Herkesin Ukrayna savaşıyla yatıp kalktığı şu günlerde, geçtiğimiz günlerde Milli İstihbarat teşkilatı ( MİT) tarafından çok kıymetli bir rapor Dr. Hakan Fidan’ın imzasıyla yayınlandı. 2021 yılı faaliyet raporlarındaki tespitler hem günümüzü anlamada hem de gelecekteki küresel güçlerin pozisyonunu anlamada önemli bilgiler taşıyor.

Dr. Hakan Fidan bu zamana kadar gelmiş Mit başkanları içinde en çok okuyan kültürel yapısı ve entelektüel kişiliği ve Milli duruşuyla öne çıkıyor.

Devletlerin Milli devlet güçlü iktidar ile yönetilmesinde güçlü bir Milli İstihbarat teşkilatına ihtiyaç var. Bu konuda bizim övünülecek epey eski bir İstihbarat teşkilatımız var. Meşhur Teşkilatı Mahsusa ve Kuşçubaşı Eşrefi bilmeyen var mı? Varsa kısaca hatırlatalım

Cumhuriyetle birlikte yeni kurulan devletimizin kurumları da yenilenerek Teşkilatı Mahsusa’nın yerine 1926-1927 yıllarında “ Milli Emniyet hizmetleri Riyaseti “ adı ile faaliyete geçen ve bu adı tescillendikten sonra 17 mart 1954 yılında Milli Emniyet Hizmetleri Riyaseti adını alan ve nihayet 22 Temmuz 1965 yılında Milli İstihbarat teşkilatı ( MİT) adını alarak hizmetine devam etmektedir.

Dünya savaşı sırasında Dünyamız 2 kutuplu sistemle yönetilmeye başlanmıştı, Demirperde Ülkeleri Rusya’nın, diğer ülkelerde Nato şemsiyesi altında ABD’nin himayesi altına girmişlerdi. Bu dönemde ABD Marshall planı devreye girdi bu plan 2. Dünya savaşı sırasında 1948-1951 yılları arasın da yürürlüğe giren ABD kaynaklı anti ominist hedefleri olan ekonomik yardım paketidir. Türkiye, İtalya ve Yunanistan dahil olmak üzere 16 ülke bu yardımı almıştı. Sonrasın da Atlantik ittifakı olarak anılan Nato’ya da 18 Şubat 1952 yılında girmiştir. Bu Marshall yardımıyla Türkiye dahil 16 ülke M. Emin Değerin ifadesiyle “ Emperyalizmin Tuzağına düşmüş ve Tuzağın oltasında ki balığı ilk yutan ülke Türkiye olmuştur. Marshall yardımının gelişi ve Nato’ya girişle birlikte Türkiye “ Emperyalizmin Tuzağına düşmüş ekonomik, siyasi, askeri ve emniyet teşkilatıyla birlikte ABD‘nin tam kontrolünde bir ülke olması “güdümlü bir demokrasi” ile kurumlarımızın çoğu ABD’nin istediği gibi yönetilmesiyle tam bağımlı hale gelmiştir. Bu kurumlarımızın başında da başbakanlığa bağlı olarak çalışan Milli Emniyet hizmetleri Riyaseti olan ve sonradan adı Milli İstihbarat teşkilatı ( MİT) olarak değiştirilen kurum gelmektedir.

O dönem tamamen CIA’nın kontrolüne girmiş ve maaşlarını onlardan alan bir yapıya dönüşmüş olduğunu Hulusi Turgut’un ‘ Şahinlerin dansı’ adlı Alpaslan Türkeş’in hayatını yazdığı kitapta öğreniyoruz.

Makalemizin başlığı olan MİT dedikleri Merhum Alpaslan Türkeş’in 1970 yılları başında kullandığı ve CIA emrindeki istihbaratçıları kast ederek “Mit dediğiniz bir . . . . . . “ diyerek bu anısında dönemin istihbaratçılarını aşağılamıştır.

27 mayıs 1960 ihtilali sonrası Albay Alpaslan Türkeş başbakanlık Müsteşarı olur. İhtilalin ilk aylarıdır henüz başbakan yoktur. Personel’in maaş bordlarını imzalarken aynı binada bulundukları Milli Emniyet hizmetleri Riyaseti’nin bordlarının olamadığını görür reisi çağırır ve sorar .

Reis: Efendim biz maaşlarımızı aldık der, Türkeş kimden aldınız diye sorunca CIA den der.

İşte Merhum Türkeş’in o zaman çalışanları için kullandığı deyimidir “Mit dediğiniz bir . . . . . . “ deyimi

Sonraları bu teşkilat 22 Temmuz 1965 yılında adını Milli İstihbarat teşkilatı ( MİT) olarak değiştirmiş ve başına Korgeneral rütbesiyle şerefli bir Türk subayını getirerek bu günkü milli hüviyetine kavuşmuştur.

Mit bugün kuruluş kanununda yapılan değişikliklerle Yurt dışında operasyon yetkisine kavuşmuştur.

Dr. Hakan Fidan’ın yönetiminde son derece profesyonel tespitlerle Türk devletinin düşmanlarına içte ve dışta göz açtırmamaktadır. 2021 yılı raporun da Dr. Hakan Fidan’ında belirttiği şekilde “bölgesel ve küresel risklerle tehditlere karşı devletimizin hazırlık düzeyinin arttırılmasının yolunun yeni teknolojilere sahip olmaktan geçmektedir. İfadesi nokta atışıdır. Mit raporundaki tespitler ve hedefler Mhp ve ülkücülerin devamlı olarak gündemde tuttukları ‘ilim ve teknolojide ilerleme ile savunmanın güçlendirilmesi içeride milli birliğin sağlanması ve istikranın devamı düşüncesinin doğruluğunu ortaya koyuyor.

Türk Devletinin medarı iftiharı olan dostlarına güven düşmanlarına korku salan bu kuruluşumuzu ve başkanı Dr. Hakan Fidanı tebrik ediyor hayırlı hizmetlerinin devamını diliyorum.

H. Ahmet ÇELİK