1- Pontus Terörü, Yunan bağımsızlık hareketleri doğrultusunda, Megalo İdea’nın bir uzantısı olarak Karadeniz kıyılarında bir Pontus Rum Devleti kurulması amacıyla ortaya çıkmıştır.

2-Rumlar’ın devlet kurma talebinin dayanağı, “Osmanlı İmparatorluğu’nun Türk olan kısımlarına egemenlik hakkı tanınmalı fakat Türk olmayan halklara bağımsızlık verilmelidir.” ifadelerini içeren Wilson Prensiplerinin 12. maddesidir.

3-Rumlar bölgede kendi nüfuslarının Müslüman nüfustan fazla olduğuna uluslararası kamuoyunu inandırabilirlerse Wilson Prensiplerinin öngördüğü bağımsızlık hakkına kavuşacaklarını düşünmektedirler. Halbuki azınlık durumundadırlar.

4- Rum nüfus Müslüman nüfustan fazla olmadığı gibi, en kalabalık Rum yerleşim yeri olan Karadeniz Bölgesinde bile toplam nüfus içinde %10-15’lik bir dilim oluşturmuştur.

5- Mondros Mütarekesinin getirdiği ağır şartlar ve asayişteki bozulmayı fırsat bilip bölgedeki Türk nüfusu yok etmek isteyen Pontus çeteleri Müslüman köylerini basıp kadın, yaşlı ve çocuk demeden katliam yapmışlardır.

6- Bölgedeki çetelerin en tehlikelisi olan, Bafra civarında konuşlanmış ve mevcutları iki bin kişiyi bulan “Nebyan Çeteleri”, Nebyan Dağı bölgesindeki 11 Rum köyünde yaşayan isyancılar tarafından kurulmuştur.

7- 11 Rum köyünde yaşayan isyancılar tarafından kurulmuştur. İlk kanlı eylemlerini de Kasnakçımermer köyünden iki Müslüman köylü üzerinde tatbik etmişler, bu iki zavallıyı sırt sırta bağlayarak diri diri yakmak suretiyle senelerce devam edecek olan kanlı sahneyi açmışlardır.

8-Nebyan çeteleri, bölgenin 6 İslam köyü arasından 150 haneli Çağşur köyüne ani bir baskın düzenlemiştir. Bu baskın, Nebyan çetelerinin giriştikleri ilk toplu faciadır. Baskında bir hane bile bırakmadan köyü tamamen yakmışlar, köy halkını şehit etmişlerdir.

9- Saldırı anında işi gücü gereği köy dışında olanlardan başka hiç kimse bu baskından kurtulamamıştır. Köyün olduğu bölge bugün Bafra Esençay Mahallesi diye geçiyor. Fener Rum Patriği bir kaç yıl önce burayı ziyaret edip boş mağarada dua etmişti.

10- Ben bu ziyareti gündeme getirdiğimde epey eleştiri alıp, hayalperestlikle suçlanmıştım.

samsunkenthaber.com.tr

Samsun'a gelen Rum Patriği Bartholomeos'un ziyaret sebebi Rum çeteleri içinmiş

Samsun'a gelen Fener Rum Patriği Bartholomeos'un Bafra ilçesine sözde Türkler tarafından öldürülen Rum vatandaşları anmak için geldiği gündeme geldi.

11- Devam edelim. Çağşur Baskını Rum çetelerinin cesaretini arttırmış ve Kuşça köyü de bu çeteler tarafından aynı akıbete uğratılmıştır. Türkmenler, Kazakçı, Kuşikay, Çiniler köyleri de kısım kısım yakıl-mıştır. Sadece Çağşur ve Kuşça köylerinde 367 Müslüman şehit edilmiştir.

12- Nebyan dışında Almazsa köyünden 40, Çal köyünden 45, Çarın’ dan 75, Terzülü’ den 4, Engiz’ den 3, İngazi’ den 25 hane ki toplam 6 köyde 192 hane yakmışlardır. Bölge geneli toplam yakılan hane sayısı 500 civarıdır.

13- Emrullah Nutku, Samsun’daki Pontus çetelerinin faaliyetlerini şöyle anlatıyor:

“…Masum Türk köylerini hiç sebep yokken yakıyorlardı. Türk köylerindeki silahsız ihtiyarların, kadın ve çocukların bu eşkıyalar tarafından feci şekilde öldürüldükleri haberleri sık sık duyuluyor..

14- Eşkıya takibine çıkan Türk denizcileri bu feci manzaralara sık sık şahit oluyorlardı. İçlerinde kazıklara oturtularak öldürülen kadınlar bile vardı.

15- BİR SEFERİNDE ÜÇ YAŞINDAKİ BİR TÜRK ÇOCUĞUNA YOL KENARINDA RASTLAMIŞLARDI. BU ÇOCUĞUN KARNI KASATURAYLA YARILMIŞ, BAĞIRSAKLARI DIŞARI FIRLAMIŞTI. HENÜZ VÜCUDU BİLE SOĞUMAMIŞ OLAN BU ÇOCUĞUN, BAĞIRSAĞININ BİR UCUNU AĞZINA ALARAK MEME EMER GİBİ CAN VERDİĞİ ANLAŞILMIŞTI"

16- Samsun’un güneyinde Duayeri mevkiinde 7 Ekim 1921’de meydana gelen katliamda, Samsun’un Kabi Başalan köyü Müslümanlarından 20 kişi şehit olmuş, bir o kadar kişi de yaralanmıştır.

