Bugün 22 Mart Dünya Su Günü. Dünya’daki yaşamın kaynağı için Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 22 Mart 1993’te kabul edilen bir karar ile 22 Mart Dünya Su Günü ilan edildi.

İlk kez 1992’de Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı’nda önerilen “Dünya Su Günü”, gerek BM üyelerinin, gerekse diğer dünya ülkelerinin giderek büyüyen temiz su sorununa dikkat çekmek, içilebilir su kaynaklarının korunması ve çoğaltılması konusunda somut adımlar atılmasının sağlanmasında teşvik olması amacıyla bu isme bir gün adamak anlamında oluşturuldu.

Biz de su hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak adına sizin için 22 adet bilgiyi bu listemizde topladık:

1- İnsan vücudunun %50 ile %65’i sudan oluşmaktadır. Bu oran yeni doğmuş bebeklerde %78’e kadar çıkıyor.

2- Dünya’nın %70.9’u sularla kaplıdır ve bu suyun miktarı 1,386,000,000 kilometre küptür. Bunun %97’si tuzlu sudur, %2.7’si ise buzullarda donmuş bir şekilde bulunmaktadır.

3- İnsanlığın kullanabileceği göl, ırmak, dere vb. gibi tatlı su kaynaklarının yüzdesi ise sadece %0,3’tür.

4- Dünya’nın atmosferinde tüm ırmaklardan daha fazla su vardır. Eğer havadaki su buharı eşit bir şekilde yeryüzüne düşerse, Dünya’nın her noktası 2,5 cm derinliğinde su ile kaplı olurdu.

5- 2050 yıllına kadar suya olan talebin yüzde 55 artış göstermesi bekleniyor. Tatlı suyun yüzde 70’i tarımda kullanılıyor. Artan nüfusu beslemek için gıda üretimi 2035’e kadar yüzde 69 artacak.

6- Dünya Sağlık Örgütü günde yaklaşık 22 litre suyun insanların temel kullanım ve temizlik ihtiyacını karşılayabileceğini belirtiyor.

7- Türkiye’de kişi başı günlük ortalama su miktarı ise 217 litre. Üç büyük şehrimizde kişi başı günlük ortalama su miktarı İstanbul için 189, Ankara için 227 , İzmir içinse 173 litre olarak ölçülmüş.

8- Türkiye’de suyun yüzde 72’sinin sulama, yüzde 11’inin sanayide, yüzde 16’sının içme ve kişisel kullanımda kullanılıyor.

9-  Türkiye’de son 20 yılda kişi başına düşen su miktarı 4 bin metreküpten 1430 metreküpe indi. Bu rakam bizi su azlığı çeken ülkeler sınıfına ekliyor.

10- Dünya’da 748 milyon kişinin gelişmiş bir su kaynağına, 2,5 milyar insanın ise gelişmiş bir sıhhı tesisata ulaşım imkanı yok.

11-  Su ile taşınan hastalıklar 5 yaşındaki çocukların hayatını kaybetmesinde, sıtma, kızamık ve AIDS’in hepsinin toplamından daha fazla ölüm orana sahip. Gelişen ülkelerde tüm hastalıkların %80’i su ve sıhhı temizliğin yetersiz olmasından kaynaklanıyor.

12- Her gün, çoğunlukla kızlar ve kadınlardan oluşan insanlar, günlerinin %25’ini ve toplam 125 milyon saatini uzaklarda bulunan su kaynaklarından suyu evlerine getirmek için harcıyor.

13- Güney Afrikalı kadınlar ve kızlar her gün toplamda 16 defa aya gidip gelecek kadar bir yolculuğu sadece su taşımak için yapıyor.

14- Duşta bir dakikada harcadığımız su (15L), Sahra altı bölgesinde yaşayan insanların içme ve temizlik için kullandığı sudan 7-10L) daha fazla.

