Diyarbakır, 12 bin yıllık tarihi geçmişe sahip, birçok medeniyete ev sahipliği yapmış kadim bir şehrimizdir. 1515 yılından itibaren de Türk kültürüyle yoğrulmuş önemli bir merkez hâline gelmiştir.
Daha önce bu topraklarda çok sayıda Türk beyliği ve devleti hüküm sürmüştür. Safeviler, Selçuklular, Artukoğulları, İnaloğulları ve daha birçok Türk hanedanı bu coğrafyada iz bırakmıştır.
Diyarbakır, MÖ 1300'lü yıllardan itibaren Asur ve Süryani dönemlerinde "Amed" adıyla bilinmiştir. Bazı Ermeni kaynaklarında ise "Amed" adının Ermenice kökenli olduğu ifade edilmektedir.
Osmanlı döneminde şehir "Diyar-ı Bekir" adıyla anılmıştır. Bu isim, "Bekir Kabilesi'nin yurdu" anlamına gelmektedir.
Nihayet, 1937 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün iradesiyle şehrin adı bugünkü Türkçe söyleyişiyle "Diyarbakır" olarak belirlenmiş ve o tarihten günümüze kadar resmî olarak bu isim kullanılmaktadır.
Bugün bütün resmî evraklarda, belgelerde, haritalarda ve adres kayıtlarında şehrimizin adı Diyarbakır olarak yer almaktadır. Biz Diyarbakır'ı bu adıyla bilir, bu adıyla severiz. O, Türkiye Cumhuriyeti'nin ayrılmaz ve şerefli bir şehridir.
Bu nedenle Diyarbakır'a yeniden "Amed" denilmesi, futbol kulübünün "Amedspor" adıyla anılması ve bu ismin kamusal alanda yaygın şekilde kullanılmasının Türkiye açısından doğru bir yaklaşım olmadığı kanaatindeyim.
Devletin bu tür uygulamalara nasıl izin verdiği de ayrıca tartışılması gereken bir konudur.
Eğer birçok ilimizin insanı eski isimlerinin yeniden kullanılmasını talep ederse, Türkçenin ortak kullanımını ve millî birlik anlayışını nasıl koruyacağız?
Biz de Rize'ye eski isimlerinden hareketle "Rizos" veya "Riza" mı diyeceğiz? Böyle bir anlayış yaygınlaşırsa ülkemizin ortak aidiyet duygusu nasıl etkilenecektir?
Ey yönetenler!
Kendinize gelin. Birliği ve beraberliği güçlendirin. Fırsatçılık yapanlara, bölücülük yapanlara ve bölgecilik anlayışını körükleyenlere fırsat vermeyin.
Yapamayanlar görevlerini bıraksın.
Çünkü taviz, tavizi doğurur.
"Erkekler bir gün, korkaklar her gün ölür."
"Türk ile Kürt kardeştir; ayrım yapan kalleştir."
Atatürk'ün şu sözleri de birlik ve beraberlik anlayışımızın en güzel ifadesidir:
"Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı hep bir ırkın evlatları, hep aynı cevherin damarlarıdır."
Sami ÇELİK