaliyetlerine karşı ayağa kalktı. Siyasi Parti Temsilcilerinin yanı sıra Köy Muhtarları, Sivil Toplum Kuruluşu Temsilcileri ve bölge halkı vadi girişinde bir araya gelerek Gümüştuğ Vadisinde maden istemediklerine yönelik açıklama yaptı.

Gümüşhane Torullular Dernek Başkanı Mümin Çakıcı tarafından okunan açıklamada yapılmak istenen maden aramaları ve sondaj faaliyetleri ile ilgili kaygı ve kararlılıklarını ortaya koyma adına toplandıkları kaydedildi.

Yapılan basın açıklamasında Güvemli Köyü sınırları içerisinde TRAB Madencilik Anonim Şirketine ait iki proje bulunduğu dile getirilerek, “Biri açık patlatma usulüyle altın madeni çıkarılması ve sondaj yöntemi ile maden arama, diğeri açık işletme usulüyle maden çıkarma projeleri bulunmaktadır. Bunlardan ikincisi hakkında "ÇED Gerekli Değil" kararı çıkmıştır. Bu kararın yürütmesinin durdurulmasına dair hukuki mücadele başlatılmış olup yargı süreci devam etmektedir” denildi.

“Baştan Savma Projeler Halktan Gizleniyor”

Yine ESAN Eczacıbaşı Şirketi’nin ise Torul Dere Mahallesi(Yıldız Köyü) merkezli, Büyük Çit ve Güvemli köyleri sınırları içerisinde toplam 24 yerde sondaj çalışması yürüttüğü hatırlatılarak, “Söz konusu maden arama ve sondaj faaliyetlerinin halktan gizlendiği, duyurusunun yapılmadığı, itirazların değerlendirilmediği, çevresel etkilere ilişkin bilimsel değer ifade eden çalışmalara dayanmayan; eksik, yetersiz, baştan savma oluşturulmuş projelerdir” ifadeleri kullanıldı.

“Yer Altı Kaynaklarımız Sömürülemez”

Her iki şirketin proje izinlerini köy ve köylülerin gerçeklerinden uzak bir şekilde , ilgili kurumların masa başında verdikleri olumlu raporlarla alabildiği belirtilen açıklamada, “Güvemli köyünde iki alanda maden çıkarma girişiminde bulunan TRAB Madencilik şirketi aslında çok uluslu maden tekelinin bir üyesidir. Hisselerinin tamamı Kanada şirketinin elindedir. Bu kökü dışarıda şirketin köylerimizin yer altı kaynaklarını sömürmeye çalışması asla kabul edilemez! ESAN Eczacıbaşı ise üç köyümüzün başta su kaynakları olmak üzere hayat membalarımızı yok edecek stratejik noktalarda sondajlar vurmanın son hazırlıklarını yapmaktadır. Belirlenen alanlarda sondaj yapılması halinde üç köyümüzün de yaşam alanlarının sona ermesi içten bile değildir” iddia edildi.

Erzincan İliç Faciası Hatırlatıldı

Maden çıkarılmak ve aranmak istenen noktalar son derece eğimli yerler olduğu aktarılan açıklamada, “Daha yakın zamanda Erzincan İliç'te meydana gelen felaketin bir benzerinin köylerimizde yaşanması bir kez daha can ve mal kaybı gibi telafisi mümkün olmayan neticeler doğuracaktır. Gümüştuğ Vadisi içerisinde huzur ve barış içerisinde yaşamaya çalışan biz Güvemli, Yıldız ve Büyük Çit köylüleri madencilik faaliyetleri nedeniyle büyük tedirginlik içerisindeyiz. Ormanlarımızı, sularımızı, yollarımızı, yayla ve mera alanlarımızı, tarım alanlarımızı, sağlığımızı, hatta yaşamımızı kaybetme riski altındayız. Yüzyıllardan beri dedelerimizin koruyarak bizlere intikal ettirdiği ve bizim de gözümüz gibi muhafaza ettiğimiz ülkemizin en değerli köylerimiz, ormanlarımız ve yaşam alanlarımız tahrip edilecektir. Bizler tarım, ormancılık, hayvancılık ve arıcılıkla geçinmekteyiz. Yapılacak sondaj ve maden çıkarma çalışmaları, canlı yaşamına telafisi imkânsız büyük zararlar verecek, adeta aldığımız nefesi kesecek, geçim kaynaklarımızdan mahrum bırakacaktır” ifadelerine yer verildi.

“Hayat Hakkımıza Kast Ediliyor”

En önemli hakkın hür, adil, eşit ve sağlıklı yaşam olduğu vurgusu yapılan açıklamada, “Doğrudan hayat hakkımıza kast eden TRAB ve ESAN Eczacıbaşı şirketlerinin kendi menfaatlerini önceleyen, bizim yaşam hakkımızı öteleyen projelerini şiddetle reddediyoruz! İzin verilmesi halinde şirketlerin maden çıkarma sürecinde, ortaya çıkabilecek telafisi güç sonuçlarından doğan sorumluluğun ağır olacağını hatırlatıyoruz” denildi.

“Köylerimizi Savunmak Anayasal Hakkımız”

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 56, maddesinde herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğuna, aynı zamanda bu maddede çevreyi korumak vatandaşlara bir görev olarak tanımlandığına dikkat çekilen açıklamada, “Dolayısıyla köyümüzü, havamızı, toprağımızı, suyumuzu savunmak bizim Anayasal hakkımızdır. Sadece kendi canımızı değil, doğadaki tüm canlıları, endemik bitkileri havamızı ve suyumuzu savunmak için maden arama faaliyetlerine ve sondaj çalışmalarına hayır diyoruz!!! Bu mücadelemize, ilgili resmi kurumlarınızın, sivil toplum örgütlerimizin, basınımızın ve çevreye duyarlı bütün vatandaşlarımızın desteğini talep ediyoruz. Köylerimizde ve ormanlarımızda kadimden beri devam eden yaşam alanlarımızın tahribattan korunması için ilgili maden şirketlerinin proje ve faaliyetlerinin ivedilikle reddedilmesinin, sondaj çalışmalarının acilen sonlandırılmasının gereğini ilgili devlet kurumlarımıza ve kamuoyuna saygılarımızla arz ederiz” ifadeleri kullanıldı.

Kaynak: Gümüşkoza

Gümüşhane’yi Bekleyen Çevre Felaketi Korkutuyor 01

Gümüşhane’yi Bekleyen Çevre Felaketi Korkutuyor 02

Aslıyüce’nin son seferi... Aslıyüce’nin son seferi...

Gümüşhane’yi Bekleyen Çevre Felaketi Korkutuyor 03

Gümüşhane’yi Bekleyen Çevre Felaketi Korkutuyor 04

Editör: Kerim Öztürk