17- Güney ve Baylarca köyleri katliamları da tüyler ürperticidir. Bu facialarda, 24 Müslüman erkek, çocuk, kadın, ihtiyar toplu olarak şehit edilmiştir. Bu iki köy ahalisine yapılan katli-amdan ne 80’lik ihtiyarlar ne de kundaktaki masumlar kurtulabilmiştir.

18- Çarşamba dahilindeki köylerde, 335 hane, 2 cami, 2 okul ve 24 samanlık olmak üzere toplam 382 bina yakılmış, 1920 yılına kadar 2 öldürme, çiftlik yakma, 2 ırza tecavüz, 100 gasp olayı gerçekleşmiştir.

19- Merzifon'da Pekmezci köyünde yaşananlara şahid olanlar gördükleri zulmü belgelendirerek şöyle anlatmışlardır:

Gümüş’ün Maden köyünden çete başı Konstantin Efendi mahdumu Vangel, Büyük ve Küçük Hampolar ve Dışlan’ın oğlu İlya on yedi neferlik çetesi ile köyümüze geldi.

20- Topaloğlu Ömer Ağa çetenin köye girişi üzerinde korkusundan firar edince Ömer Ağa’yı köyümüzün zenginidir diye aradılar, bulamadılar.

21-Kendisini bulamayınca mahdumu Mehmed’i celbederek zere kadar merhamet ve şefkate sahip insanların dayanamayacağı bir surette darb ettikten sonra onu boğazlamak için bıçak altına yatırdılar ve bıçağı boğazına sürdüler.

22- Köprü (Vezirköprü)  kazası bölgedeki Rum çetelerinin en kanlı ve tüyler ürperten katliamlarına maruz kalmıştır.  Çağşur ve Koşaca katliamını bile gölgede bırakacak bir alçaklıkla yapılan bu tüyler ürpertici katliamlara uğrayan köyler “Ortaklar” ve “Esenbey” köyleridir.

23- Ortaklar köyünü basan Rumlar köyün içinde kalan ahaliyi kadın, erkek hepsini birer birer yakalayıp süngüden geçirmişlerdir. Köyü ateşe veren Rumlar 150 hanelik köyün 110 hanesini yakıp kül etmişlerdir.

25- Aynı Rum çetesi, Ortaklar köyünü yerle bir ettikten sonra Esen köyünü başmış, bu küçük ve şirin köyü de Ortaklar köyüne yaptıkları gibi yakıp yıkmışlardır.

26- Küpecik Katliamı.

Rum eşkıyasının reislerinden Karamuçe köyünden Çakır ve Karakeçe köyünden Kara İstel, emirlerindeki 80 silahlı ve 100 kadar silahsız haydutla 1 Ağustos 1921 Çarşamba gecesi, saat 04.00 sıralarında Küpecik köyünü basmışlardır.

27- 100 kişilik grup dağılarak köyün evlerini yakmaya başlamışlardır. Katliam bittiğinde 150 hanelik köyden 5 ev ve 10 samanlık ayakta kalabilmiş, yanan evlerin hiçbirinden herhangi bir eşya kurtulmamıştır. Yangın sırasında evlerinden kaçamayanlar diri diri yanmışlardır.

28- 1921 yılı Eylül ayında yüzlerce vahşiden oluşan Rum çeteler Erbaa'nın Şıhlı köyüne hücum ederek 500 haneli köyün bütün evleri yakıp tahrip etmiştir. Rumların tek bir dikili taş bile bırakmadığı köyde, ilk saldırıda 31 erkek ve 29 kadın kurşunlanarak öldürülmüştür.

29- 14 Eylül 1921 tarihinde Dereli köyünü basan Rum çetecilerin amacı her zaman yaptıkları gibi ev yakmak, hayvanları gasp etmek, boğaz keserek adam öldürmek, küçük çocukları kızgın fırınlara atmak değildir.

30- Köyün bakire kızları ve yeni gelinlerinden toplam 10 kişiyi dağa kaldırımışlar, günlerce zavallıların iffetlerini ayaklar al-tına aldıktan sonra, hepsini memelerini kesmek suretiyle öldürmüşlerdir.

31- Bu zavallılardan bazılarının isimleri:

*Kapancıoğlu İbrahim zevcesi Rabia,

*Kapancıoğlu Hacı zevcesi Fatma,

*Kapancıoğlu Veli Çavuş zevcesi Zeynep,

*İskefserli Davud kerimesi Şerif Tutu,

*Koca Mehmedoğlu Hasan zevcesi Saliha,

*Muhacir Abdullah zevcesi Server,

Ümir DOĞAN