15- Bir kalori gıdayı üretmek neredeyse 1 litre suya mal oluyor. 100 gram plastiği üretmek ise yaklaşık 6 litreye…

16- 1 kilo pirinci üretmek için yaklaşık 3500 litre suya ihtiyaç varken, 1 kilo et üretmek için bu rakam 15 bin litreye kadar çıkıyor. 1 litre gazlı içecek içinse bu rakam 160 ile 300 litre arasında değişiyor.

17- Dünya genelinde kullanılan suların %80’i hatta bazı ülkelerde %95’i arıtılmadan doğaya bırakılıyor.

18- Su filtreleme ve temizleme teknolojisi şu anda o kadar gelişti ki, atık suları temizledikleri zaman bazı musluk sularından daha temiz oluyor. Ama üstündeki tabu yüzünden bu durumu kabul etmekte ve bu teknolojiyi kullanmakta zorlanıyoruz.

19- İsrail atık suların yüzde 86’sını arıtarak yeniden kullanıyor. Bu bakımdan dünya birincisi. İkinci sırada ise yüzde 19 ile İspanya geliyor.

20- Japonya’da, 2011 yılındaki deprem ve ardından meydana gelen tsunaminin vurduğu Fukuşima nükleer santralinin işletmecisi Tokyo Elektrik (Tepco) yaptığı açıklamada radyasyonlu suyun temizlenme işleminin 2020’de bitmesini beklediklerini bildirmişti.

21- 5 ile 15 milyon ton plastik her yıl ırmaklar ve denizler yolu ile okyanuslara karışıyor, yapılan araştırmalar 2050 yılında su kaynaklarında plastiklerin ağırlığının balıklardan daha fazla olabileceğini öngörüyor.

