(İnsanlık tarihi böyle vahşet ve katliama tanıklık etmedi  o katillerin gitmeyeni aramızda Kürtçülük maskesi ile yaşıyor)
24 Nisan 1915....
1.Kafkas Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa 10 Mart
1918’de gördüğü manzarayı şöyle anlatır;

“Alaca köyünde cenazeler 
insanın aklını oynatacak bir halde idi. Bütün çocuklar süngülenmiş, yaşlılar ve kadınlar samanlıklara doldurulup yakılmış, gençler baltalarla parçalanmıştı.

Çivilere asılmış ciğer ve kalpler görünüyordu. Aynı manzarayı Erzurum ve yakın köylerinde görmemek için bu şehre doğru mecburen harekete geçtim.”

Ermenilere karşı çarpışırken tüfeğin elinde patlamasıyla sağ el parmaklarını kaybeden “Çolak Hacer Nene’nin” torunu olarak ve 80’li-90’lı yıllarda 2. Ordu ve Konya Valiliğinin görevlendirilmesiyle öğretmen arkadaşlarımla Latif Özel ve Nihat Kahraman ile birlikte çok sayıda konferans ve seminerler veren bir tarih öğretmeni olarak memleketim Adana’da özellikle Tepebağ’da Kanlı Manastırdaki Manok Şişmanyan alçağının, canisinin insanlık dışı vahşetini ilgiyle anlatırdım.

Adana’da ilkokulumun adı; 
Vehbi Necip SAVAŞAN’dır. 
Atatürk tarafından SAVAŞAN soyadı verilen Kuvay-i Milliye komutanı Vehbi NECİP, Toroslardan inen yörük gençleri yanına alarak isyan eden Ermenileri 5 Ocakta Adana’yı Ermenilerden temizlemişlerdir. Allah’a şükür şer’den hayr çıkmıştır.

Ancak...Deniz yoluyla kaçtıkları Lübnan’dan 10 sene sonra Fransız yönetimi altında olan Hatay karayoluyla ve yüzlercesi müslüman isimlerle tekrar Çukurova’ya “kripto” olarak geri dönmüşlerdir.! Büyük bir kısmı Lazkiye liman şehrinde ve Lübnanda yaşamaktadırlar...

…Ve son derece Türkiye’ye karşı 
KİN beslemektedirler.

ASALA’da bunların arasından 
çıkmış ve Paris’e yerleşmişlerdir. 
Bir kısmıda Afrin’e yerleşip PKK’yı kurmuşlardır.! Zaten yakalanan kadın ve erkek PKK’lıların yüz simalarına bakın hepsi “ermeni suratlı”.

Atalarımız “sırtlanların yolu” üzerindeki yola çadırlarını kurmuşlardır. Bu yüzden her yönüyle güçlü-kuvvetli ve birlik-beraberlik içinde olunmalı ki Adana’da dedelerimizin anlattıkları vahşet her daim Allah korusun başımıza gelir.

Adana/SAİMBEYLİ’nin eski adı; HAÇİN... Anadolu Selçukluları zamanında “HAÇLILARIN İNİ” anlamında ki ilçede 20 BİN Ermeni yaşardı.

Anadolu’da yer alan Ermeni çeteleri Saimbeyli’de toplandılar. İlçe nüfusu hızla arttı.. Amaçları;
İşgalci Fransızların desteği ile Adana da KİLİKYA Ermeni Devletini  kurmaktı hayalleri.

Bunu başaramayınca HAÇ-İN’i (Saimbeyli) yaktılar, yıktılar.! İlçede yaşayan yörükleri KATLETTİLER... 
Tıpkı Hocalı’da olduğu gibi.

KARABAĞ’DA aynı işi yaptılar... Yaktılar ve yıktılar.! Dikkat edin... Arada 100 yıl var...100 yıl önce de bunlar böyleydi, bugünde ... Yarında böyle olur...Hiç şüpheniz olmasın.! Tarih ibretlerle doludur... Okumak ve anlamak gerek.

Bugün... ABD uşağı Molla Barzani’den beri Doğu ve Güney-Doğu Anadolu’da kürt köylerine saldıranlar, Tehcir’den kurtulmak için bir gecede “müslüman olduk” diyen ERMENİLERİN TORUNLARIDIR.

Tecrübeyle sabittir atasözleri ve deyimler...Ne zaman kalleşlik, kahpelik, zalimlik ve ırza tasallutluk görseler bizim bereketli Anadolu coğrafyasında; 

Ya “Ermeni dölü” derler,  
ya da “Rum tohumu”.

Osmanlı çok güçlüyken “Teba-i Sadıka” imiş sözde...Ne zaman Osmanlı zayıflayınca önce Rusya ile daha sonra Fransa ve işgalcilerle işbirliği yapıp arkadan hançerlemiş tebası olduğu efendisini...

Yetmemiş, Türk komşularını boğazlamış, kadınlarımıza musallat olmuş, diri diri kuyulara gömmüş yaşlı çocuk demeden...

Neden İran’daki Kürtler, Irak’a saldırmıyor.? Niçin Suriye’li Kürtler Erbil’de bomba patlatmıyor.? Çünkü bize saldıranlar Kürt değil;Kürt kimliğine bürünmüş Ermeni-Yahudi ve Haçlılardır.

Batı ve Ermeni Dünyasında “merhamet” yoktur. Acımasız ve gaddarlar. Yakın tarihteki Bosna-Hersek’deki “Boşnak katliamı” hala tazeliğini korumaktadır.! 

Çünkü Avrupa’daki Roma Medeniyetinin temeli Mısır’daki “FİRAVUN” medeniyetine dayanmaktadır. Ermenilerde bunların Ön-Asya’da yaşayanlarıdır. Millet olamamış MERHAMETSİZ” bir halktır.

Yeni nesili “şuurlu yetiştirmek” için devletimizin banisi Gazi M.Kemal ATATÜRK ne de güzel yol gösteriyor;

“Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize, görecekleri tahsilin hududu ne olursa olsun, en evvel, her şeyden evvel Türkiye’nin istikbâline, kendi benliğine, millî an’anelerine DÜŞMAN OLAN bütün unsurlarla mücadele etmek lüzumu öğretilmelidir.” 

Tarih Öğretmeni
Ali KUZENCİK


Rabbim Vatanımızı ve Milletimizi hertürlü hainlik ve şer odaklarından korusun..
Şuurlu Pazarlar..