Her ulus varlığını sürdürebilmek ve olumlu yönde gelişimini sağlamak için evrensel ve bilimsel bilgiyi kendi diline dönüştürmek zorundadır. 

Bir ulusun dili onun dünya anlayışı, yaşam felsefesi, kültürel kodlarıdır. Bilimsel bilgiyi bu dünya anlayışı ve kültürel kodlara dönüştürmezseniz bu bilginin her alanda doğru bir şekilde kullanımını sağlayamaz ve çağdaş ve gelişmiş bir toplum yaratamazsınız. Aksine gün geçtikçe gerileyen, geçmişe tutsak olan, çağdaşlıktan uzak ve sömürülecek bir kitle meydana getlrirsiniz. 

19 Mayıs 1919, Kurtuluş’un Ve Cumhuriyet’in İlk Adımıdır 19 Mayıs 1919, Kurtuluş’un Ve Cumhuriyet’in İlk Adımıdır

Türk ulusu varlığını sürdürebilmek için ve büyük bir ulus olabilmek için bilimsel bilgiyi Türkleştirmek zorundadır. 

Bu bilgiyi milliyetçileştirmek veya ideolojik anlamda eğip bükmek, gereğinde gerçeği, bilimsel bilgiyi saklamak ya da yalanları örtmek için kullanmak demek değildir. 

Evrensel ve bilimsel bilgiyi, ulusun bireylerinin anlayabilmesi ve içselleştirilebilmesi  için Türklük kodlarına, Türklük diline dönüştürülmesi demektir.

Ulus bilimsel bilgiyi ancak böyle anlayabilir, benimser ve bunu çağdaş bilimsel bilgi üretiminde kullanabilir. 

Bunun için de öncelikle yapılması gereken şey bilimsel bilginin Türklük kodlarını içerisinde muhafaza eden Türkçeye aktarılmasıdır. Her ne olursa olsun üretilen bilgi de Türkçe olmalıdır. Türlü bahanelerle Türkçe yazmayanlar veya ürettikleri hiç bir şeyin Türkçesini yazmayanlar başka uluslara ve kültürlere hizmet etmiş olurlar. 

Sonra , Atatürk’ün de yaptığı gibi Devletin çeşitli kurumlarla bunu eğitim politika ve programları ile kesintisiz, sürekli biçimde nesiller boyu aktarması ve yaşatması gerekir. 

Özgür, gelişmiş, ileri bir ulus ve uygarlık yaratmak istiyorsak Evrensel ve bilimsel bilgiyi Türkleştirmek zorundayız.

Prof.Dr. Yaşar Çoruhlu

Editör: Kerim Öztürk