Seçim döneminde iktidar partisi tarafından özellikle hemşehri dernekleri başta düğün dernek Cami ve benzeri dini ve sosyal mekanlarda öğle bir bağnazlık baskı iftira kibir gurur kampanyası izledik ki insanlığımızdan utandık.

Kendilerinin ve evlatlarının bizim yerimizde olarak seçim çalışması yapacak empatiyi yapmalarını isterdik. Bunun normal karşılarlarsa bu insanlarla dünyevi uhrevi ortak bir yanımız yok demektir. Düğünde dernekte bizi yok sayan bize tepeden bakan aşağılayıcı tahkir, alay ve kin nefret dolu bakışlar izledik. Engellemeler devlet kesesinden develer kurban belediye ellerinde nasıl bir orantısız seçim yarışı bunu vicdanı olan hiç kimse kabul edemez.

Kendilerinden başka herkesi yok sayan kamu personeli ellerinde kamu kaynakları iş aş sopası olarak oya devşiriliyor. Böyle bir kampanya ya faşist ya komünist yada kapitalist düzende rastlanan seçim trajedisi yaşadık. Bir kısmı camilere yuvalanmış bir kısmı cemevini kullanmış bir kısmı Kürtçü ırkçı etnik kampanya yürütmüştür.

Allahtan biz ırkçılık dincilik mezhepçilik yapmadık. Bağrımıza taş basıp ülkemizde Türk olmaktan ırkçılık iftirasına uğradık. Bu nasıl bir alçaklıktır? Türk yurdunda Türküm diyenler itilip kakılırken toplumun tümünü kucaklayanlar dışlanıyor. Irkçılık ayrımcılık Kürtçülük mezhepçilik ve dincilik yapanların boynuna madalya takılıyor. Bu sonuç ve süreç hakka revamıdır ? Başı dara düşen kapıda bacada MHP ve Ülkücüleri ararken seçimde yok kabul ediliyoruz.

Ellerindeki kamu imkanlarını babalarının malı gibi seçim rüşveti olarak kullananlara hakkımızı asla helal etmeyeceğiz. Bir düğünde iktidar partisi temsilcilerinin hepsi birden belediye başkanı ilçe başkanları seçim koordinasyon merkezi başkanı nikah şahidi olurken bizim isteğimize rağmen yok kabul edildik. Orada itildik kakıldık aşağılandık bunu camii önlerinde, cemevlerinde, derneklerde defalarca yaşadık.

Sahi Türk milleti ve MHP bu ülkede üvey evlat mı ? Nedir bu husumet ayrımcılık bel altı vuruşları ? İftira ve itibarsızlaştırma kampanyaları ile MHP ve Ülkücüleri silmeye gücünüz yetmeyecektir. Küllerimizden bile yeniden doğacak öze sahibiz.

Sabri Şenel