Olumlu insan, her olay veya durum karşısında şükredecek bir şey bulabilen kimsedir. Olumlu insanlar, en büyük sıkıntılarında bile mutlu olabilirler. İyimser düşünmek bir yaklaşım biçimidir ve hayatın geneline yayılır. Onlar olayların olumlu yönlerine bakarlar.

Başımıza gelen her şey kendi düşüncelerimizle bize çekiliyor. Birbirine benzer düşünceler birbirini çekerler. Benzer şeyler hisseden insanlar manyetik bir şekilde birbirine çekilirler.

Shakespeare’in ünlü karakteri Hamlet şöyle der: “İyi veya kötü diye bir şey yoktur, ama düşüncelerimiz öyle yapar.” Nietzsche’nin ifadesiyle “Doğrular ve yanlışlar yoktur, sadece yorumlar vardır.”

Doğru ve yanlış diye bir şey yoktur. Yalnızca gerçek niyetimiz, maksadımız ve amacımızla uyumlu olan ve uyumlu olmayan şeyler vardır.

"İnsanları % 1 iyi, %1 kötü, % 98 de nötrdür" diyen yazar haklıdır. İşte her insan, kendi düşünce tarzı ve olaylara bakış açısına göre ne iyi ne de kötü olan % 98'lik payı %1 olan iyinin yanına koyarak hayata % 99 olumlu bakabilir. Tam tersini yaparak her şeyi kötü görebilir. Doğru olan, düşüncelerimizi daima olumlu yönde programlamaktır. Olumsuz düşünceleri ve cümleleri hayatımızdan çıkarmamız ve onları hiçbir şekilde dile getirmememiz kendi yararımızadır.

Olumlu, uyumlu, mutlu ve aranılan insan olmak veya olumsuz, mutsuz, devamlı şikayet eden, eleştiren insan olmak düşünce tarzımıza bağlıdır.

Kendimizi iyi hissetmemiz, niyetimize ve amacımıza uygun bir şekilde konuştuğumuzu, düşündüğümüzü ve hareket ettiğimizi gösterir. Kendimizi kötü hissetmemiz ise niyetlerimizle uyumsuz olduğumuz anlamına gelir. İçimizde oluşan olumsuz bir duygu, o anda düşüncelerimizle, sözlerimizle veya davranışlarımızla yanlış yolda ilerlediğimzi gösterir (Esther – Jerry Hicks, Çekim Yasası, s. 110).

Sevginin sevgiyi çektiği gibi, olumsuzlukta olumsuzluğu çeker. Onun için kızgın bir insanın dünyası kızgın insanlarla, aç gözlü bir insanın dünyası aç gözlü insanlarla doludur. Sevgi dolu bir insan sevgi dolu insanların dünyasında yaşar (Gary Zukav, Mutlak gücün Yolu, s. 184).

“Dünyada iyimserlere de kötümserlere de ihtiyaç vardır. İyimserler uçağı icat ettiler; kötümserler Paraşütü.” diyor George Santayana.

Yanınızda kimin olmasını istiyorsunuz?

Zülfikar Özkan