Bitkilerden insanlara kadar olan her varlığın hayatının amacı, gelişmek, ilerlemek, büyümek ve yol kat etmektir.

Ulaşabileceğimiz en yüksek seviyeye ulaşma hakkımız vardır. Kapasitemizin bize izin verdiği ölçüde çok şey deneyimlemek isteriz. Hayatımızın anlamlı olması bu arzumuzu canlı kılar ve kendimizi değerli hissettirir.

Hayatımız anlamsız ve boşuna akıp gidiyorsa merdivenin en üst basamağında olmamızın bir anlamı yoktur. Bu durumda merdivenimizi yanlış duvara dayamışız demektir.

Yıllar geçse de vazgeçmedik! "Bu düzen değişmelidir!" Yıllar geçse de vazgeçmedik! "Bu düzen değişmelidir!"

Tanrının bize en büyük hediyesi, sınırsız potansiyelimizdir. Tanrı’ya vereceğimiz en büyük hediye, bu potansiyeli sonuna kadar kullanmaktır. Bir arzumuz varsa, o arzuya ulaşmak için beceriye de sahipsiniz demektir (James Arthur Ray, Bolluk Yasaları, s. 34).

Daima yapabildiğinin en iyisini yapmalıyız. “En iyisini yapmadığınızda kendiniz olma hakkını elinizden alıyorsunuz. Hayatınızdaki canlılık, üretkenlik, sevecenlik, Tanrı’nın size “Hey seni seviyorum” demesidir" diyor Don Miguel Ruiz “Dört Anlaşma” adlı kitabında.

Yapabildiğinizin en iyisini yapmakla, hayatı dolu dolu ve yoğun yaşarsınız. Üretken olursunuz ve kendinizi değerli hissedersiniz. Yapabildiğinizin en iyisini yaptığınızda kendinizi yargılamak için mazeret bulamazsınız.

Ruiz diyor ki “Seni seviyorum Tanrım” demenin en iyi yolu hayatınızda en iyisini yaparak yaşamanızdır. “Teşekkür ederim Tanrım” demenin en iyi yolu şimdi ve burada olabilmektir.

Potansiyelinize hayat verdiğinizde, kendinizi kabul etmeyi de öğrenirsiniz. Bu süreç bitmeyen bir farkındalık ve büyüyen bilgeliktir. Merdiveninizi doğru duvara yaslamış olursunuz. Hatalarınızdan ders almayı öğrenirsiniz.

İnsan başlı başına bir mucizedir. Araştırmalara göre her birimizin bedeninde Kuzey Amerika kıtasını bir hafta boyunca aydınlatacak kadar enerji vardır. Bu büyük enerjiyi heba etmeyelim, atıl bırakmayalım (Ray, s. 32).

Pek çok insan, başarı merdivenin basamaklarını teker teker çıkar. Gece yarılarına kadar çalışır, diplomalar alır, terfi eder, büyük maddi imkanlara kavuşur. Fakat en üst basamağa ulaşınca sonuçta merdiveninin yanlış duvara dayalı olduğunun farkına varır ve sorar "Bütün bunlar ne için?"

O saate göre çalışmıştır. Saat bizim taahhütlerimizi, programlarımızı, hedeflerimiz ve faaliyetlerimizi gösterir. Zamanımızı nasıl yönettiğimiz hakkında bilgi verir.

Pusula ise vizyonumuzu, yönümüzü, önemli olduğunu hissettiğimiz şeyleri ve hayatımıza nasıl yön verdiğimize işaret eder. Akıllı bilge insanlar, "saat"ten çok "pusula" kullanırlar.

Önemli işlere öncelik veriyor musunuz? Pusulanız değerlerinize göre yaşadığınızı mı gösteriyor? Sürekli saate mi bakıyorsunuz? Merdiveni doğru duvara mı yasladınız?

Neye odaklanırsak onu kendimize çekeriz. İnsanlara ne istediklerini sorduğumda, her on kişiden dokuzu ne istemediklerini söylüyor. Ne istediğini bilmeyen kişi merdiveni yanlış duvara dayamıştır.

Merdivenini yanlış duvara yaslayan, potansiyeli sonuna kadar kullanamaz. Bu durumda Tanrı’ya da hediyesini vermemiş olur.

Kaynaklar

• Don Miguel Ruiz, Dört Anlaşma - Toltek Bilgelik Kitabı, Çev. Nil Gün, Ötesi Yayıncılık, İstanbul, 1997.

• Zülfikar Özkan, Beynin Mutluluğa Ayarlanması, Pozitif Yayınları, İstanbul, 2021.

. RAY, James Arthur. Bolluk Yasaları, çev. Merve Duygun, MIA Yayınları, İstanbul, 2007.

Zülfikar Özkan