4 Nisan 2022 Pazartesi

Putin'in Ukrayna'ya saldırısı kendi çapını da ortaya koydu. Kolu kırık, ayağı sakat, beyni tümörlü! Ne sıhhat bulabilir ne iflâh olabilir. Kimseye kafa tutacak hâlde değil. Bu yıkılmışlık, bu bitmişlik onu inşallah çılgınlığa sürüklemez; nükleer silahın düğmesine basmaz.

Koskoca Rusya diyorlar, koskoca ordu diyorlar. Askerleri eğitimsiz, beceriksiz. Niye savaştıklarının farkında değiller. Putin, kendi askerlerine güvenmiyor ki, Orta Doğu'dan paralı asker topluyor. Esad'a, "Suriye'de muhaliflerini bombalayan, seni Şam'da ayakta tutan benim. Şimdi yardım sırası sende." diyor. Çeçenistan'ın başına oturttuğu Ramazan Kadirov'a "Hadi bakayım, bana yaltaklanıp duruyordun. Militanlarını gönder." diye emir veriyor. Şu var ki; Beşşâr Esad da Kadirov da kendi sonlarını hazırladılar.

Putin'in culuğu düştü. Eskisi gibi gürleyemeyecek.

Türkiye Ukrayna ve Rusya'yı dengeliyor. Gönül Ukrayna'dan yana. Çünkü mazlum olan Ukraynalılar. Ukrayna'nın içinde otonom olan Türk diyarı Kırım'ı kendi topraklarına kattı. Türkiye bu ilhakı kabul etmedi ve Ukrayna'nın yanında olduğunu açık açık söyledi.

Kırım üzerine gitmeliyiz. Ruslar, Kırım'ı Ukrayna'ya vermek istemeyecek. Savaş şöyle veya böyle bitse bile Donbass yanında Kırım hep tartışılacak, Putin'in militanlarının Donbass'ı işgalinden sonra, bu bölgede huzur kalmadı. Sürekli çatışma... Olan masumlara oluyor. Binlerce insan hayatını yitirdi.

Putin Donbass'ta kendince referanduma gidiyor. Kırım'da da referandum telaffuz edilmişti. Rusya'nın Kırım'da referanduma gitmesinin kıymet-i harbiyesi yoktur. Çünkü Kırıma Rus göçmenler getirilip yerleştirilmiştir.

Kırım Türkleri İkinci Dünya Savaşı sonunda Orta Asya içlerine Sibirya'ya sürülmüşlerdi. Bütün sürülenler sonunda döndüler, iki Türk grubuna izin verilmedi. Biri Kırımlılar, diğeri Ahıskalılardır. Kırımlılar da topraklarına kavuşmak için büyük bir mücadele verdiler. Bu mücadelede, Kırım Türk Millî Meclisi başkanlığını yürüten Ukrayna parlamentosu milletvekili Mustafa Cemiloğlu'nun yeri ayrıdır. Sovyet zindanlarında 17 yıl yattı.

Dikkat ettiniz mi? Mustafa Cemiloğlu, Dolmabahçe Sarayı'nda Ukrayna ve Rusya tarafları karşılıklı oturduklarında, Ukraynalıların yanındaydı.

Ahıskalı Türkler dönemediler. Ahıska şimdi Gürcistan sınırları içinde. Türkiye'nin burada devreye girmesi gerekir. Gürcülerin de razı olacağı bir formül bulunmalıdır. (Gazeteci olarak Ahıskalıların meselesi dert edindim, biliyorsunuz. Donbass içinde Donetsk yakınlarında kamplarda kalan Ahıskalılara ulaştım. Neler yaşadıklarını, özlemlerini dinledim, yazdım. Sonra Gürcistan'da da araştırdım.)

Şu an meselemiz Kırım olmalı. Savaşlar hem yıkar hem umut doğurur. Kırım için bir umut doğabilir. Bilmiyorum ama Türkiye bir rol oynayabilir. Yeter ki, Putin ikna edilsin. Savaş biter, Kırım yine Rusya'nın işgalinde kalırsa huzur aramayın. Ukrayna tarafı, hatta yerli Türkler Rusları tedirgin edecek tavırlar sergileyecekler, Allah bilir, silahlı örgütler bile kuracaklardır.

Aklıma geldi... Ukrayna'da, Kırım haricinde dağınık hâlde yerli Türkler var. 2 milyon gibi bir rakamdan bahsediliyor. Onlar da ayrı parti kurmuşlardı. Hâlleri nasıldır, hiçbir bilgimiz yok. Ankara yerli Türklerle ilgileniyor mu?

Tarihte Kırım'la iç içeydik. Komünist yönetim aramıza set çekti. En bilinen iki isim Gaspıralı İsmail (1851-1914) ve Cengiz Dağcı (1919-2011). Cafer Seyitahmet Kırımel'in (1889-1960) de  Kırımlıların istiklâl mücadelesinde ayrı bir yeri vardır. Her üçü de Türkiye ile iç içeydi.

Kırım'da hak iddia edebiliriz. Bu araştırılmalıdır.

Fikirden fiile geçmek için bir fırsat doğuyor.