22- Tüm bunları okuyup daha az su harcamalıyım diye düşünüyorsanız, basit seçimlerle bir günde 8245 litre su tasarrufu yapmanız mümkün.
[10:55, 22.03.2022] Sabri ŞENEL_MHP: TÜRK’ÜN TÖRESİNİN ANA KURALLARI
(Orkun Yazılarından Yararlanılarak Yazıyorum)
    1-Tanrı Gök’tür, Gök Tanrıdır. Tanrı Başlangıcı Olmayan, Sonu Olmayan Sonsuz Boyutta Sonsuzluktur. Tanrı Sonsuz Bilinçtir.
    2-Tanrı Varlığı, kendinden yaratmıştır. Yarattıklarında açığa çıkmış, onların içinde de kendisini gizlemiştir. Görünen bütün nesneler Tanrı’nın görüntüsüdür. Bütün nesnelerde Tanrı’nın sonsuz tini vardır.
    3-Kadın Erkek kişioğulları Tanrı’nın yeryüzündeki en üstün görüntüleridir. Kişilerin başta kişioğulları olmak üzere bütün yaratılanlara sevgiyle, saygıyla bakmaları, iyilik yapmaları, kötülük yapmamaları gerekir.
    4-İyilik yapanlar da, kötülük yapanlar da yeryüzünde yaşarken karşılığını görürler. Ölüm tinin tenden ayrılmasıdır. İyiliği çok olanlar Uçmağa, kötülüğü çok olanlar Tamu’ya giderler.
    5-Yedi Atamızın yükünü taşır, yedi torunlarımıza aktarırız. Bu yüzden çok iyilik yaparsak, atalarımızdan gelen yazıkları sileriz. Torunlarımıza yük yüklemeyiz.
    6-Tanrı’nın yasaları böyledir: Tanrı’ya yakaracaksak, doğaya, kişioğullarına iyilik yapmalıyız. Doğayı güzelleştirmek, ağaç dikmek Tanrı’ya tapınmaktır.
    7-Tanrı’ya yakarmak için doğayla iç içe yerler seçmek iyidir. Bunun için yapı yapmak gerekmez.
    8-Tanrı’ya yakarmak için aracıya gerek yoktur.
    9-Tanrı’yı bilmenin yolu bilimdir. Tanrı bilgisini geliştirenler önce bilgin sonra da bilge olurlar.
    10-Bireyler yedi atalarını bilmeli, bu atalardan gelen yakınlarını da bilmelidirler. Yedi ata çocuklarının birbiriyle evlenmesi yasaktır, büyük yazıktır.
    11-Kadın ile Erkek yasalar önünde eşittir. Ölen büyüklerinden eşit kalıt alırlar. Yargı önünde eşittirler.
    12-Bir erkek bir kadınla, bir kadın bir erkekle evlenebilir. Evlilikler de kız ile erkeğin özgür seçimi gerekir. Onlar adına başkaları seçim yapamaz. Yeni bir evlilik için boşanmış olmaları gerekir. Boşanma yargıçla olur. 
    13-Analar ile atalar çocuklarına iyi bakmakla, iyi örnek olmakla, töreyi, erdemi, iyiliği öğretmekle yükümlüdür. Çocuklara Budun, Yurt, Doğa bilinci aşılanmalıdır.
    14-Çocuklara Türkçe adlar konulmalı, yabancı dillerden adlar koymaktan kaçınılmalıdır.
    15-Türk Türkçe konuşmalıdır. Eğitim, iletişim, bilim, tapınç dili Türkçe olmalıdır.
    16-Türkler birlik içinde olmalıdırlar. Ötükende en yüksek yetkiler kurultayındır.
Kurultay bir Başkan seçer. Kurultay Başkanı değiştirebilir. Kurultaydan üstün olan Töre’dir. 
Başkan, Başbakan’ı, Başbakan Bakanları seçer. 
    17-Türkler Ötüken’e bağlı olmalıdırlar. 
Ötüken, Türklerin birlik içinde güçlü oldukları, bağımsız yaşadıkları, Türk Töresinin geçerli olduğu, Türk Başkanların yönettiği ülke demektir. 
18-Türk Başkanları, Başbakanları, Bakanları Bilge, Alp kişiler olmalıdır.
19-Ötüken bütün dinler karşısında eşit uzaklıkta olmalıdır. Ötükenin dini yoktur. Kimsenin dinine karışılmaz.
20-Ötüken’i yönetenler budunun, dinçliğini, esenliğini, gönencini sağlamakla yükümlüdürler. Yönetenlerin kamu gücünden yararlanarak varsıllaşmaları büyük suçtur. Karşılığı çok ağır verilir.
21-Ötüken’in en büyük kuralı köniliktir. Yargı önünde bütün yurttaşlar eşittir. Varlıklar dengeli dağıtılır.
22-Yargıçları Kurultay atar, Başkanlar da kimse de onların işlerine karışamazlar. Ötüken’de yaşayanlar birbirlerinin dirliğine, varlığına karşı davranış içinde olamazlar. Bunu yapanlar kim olduklarına bakılmaksızın yargı önünde gerekli karşılığı alırlar.
23-Türk Yurdu, Yurttaşları, göğü, yeri, suyu ile bir bütündür. Yurttaşlar yurdu korumak, geliştirmek, güzelleştirmekle yükümlüdürler. Doğayı kirletmek büyük yazıklardandır.
24-Ötüken’de yaşayan kadın-erkek bütün yurttaşlar savaşçı olarak da eğitilirler. Bununla birlikte tek işleri savaşmak olan Erlerden, Alplerden, Alpagutlardan oluşan düzenli bir ordu vardır. 
25-Ötüken’de Başkan, Başbakan, Bakanlar, Bütün kamu görevlileri, bütün yurttaşlar düzgün kişiler olmalıdırlar. Düzgün olmayan kamu akçasına ya da başkalarının akçasına el uzatanlara karşılığı çok ağır olur.
26-Ocakbaşı Ana Atalardan hangisi yaşıyorsa onun yönetimindedir. O kişi Töre’yi sık sık Ocakbaşı bireylerine anlatır. O ölünce görev kendisinden sonra gelen yaşlınındır.

Namık Kemal ZEYBEK