KERKÜK’E HOYRATLAR

BİR ÖKSÜZ BALA KERKÜK,

VERSEK DAL DALA KERKÜK.

SENİ MENDEN AYIRAN,

VATANSIZ KALA KERKÜK!

***

SAHİPSİZ SILA KERKÜK,

HÂK NUSRET KILA KERKÜK!

VUSLATIMIZ UZADI,

GÜN DÖNDÜ YILA KERKÜK!

***

NİYAZ ET, DİLE KERKÜK!

BİTE BU ÇİLE KERKÜK.

HESRETİMİZ SON BULA,

EBEDEN GÜLE KERKÜK !

***

BAŞINDA BELÂ KERKÜK,

OKUNUR SALÂ KERKÜK.

NEÇE YILLARDAN BERİ,

TÜRKLÜĞE KALA KERKÜK.

KERKÜK'Ü HAK SAKLASIN!

MEN ÖLEM, KALA KERKÜK!

***

GÜNLERİN KARA KERKÜK!

GÖNLÜMDE YARA KERKÜK...

GAVİM, GARDAŞ NEREDE?

YARANI SARA KERKÜK!

***

EL DEĞSE YARA SIZLAR.

ÇEKTİĞİNİ NE BİLSİN,

UMARSIZLAR, ARSIZSIZLAR...

AKLIMA KERKÜK DÜŞSE,

SÖZ AĞLAR, NARA SIZLAR.

***

KOYDULAR NÂRA MENİ,

ÇEKTİLER DARA MENİ,

GAVİM GARDAŞ NERDESEN?

BİR DEM SOR, ARA MENİ!

***

SUSTURULDU DİLİMİZ,

KELEPLENDİ ELİMİZ,

TALAN OLDU İLİMİZ,

TÜRKMEN DERLER ADIMA,

BİZ GARDAŞ DEĞİL MİYİZ?

***

DERTLERİ AYAN KERKÜK,

GÜNLERİ SAYAN KERKÜK,

GAVİM GARDAŞ YOLDADIR,

AZ DAHA DAYAN KERKÜK!

***

YOK MUDUR AHDE VEFÂ?

ÇEKERLER BİN BİR CEFÂ

YETİŞ KUDRETLİ HALKIM!

KERKÜK DARDA BU DEFA!

***

ÖZÜMDENDİR ÖZÜMDEN,

YÂD DÜŞMÜŞEM ÖZÜMDEN,

KERKÜK'ÜMDEN VAZ GEÇMEM;

VAZ GEÇSEM DE ÖZÜMDEN...

***

KERKÜK'ÜN KALASIYAM,

BİR TÜRKMEN BALASIYAM

KERKÜK MENİM ÖZ YURDUM

KERKÜK'TE KALASIYAM.

***

BİR BAHTI KARALIYAM

YÜREKTEN YARALIYAM

Aslıyüce’nin son seferi... Aslıyüce’nin son seferi...

EL DİYER BİZİM KERKÜK

ACEP MEN HARALIYAM?

***

DİNE GÖZYAŞIN KERKÜK!

CEVHERDİR DAŞIN KERKÜK.

TUTSAK SENLE EL ELE,

YÜKSELE BAŞIN KERKÜK!

***

NİYAZKÂR NECE KERKÜK?

DİLİMDE HECE KERKÜK!

AZATLIĞIN DİLİREM;

HER GÜN, HER GECE KERKÜK.

Köksal CENGİZ (Niyazkâr)

*****

AY YILDIZLI BAYRAĞIN

MAHZUN BALASI KERKÜK

Iraktan *“Eyvâh!”* dense,

Hüzünlü bir *“Âh!”* dense,

Kerkük düşer yâdıma

Yâd ellerde, nedense...

Oy! Bahtı kara Kerkük,

Düştü bir yara Kerkük,

Hicrânı yüreğimde

Asırlık yara Kerkük…

Ayrıyız kaç senedir,

Hasretin hükmü nedir,

Sınırlar boynumuzu

Sıkan bir mengenedir...

Zâlim elinde Kerkük,

Hoyrat dilinde Kerkük,

Yarım kalmış sevdâdır

Türkmeneli’nde Kerkük...

Dinmiyor gönül sızım,

Derdimiz büyük bizim,

Herkesin hâmisi var

Neden ben sahipsizim.

