1- 1877-1878 ağır yenilgi alan Osmanlı devleti Ayastefanos antlaşmasıyla büyük toprak kaybetmişti.

2- Ayastefanos antlaşmasının Rusya'ya sağladığı kazanımlardan rahatsız olan Avrupa devletleri Berlin kongresini düzenlemeye ve antlaşma şartlarını yeniden görüşmeye karar verdiler.

3-Bu karar Osmanlı Devleti’ne umut verdi. Osmanlı, kongrede yalnız kalmamak için İngiltere’ye başvurdu. İngiltere bir taraftan Rusya ile kendi menfaatlerini korumak amacıyla antlaşma yapmaya çalışırken, diğer taraftan da Osmanlı’nın çaresiz durumundan yararlanmak istiyordu.

4-Osmanlı’nın çaresizliğinden sonuna kadar faydalanmakta kararlı olan İngiltere, olası bir Rus işgali sırasında askerî yardım yapma karşılığında II. Abdülhamid’den Kıbrıs’ın geçici olarak kendilerine verilmesini ve Anadolu’daki Hristiyanlar için ıslahat yapılmasını isteyecekti.

5-23 Mayıs 1878’de İstanbul Elçisi Henry Layard’a İngiliz Dışişleri Bakanlığından gönderilen bir tel yazısında Abdülhamid’e Kıbrıs’a ilişkin öneriyi kabullenmesi için 48 saat süreli bir ültimatom verildi.

6- Tel yazısında Abdülhamit'e teklifi kabul etmezse İngiltere’nin dostluğunu geri çekeceğinin ve bunun sonucunda devletin hızla parçalanacağının bildirilmesi isteniyordu.

7-İngiltere görünüşte yalnızca Osmanlı’nın çıkarlarını korumak için elini taşın altına koyan dost ülke maskesini takmıştı. Güya Kıbrıs’a girmesinin tek maksadı Suriye ve Anadolu’yu savunmaktı. Kıyıya yakın bir üs olmadan bunu yapması mümkün değildi

8- Ancak İngiltere başbakanının Kraliçe'ye gönderdiği şu yazı, gerçeği ortaya koyuyordu:

Akdeniz’deki İngiliz gücü o derece genişleyecek ve Majestenizin Hindistan İmparatorluğu gerçekleşmiş olacaktır. Kıbrıs batı Aysa’nın anahtarıdır.

9-25 Mayıs 1878 Pazar günü elçi Layard, İngiltere'ye Lord Salisbury’e gönderdiği cevap yazısında II. Abdülhamit'in önerilen antlaşmayı kabul ettiğini bildiriyordu.

10-hazırlanan Antlaşma taslağında şöyle yazıyordu:

“Haşmetlu Padişah ayrıca, İngiltere’nin kendi üstlenmelerini yerine getirebilmesi için (...) Kıbrıs Adası’nın İngiltere’ce işgal edilerek yönetilmesini kabullenir.”

11-Kıbrıs Antlaşması ile birlikte İngiliz dostluğunu yanına aldığını zanneden Osmanlı, Yeşilköy Antlaşması’nın ağır hükümlerinin değiştirilmesi konusunda Berlin kongresinden çıkacak kararlara büyük ümit bağlamıştı.

12-Fakat İngilizlerin kongredeki tavrı “Osmanlı’nın kayıplarının telafisinden çok Rusya’nın elde ettiği kazançların sınırlandırılması” yönünde oldu. Osmanlı’nın İngiliz dostluğu sayesinde kongreden kazançlı çıkma hayali suya düşmüştü.

13- Sonuçta İngiltere II. Abdülhamit'in elinden hem Kıbrıs'ı almış hem de Anadolu'daki hristiyanlar üzerinde söz sahibi olarak Osmanlı'nın içişlerine karışma fırsatı elde etmişti.

14-Sultan II. Abdülhamid’in Kıbrıs’a asker çıkartma yetkisini veren ve ada yönetiminin İngiltere’ye geçtiğini belgeleyen fermanı Sami Paşa tarafından 11 Temmuz 1878’de Kıbrıs valisine teslim edildi.

15- Fermanda Sultan II. Abdülhamid tarafından adanın İngiltere’ye teslim edilmesi isteniyor ve yöneticilere adanın İngiltere’ye teslimi sırasında doğabilecek hadiselere karşı sakin olunması tavsiye ediliyordu.

16- Ferman adaya ulaştıktan bir gün sonra yani 12 Temmuz 1878’de Amiral Hay İngiliz birliklerini Magosa Limanı’ndan adaya çıkardı. Amiral, çıkarma esnasında herhangi bir engel olmaması için cuma vaktini tercih etmişti.

17- Resmî tören 12 Temmuz'da Lefkoşa Meydanı’nda, İngiliz bayrağının törenle göndere çekilmesiyle gerçekleştirildi. Böylelikle Kıbrıs’taki 300 yıllık Osmanlı hâkimiyeti 12 Temmuz 1878’de resmen sona ermiş ve İngiliz idaresi başlamış oluyordu.

18- Özetle; Abdülhamid hiçbir yazılı taahhüt olmadan sadece İngiliz elçinin sözlerine güvenerek, İngiltere'nin Berlin kongresinde Osmanlı'yı savunacağı umuduyla Kıbrıs'ı vermişti.