YAZAK Yazarlar Akademisi tarafından düzenlenen "Dilimiz Kimliğimizdir" temalı paneldeki konuşmamda Atatürk’ün gerçekleştirdiği alfabe ve dil devriminin bir günde yapılmadığını, Cumhuriyet’in ilanından önce Osmanlı döneminde yapılan tartışmaların sonucunda, çeşitli denemelerden sonra gerçekleştirildiğini, Osmanlının kullandığı Arap-Fars alfabe karışımının; Arapçadan dilimize geçen sesli harflerin gösterilmemesi, bir harfin (vav) birden fazla sesi karşılaması, bazı seslerin birkaç harfle karşılanması, bazı harflerin başta, sonda ve ortada farklı okunması sebebiyle öğrenilmesinin zor olduğunu, halbuki yeni kabul edilen Latin kökenli Türk Alfabesinde ise her sesin bir harfle yazılması sebebiyle kolay okunup yazıldığını, bu yüzden bu konuda eleştiri yapanların çoğunun Atatürk ve Cumhuriyet ile bitmeyen bir kavgaları olduğunu" belirttim.

Bu eleştiri yapanlar maalesef Osmanlı tarihini de bilmiyorlar ya da bilmezden geliyorlar. Ama artık akıllarını başlarına toplamalılar.

Bu yüz yıllık kin, nefret ve öfke bitmeli. Cumhuriyet'le Osmanlı'yı kavga ettirmemeliler.

Çünkü bu millî birlik ve bütünlüğe zarar veriyor.