Her dem ağlayan Kerkük,

Yürek dağlayan Kerkük,

Üvey evlât değildin

Şimdi ağla, yan Kerkük.

Ağıt saklı sözlerim,

Bulut yüklü gözlerim

Men Kerkük’te yıllardır

Al bayrağı gözlerim...

Sadâkatli yâr Kerkük,

Tâlihsiz diyar Kerkük,

Muhabbetin kalbimde

İnanmazsan, yar Kerkük...

Hep Türk’ü anan gardaş,

Aşk ile yanan gardaş,

Düşlerine kar yağıp

Sıcakta donan gardaş...

Yaralı yaslı Kerkük,

Çilesi paslı Kerkük,

Sevdâsı tarih boyu

Oğuz’a yaslı Kerkük...

Gönül dağında hüsran,

Bağdaş kurmada isyan,

Ankara duy sesimi

Kerkük dünden perişan…

Kalpteki ülkü Kerkük,

Dildeki türkü Kerkük,

Bağrına taş basar da

Terk etmez Türk’ü Kerkük...

Umduğun destek kimden,

Utanırım kendimden,

Gölge vermeyen dağın

Hüznü çıkmaz içimden...

Yan, için için Kerkük,

Yalnızsın niçin Kerkük,

Şimdi kara yazının

Derdi kim için Kerkük...

Hükmederse haksızlar,

Göz ağlar, vicdan sızlar,

Türk’ü yok etmek ister

Kerkük’te vicdansızlar...

Kefen biçilen Kerkük,

Kanı içilen Kerkük,

İblis’in tezgâhında

Dörde biçilen Kerkük...

Dilsiz, sağır, kör dünya,

Mazluma nankör dünya,

*"Mum kimin yanar Kerkük”*

Türk’e bakar-kör dünya…

Civan yatağı Kerkük,

Yârân otağı Kerkük,

*"Özüm özüne gurban”*

Vatan toprağı Kerkük...

Baharda geldi hazan,

Tekrar kuruldu mîzan,

Vakit, karar vaktidir

Bıçak sırtında zaman…

Yetim kalan yer Kerkük,

*Yardıma gel!* der Kerkük,

Kerkük ağyâr elinde

Bu dert beni yer Kerkük…

Kerkük zulüm çarkında,

Kılıç paslanır kında,

Kerkük tarumâr olur

Korkarım çok yakında…

Türkmen kal’ası Kerkük,

Türk’ün sılası Kerkük,

Ay-Yıldızlı bayrağın

Mahzun balası Kerkük...

Dr. Mehmet GÜNEŞ

*****

43 YIL ÖNCE UÇMAĞA VARAN VE TÜRK-İSLÂM ÜLKÜCÜLERİNİN GÖNÜL GÖNDERİNDE DALGALANAN AY YILDIZLI BİR BAYRAK:

*ŞEHİT NEJDET KOÇAK*

*"Vatan aşkı silmiş gönül pasını*

*Er kişiler bilir erin hasını*

*Ana, bacı, gelin tutsun yasını*

*Kerkük için bayrak gibi sallandı*

*Beyaz rengi biraz daha allandı.*

*"Başı dikti, korkusuzdu, yiğitti*

*Bu yiğitlik atalardan öğüttü*

*Cümle âlem o'nun şânın işitti*

*Koçak'tır bu, ser verir de sır vermez*

*Bu işe pek akıl ermez, sır ermez.*

*Koçak der ki adım kalsın yâdigâr*

*Üzülmeyin bana yoksa bir mezar*

*Bize destan yazılamasa ne çıkar*

*Kerkük üste gezinen bir bayrağim*

*Elbet bir gün âzâd olur toprağım."*

SUPHİ SAATÇİ

*"Nejdet Koçak denildiğinde, Irak Türklerinin acısı, çilesi ve unutulmuşluğu akla gelir."*

HABİB HÜRMÜZLÜ

*"Perdeleri örtük*

*Lambaları sönük*

*Sırtında yıllar yük*

*Hâtırâları kırık dökük*

*Bir yer olacak orada*

*Adı Kerkük..."*

ÂRİF NIHAT ASYA

16 Ocak 1980 günü Kerkük'te îdâm edilen ve 41 yaşında şehâdet şerbetini içen NEJDET KOÇAK; *"Bütün bir ömrü bir cephedeymiş gibi yaşayan"*; Allah, vatan, bayrak ve millet sevdâsını her dem yüreğinde taşıyan, Türk-İslâm mefkûresini ve mücâdelesini bayraklaştıran, tanıyan herkesin ittifak ettiği üzere ve kelimenin kâmil mânâsıyla; *zarif bir gönül adamı, gerçek bir cesâret âbidesi, yüksek îman, irfan, cesâret, ferâset, ferâgat ve fedâkârlık şahikası"* diye tesmiye olunan ve *"her hücresi Kâlu Belâ'dan beri Türk oğlu Türk olan"* gerçek bir ülkü deviydi...

