Ufuklarında güneşin batmadığı, büyük imparatorlukların mirasçısı, mübarek milletim. Tarihi şanla, şerefle dolu, çağ kapayıp yeni çağ açan, büyük milletim.

Seni Anadolu’dan çıkarma hareketini başlatmışlardır. Bütün şer güçler birleşmiş, birtakım oyunlarla, birliğini, dirliğini bozmaya çalışmaktadırlar. Sana düşen görev, uyanık olmak ve milli bütünlük için çalışmaktır. Devletin bölünmez bütünlüğü için tedbir alman gerekmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve büyük Türk milletinin bağımsızlık mücadelesi ve istiklal savaşı ile kazanılmış hak ve hukukuna, varlığına, hürriyetlerine, egemenliğine, milli değerlerine, güvenliğine ve savunma gücüne hizmet için vatandaşlarımızı aydınlatmak, bilgilendirmek Türk Cumhuriyetini sonsuza kadar yaşatmak ve yüceltmek, milli görevlerimizden olmalıdır.

Milletimizde oluşan sosyal doku bozuklukları, güven duygusunun yitirilmesine ve milli değerlerin anlam kaybına ve kavram kargaşasına sebep olmaktadır. Bunların engellenmesi için her türlü önlemlerin alınmasını sağlamak, milletimizi uyarmak, moral değerlerini yüceltmek zorundayız.

Milli kültürümüzün gelişmesini, zenginleştirilmesini ve gücendirilmesini sağlamak, oluşan yüksek medeniyetimizin gelişmesini, Türk medeniyetinin temeli saymalıyız.

Milli güç unsurlarımız, topluca dengeli ve adil bir şekilde, kuvvetlendirecek her türlü mücadelede etkinlik sağlayacak çaba ve faaliyetleri desteklemeliyiz. Milletlerarası ilişkilerde, eşitlik ilkesine temel olarak devletimizin diğer devletlerle yapacağı antlaşma ve çalışmalarda buna göre hareket etmesini sağlamalıyız.

Daha önce hangi düşünceyi benimsemiş ve hangi oluşum içinde yer almış olursa olsun, fikirlerimizin doğruluğuna inanan herkesin vatan dediğimiz bu topraklarda bir araya gelmesini sağlamalı ve milli güç birliği oluşturmalıyız.

Kurtuluş savaşımızın ve milli mücadelemizin, mazlum milletlere örnek olduğunu asla unutmamalıyız. Milletimizin milli duygularını anlamsızlaştırmak için milletimizin düşmanları her türlü bilişim ve iletişim araçlarını, bilim, sanat, özgürlük, insan hakları ve demokrasi adına kullanmaktadırlar. Milletimizi bu psikolojik savaşa karşı uyanık tutmak ve bu tip çalışmaları boşa çıkarmak, maskelerini indirmek öncelikli hedefimiz olmalıdır.

Çünkü savaşlar beyinlerde ve gönüllerde kazanılır. Türk Cumhuriyetleri il yaşanan tecrübe yeterli olmalıdır. Türk Cumhuriyetleri ile dilde, fikirde, işte birlik mutlaka sağlanmalıdır. Avrupa Birliği yerine korkmadan Türk Birliği diyebilmeliyiz. İnsanlarımız gelecek ile ilgili düşünmeye teşvik edilmelidir. Mesela, 10-20-50 yıl sonra bölge ve Türkiye ne olacak?

Konulu yarışmalar düzenlenmelidir. Orta Doğu, Asya, Avrupa ve Afrika araştırmaları enstitüleri kurulmalıdır. ABD Rant Araştırma Merkezi, Zemin oluşturma ve taraftar bulma bakımından bilhassa yakından izlenmelidir. Haritaya bakmayı, Coğrafi, kültürel, siyasi, etnik haritaları okumayı öğrenmeliyiz. Türkiye daha önce gözlemci olarak bile katılmadığı Ortadoğu barış sürecine aktif bir taraf olarak katılmalıdır.

Çünkü bu süreç sadece bir ARAP-İSRAİL anlaşmazlığı değildir. Sonuçları sadece bölgesel etkinlik açısından değil, güvenlik parametreleri açısından da önemlidir. Çünkü bu süreç içinde, Kıbrıs, Filistin ve PKK meseleleri birbirini etkilemektedir.

Nurettin Kaldırımcı: İdeolojik iktidarlar “faso fiso”dur Nurettin Kaldırımcı: İdeolojik iktidarlar “faso fiso”dur

Türkiye, Avrasya, Avrupa ve Ortadoğu bölgelerine belli koridorlar açacak şekilde davranmalıdır. Son olarak, Büyük Atatürk’ün gençliğe hitabesini bilhassa gençlerimize çok iyi okutmalı ve kavratmalıyız. Her Türk muhtaç olduğu kudretin damarlarındaki asil kanda olduğunu bilmelidir.

Tanrı Türk Korusun ve Yüceltsin. Ne Mutlu Türküm Diyene!

Av. Zeki Hacıibrahimoğlu

Editör: Kerim Öztürk