Sayın Cumhurbaşkanım! Danıştay 10. Dairesi’nin aldığı şaheser karara ve sizin bunun manasını anlattığınız muazzam konuşmanıza rağmen ne yazık ki Kültür Bakanlığı son dönemde skandal bir uygulamaya imza attı. Ayasofya’da Fatih Sultan Mehmed Han’ın vakfiyesini kısmen de olsa bozan bir uygulama başlattı. Vakfiyede yazıldığı üzere bir noktada dahi olsa vakıf şartlarına halel gelmesi, Fatih Sultan Mehmed Han’ın bedduasına maruz kalmaktır. Buna rağmen:

•    15 Ocak 2024’te yürürlüğe giren karara göre Kültür Bakanlığı müzenin bir bölümünü (üst katlardaki kısımları) cami vasfından çıkartarak tamamen yabancılara mahsus bir alan hâline getirdi ve onlardan giriş ücreti olarak 25 avro alınmaya başlandı. İlk hafta Müslümanlar bu bölümlere alınmadı.

•    Tepkiler üzerine Müslümanlara da 25 avro ücret karşılığında aynı bölümlere girme imkânı tanındı. Oysa Ayasofya bütünüyle camidir. Müslümanlardan hiçbir şekilde hiçbir bölümü için ücret alınamaz. Bu hâl vakfiyeye zıttır.

•    Böylece Hıristiyanlara ayrılan bu bölüm tamamen bir müze hüviyeti kazanmış oldu. Camiye ücretsiz giriş yapan Müslümanların o bölüme 25 avro vermeleri de mümkün değildir. Dolayısıyla bu katlar bir anlamda tamamen gayrimüslimlere tahsis edilmiş olmaktadır.

Bu Bir Anma Değil Yaşayan Çınara Vefa Günüdür Bu Bir Anma Değil Yaşayan Çınara Vefa Günüdür

•    Evet gayrimüslimlerden bir ücret alınabilir. Ancak Selimiye, Süleymaniye, Sultanahmet camileri gibi Ayasofya’nın ana mahallinde gezebilirler. Özel bölüm ayrılması vakfiyeye ters olduğu gibi yine ileride başka bölümlerin başka maksatlara ayrılmasına da zemin hazırlayacaktır. 

•    Kültür Bakanlığı bu müze kısmının işletmesini de bakanın akrabası olduğu ifade edilen bir şirkete verdi. Bu uygulama da ileride Ayasofya Camii için çok tehlikeli gelişmeleri beraberinde getirecek bir husustur.

•    Şu an müze kısmı olarak faaliyet gören galerilerde rehber sistemi yok. Orada Ayasofya'nın Osmanlı ile ilgili hiçbir noktası anlatılmıyor. Tamamen Hristiyanlık propagandası yapılıyor.

•    Neticede Ayasofya’nın 2. katının galeri şeklinde düzenlenerek ücretli hâle getirilmesi, Ayasofya-i Kebir Camii’ni tekrar ibadete açan Danıştay, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarını iptal etmektedir.

•    Zira bu kararlarda ve İslam Vakıf hukukunda Ayasofya Camii’nin hayrat vakıf olduğu, mülkiyete konu olamayacağı, vasfının değiştirilemeyeceği, haklarının üçüncü kişilere ve devlete karşı korunmuş olduğu, vakfeden Fatih Sultan Mehmed Han tarafından cami olarak bedelsiz şekilde kullanılması için kamunun istifadesine sunulduğu, cami olmak dışında başka bir şekilde isimlendirilemeyeceği ve hiç kimse tarafından gelir getirme amacıyla kullanılamayacağı karara bağlanarak tescil edilmiştir.

•    Bu kararda “Devlet sadece amacı doğrultusunda kullanılmasını teminen vakıf mallarının kendisine emanet edildiği varlıktır” denilmektedir.

•    Danıştay’ın Ayasofya’nın müze vasfını iptal ederek camiye iade eden kararında ayrıca, "cami olarak toplum tarafından istifadesine engel olunamaz" denilmektedir.

•    Ayasofya-i Kebir Camii’nin yalnızca toprağı veya bir parçası değil, bütün katları ve külliyesi cami olarak tescillidir. Oysa galerilerde halılar hâlâ serilmemiş ve namaz kılmaya müsait hâle getirilmemiştir.

https://www.turkiyegazetesi.com.tr/kose-yazilari/prof-dr-ahmet-simsirgil/sayin-cumhurbaskanim-641779

Editör: Kerim Öztürk