Ahlâk, karakter ve fazîlet timsâli, Irak Türkmenlerinin sembol ismi ve bir liderde bulunması gereken bütün vasıflara sâhip bir alperen olan Doç. Dr. NEJDET KOÇAK; *"İnanmış bir kişinin aşamayacağı engel, ulaşamayacağı hedef yoktur"* diyen ve söylediği bu sözü diline tespih etmeyip, hayâtıyla çeken tâvizsiz bir ideâlist, *"Allah rızâsı için yapılmayan milliyetçilikte samîmiyet aramayın."* diyen; fikriyâtını, inandıklarını ve mukaddeslerini sâdece sözleriyle değil; kâliyle hâli bir olan yaşantısıyla, Kürşadvâri duruşuyla, çizgisinde kırıklık olmayan serdengeçti ideâlizmiyle ve kâmil şahsiyetiyle temâyüz eden; muttakî bir Müslüman, kâmil bir Türk milliyetçisi ve örnek bir ülkücüydü...

Bundan 43 yıl önce, -Enver Paşa gibi- 41 yaşında Kerkük'te *"Türk olduğunu her zeminde beyân ettiği, Türkçe konuştuğu ve Türkmenleri bir araya getirerek Türklük şuçu işlediği için"* (?) îdam cezâsına çarptırılan ve kadim ülkücülerin yüreğine tarifsiz bir acı, firkat ve çaresizlik âteşi düşüren Şehit NEJDET KOÇAK; 7 Nisan 1939'da Kerkük'te doğmuştur.

NEJDET KOÇAK; ilk, orta ve lise tahsilini Kerkük'te tamamlarken Irak Türkmenlerinin önde gelen isimlerinde Ata Hayrullah'ın rahle-i tedrisinde yetişmiş, Irak'ta 14-16 Temmuz 1959 tarihinde vukû bulan üç gün üç gece süren insanlık dışı akıl almaz işkencelerin yapıldığı Kerkük'teki Türkmen katliamını bizzat yaşamış ve Allah(c.c.)'tan başka hâmisi olmayan Irak Türkmenlerine ve Kerkük dâvâsına o günden beri kendisini adamış çok yiğit bir mücâdele adamıdır.

NEJDET KOÇAK; üniversite öğrenimini Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Makina bölümünde yaptığı gibi, yüksek lisans ve doktora eğitimini de Türkiye'de tamamlamıştır. Bilâhare Irak'a dönmüş, doçent olarak Bağdat Üniversitesi'nde öğretim üyeliği yapmış, Irak Türkmenlerinin meselelerini sâhiplendiği gibi, Kerkük dâvâsının da en büyük savunucusu ve bayrak ismi olmuştur.

Kerkük'ün azîz evlâdı olan ve yeri hâlâ doldurulamayan NEJDET KOÇAK; bir ömür Türk milliyetçiliği dâvâsının peşinden gitmiş; inancı, îmanı, millî şuuru, vakur duruşu, dünya meselelerine vukûfiyeti, Turan ülküsüne, Türk kültürüne ve Kerkük dâvâsına bağlılığıyla, ilmiyle âmil olan bilgeliğiyle, tebliğini hayatıyla temsil eden mümtaz şahsiyetiyle; örnek ahlâkı, zarâfeti, güler yüzü, gönül zenginliği ve ruh güzelliğiyle kalplerde taht kurmuş, ülküsü uğrunda her türlü çileyi cana minnet bilmiş ve kadim Ülkücüler tarafından da hiç unutulmamıştır.

İşte bu gün; Türk olmaktan başka hiç bir suçu olmadığı hâlde hakkında îdam cezâsı verilen ve rahmet-i Rahmân'a vuslat için urganlı şafaklardan nurlu basamaklara kâmil bir îman ile yürüyen bu güzel insanın şehâdetinin 43. sene-i devriyesidir.

