Fener Rum Patrikhanesi'nin Trabzon'daki Sümela Manastır'ında Meryem Ana Yortusu adıyla bir ayin gerçekleştirmesi gündem oldu.

Türkiye'deki milliyetçi Muhafazakar kesimlerden 15 Ağustosta yapılacak ayinin Fatih Sultan Mehmet'in Trabzon'u fethinin yıldönümü olması sebebiyle tepki göstererek buna izin verilmemesini doğrultusunda sesler yükseldi.

Günaydın derler adama...

Meryem Ana Yortusu 10 yıldır yapılıyor, şimdi mi aklınız başınıza geldi?

***

Ben de kendimi Milliyetçi Muhafazakar tabandan saydığım için kendi mahallemi rahatça eleştirebilirim.

Mesele şu ki bizim Milliyetçi Muhafazakar kitlelerin toplumsal hafızası, biraz dini bayramlar biraz da İstanbul'un fethi filan gibi sembolik tarihlerle sınırlıdır.

Bunun dışındaki tarih döngümüz, maniplasyona açıktır.

Yılbaşı günü yalan yanlış Mekke'nin fethini anmak veyahut batılıların Black Friday mevzusundan arıza çıkartmak gibi!

Fener Rum Patrikhanesinin on senedir yaptığı Sümela'daki ayinler hakkında birden bire seslerin yükselmesi de hep bundan.

On sene önce ilk kez ayin talebi geldiğinde hassasiyet gösteren olmamış. Patrik Bey'in Sümela'daki ayin talebine "15 Ağustos Trabzon için önemli, sen ya tarihi değiştir ya da bu mümkün değilse bu ayini başka yerde yap" diyen olmamış. "Hay hay, buyrun, dükkan sizin" denmiş!

 ***

Peki on senedir mesele edilmeyen ayin neden şimdi mevzu oluyor?

Mesele şu efendim: ABD ile Rusya arasında Ukrayna'da büyük bir bilek güreşi sürüyor.

Kavganın merkez üssü Ukrayna olmakla beraber asıl mesele, Balkanlar, Karadeniz ve Kafkasya'da hakimiyet mücadesidir.

Bu işin bir ayağı Kırım ise Bosna, Sırbistan, Moldova, Gürcistan, Dağlık Karabağ ve Çeçenistan da başka ayaklarıdır.

Mücadelenin süregeldiği bir saha da Ortodoks Dünyasında kimin borusunun öteceğidir.

Rusların geleneksel "Ortodoks ve Slav aleminin patronu olma" politikasına ABD, Fener Rum Patrikhanesiyle cevap veriyor.

Lozan'a aykırı olarak Patrik Amca'ya Ekümenlik atfetmeleri de hep bundan.

Fener Rum Patrik'i üzerinden sadece Yunanistan'dakiler değil, Balkanlar, Ukrayna, Rusya ve Kafkasya'daki bilimum dindar Ortodoks'a yön vermeye gayret ediyorlar.

Yunanistan da bu işten gayet memnun. Ege Adalarında ve Dedeağaç'taki NATO üslerini bu çerçeveden okuyun. Yunanlılar, Amerika'nın yancısı olmanın karşılığını Ege'de hakimiyet kurarak, Türkiye'nin silahlanmasına engel olarak ve tabii Sümela'daki ayin gibi sembolik hareketlerle alıyor.

***

Türkiye, ayine engel olsa tüm dünyada "din ve ibadet özgürlüğünün olmadığı, azınlıklara karşı müsamahası olmayan despot ülke" diye etiketlenecek.

Bir yandan da Amerika ile zaten şekerrenk olan ilişkileri biraz daha bozmuş olacak.

Bu nedenle eli kolu bağlı.

***

Peki çıkış yok mu? Var tabii!

Arkadaş Lozan deyip geçmeyeceksiniz. Çok önemli bir metindir.

Lozan Anlaşmasının anahtar kelimesi eski dilde mütekabiliyet sözcüğüdür.

Gümüşhane’yi Bekleyen Çevre Felaketi Korkutuyor! Gümüşhane’yi Bekleyen Çevre Felaketi Korkutuyor!

Günümüz Türkçesi ile karşılıklılık!

Yani sen benden birşey alırsan onun karşığını da ben senden alırım.

***

Lozan Anlaşmasına göre Batı Trakya'nın karşılığı İstanbul'dur. Yunanistan ve Ortodoks Kilisesi İstanbul'da çay içmek için izin istese sen de Gümülcine ve İskeçe'de çay partisi vereceksin!

Jeopolitik ve siyasi tarih bakımından İzmir'in karşılığı Selanik'tir.

Bozcaada ve Gökçeada'nın karşılığı Sakız'dır, Rodos'tur, Midilli'dir ve hatta Girit'tir.

Trabzon'un, Samsun'un, Kapadokya'nın, Bursa'nın ve diğer Anadolu kentlerinin karşılığı ise Kavala'dır, Drama'dır, Yanya'dır, Serez'dir, Florina veya Kesriye'dir.

Kilise mi restore edecekler, sen de camii isteyeceksin.

Ayazmadan su mu içecekler? Sen de "nerde Osmanlı çeşmesi?" diyeceksin.

Akademik toplantı diyorlarsa sen de aynısını talep edeceksin.

***

Haliyle, Fener Rum Patrikhanesi Trabzon'un fetih günü Sümela'da Meryem Ana Yortusu için ayin istiyorsa sen de Yıldırım Beyazıd'ın kenti fethine atfen bir eylül günü Kavala'da (şu anda kiliseye çevrilmiş olan) Pargalı İbrahim Paşa Camiinde akşam namazı kılıp mevlüt okutacaksın.

İzin veriyorlarsa sen de izin vereceksin.

Vermiyorlarsa Patrik Efendi'ye "kusura bakma hacı" diyeceksin!

***

Amerikalılar mı? Onlar oportünisttir. Eğer menfaatleri gereği Sümela'da ayin yapılması gerekiyorsa Yunanlılar'a "Kavala'da beş rekat akşam namazı kılıp mevlüt şekeri dağıtmaktan zarar gelmez" diyeceklerdir.

Editör: Kerim Öztürk