16 Ocak 1980 günü, bir Kerkük hoyratının;

*"Bu alma dört olaydı*

*Karnıma dert olaydı*

*Boynumu vuran cellat*

*Keşke bir mert olaydı"*

diye ifâde ettiği gibi, Nemrut cennetinin, Ebû Cehil vahşetinin ve Ebû Leheb hiddetinin vârisi olan Türk düşmanı Saddam Hüseyin'in emri ile *"Türkçe konuştukları"* (?) ve *"Türklük suçu"* (?) işledikleri çin NEJDET KOÇAK'la birlikte Türkmen Gardaşlık Ocağı Başkanı Albay Abdullah Abdurrahman, Dr. Rıza Demirci ve iş adamı Âdil Şerif de îdam edilmiştir.

İşlediği *"bu büyük suç"* (!) sebebiyle hakkında kovuşturma açılan NEJDET KOÇAK 22 Mart 1979 tarihinde gözaltına alınmış, on aylık tutukluluk süresindeki ilk ve son görüşmesinde eşine ve Türkmen kardeşlerine şu konuşmayı yaparak vedâ etmiştir:

*"Arkadaşlar, ağaç budandıkça güverir. Sizden ricam dâvâyı bırakmayın, sürdürmeye devam edin. Şunu bilin ki bütün korkunç ve dayanılmaz işkencelere rağmen kimsenin adını vermedik. Bize karanlık odalarda bizzat kendilerinin düzenlediği listeyi imzâlatmak istediler, imzâlamadık. Zâten bildikleri bir şey de yok. Ben şu anda her zamankinden daha çok huzurluyum. Allah'ımın huzûruna gönül rahatlığıyla çıkıyorum. Bayrağı sizlere teslim ediyorum, bu bayrağı şerefle taşıyacağınızdan eminin. Doğruluktan ve Allah yolundan aslâ ayrılmayın. Allah'a emânet olun..."*

Ve bu vedâ konuşmasından bir kaç saat sonra dört kader arkadaşı *"Sonsuzluğun Sâhibi'ne"* vuslat için îdam sehpasından Hakk'a yürüyerek uçmağa varmıştır.

Kerkük meşhedinde kıyâmete kadar dalgalanacak bir turkuaz bayrak olan NEJDET KOÇAK'ın şehâdetinin ardından, onu îdama mahkum eden Katil Saddam, bu yiğit Türkmen liderinin nâşından bile korkmuş ve şehidimizin cenâzesi Irak Gizli Servisi'nin gözetiminde, Kerkük Türklerinin katılımı zorla engellenerek gizlice defnedilmiştir.

Bu hâli dizelere döken şâir Salah Nevres de şiir diliyle şunları söylemiştir:

*"Yolcu edemedik, yası yasaktı,*

*Saygı duruşuna gizlice durduk*

*İnce boynumuzu sessizce burduk*

*En sıcak yaşımız ardından aktı.*

*"Güftemizi dizer destan yazarı*

*Kader şarkınızı besteledikçe*

*Dirim tomurcuğu ıssız mezarı*

*Kurtuluş marşını müjdeledikçe."*

*"Düşünen bir Müslüman olmak isterseniz Necip Fâzıl'in Çile'sini, şuurlu bir Türk olmak isterseniz Atsız'ın Bozkurtları'nı mutlaka okuyun"* diyen

ve Türk milletini sevmenin bedelini hayâtıyla ödeyen; Kıble yürekli, Hilâl bakışlı, *Gül* gönüllü, Turan düşünceli, yüksek karakterli insanlardan birisi olan ve Kur'ân ahlâkını derin bir tevekkülle yaşayan ve bıraktığı boşluk yıllardır dolmayan Şehit NEJDET KOÇAK Ağabeyimizi ve cümle şehitlerimizi hürmet, minnet ve rahmetle yâd ediyor, ruhları şâd, mekânları Cennet, makamları âlî olsun diyoruz...

Hatm-ı kelâmımızı da bir dörtlükle yapıyoruz:

*Allah Türk'e yâr olsun,*

*Turan iller vâr olsun,*

*Bir turkuaz şafakla;*

*Kerkük bahtiyâr olsun...*

NEJDET KOÇAK ve bilcümle şühedâ için El-Fâtiha...

Editör: Kerim Öztürk