1951 yılında Elazığ’da doğan genel müdürümüz Sayın Ömer Balıbey, ilk öğretimini Elazığ’da, orta öğretimini Adana’da yüksek öğretimini İzmir’de tamamladıktan sonra Adana’da çeşitli okullarda öğretmen ve okul müdürü olarak çalışmış ve ardından Hatay, Yozgat ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü görevlerinde bulunmuş ve son olarak da Ankara’da sekiz yıl Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Eğitimi Genel Müdürlüğü yapmıştır. 

O herkesin hemşehrisidir. Elazığlıdır, Adanalıdır, Hataylıdır, Yozgatlıdır, İstanbulludur. Kısacası o Türkiyelidir. Herkes onda kendinden bir parça bulur. Gittiği her muhiti, kısa sürede tevazuu, samimiyeti, ilgisi, dostluğu ve vefası ile kuşatır, sanki kırk yıldır oradaymış, kırk yıldır o kişilerin dostuymuş hissi uyandırır.
 Ömer Balıbey sadece bir Eğitim duayeni, meslektaşlarına rol model olmuş örnek bir eğitimci, çok başarılı bir yönetici, iyi bir lider  değildir. Aynı zamanda vatanını, milletini ve devletini yürekten seven bir Türk milliyetçisi ve vatanseverdir. Samimi bir Atatürkçü ve çağdaş düşünceli bir aydındır. Yeniliklere açık, yenilikleri destekleyen vizyoner bir idarecidir. Öğrencilerin hepsinin birer hayali, ulaşmak istediği bir hedefi olsun isterdi. Çalışkan ve üretken bir bürokrattır. Hepsinden önemlisi samimi bir arkadaş, vefakar bir dosttur. 

1989 yılında Hatay İl Milli Müdürlüğüne atanan Balıbey, beş yıl bu görevi yürüttükten sonra 1994 yılında Yozgat İl Milli Eğitim Müdürlüğüne atandı. Kendisiyle 1994 yılında Hatay İl Milli Müdürlüğü görevinden ayrıldığı dönemde Ankara’da bakanlığımızın medarı iftiharlarından merhum Müsteşar Yardımcımız Necdet Özkaya’nın makamında karşılaşarak tanıştık. Genel Müdürümüzün  ortaokulda Türkçe öğretmeni olan  Necdet Özkaya büyüğümüzü, 1969 yılında Adana’da Türk Ocağı Başkanı olarak tanımıştım. Sonra 1975 yılında merhum Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Eğitimi Genel Müdürü Ayvaz Gökdemir’in Başyardımcısı oldu. Ben de İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü’ne Müdür Başyardımcısı olarak atanmıştım.  Necdet Özkaya hocamız, Sayın Genel Müdürümüzle ortak paydamızdı. 

Ömer Balıbey, 5 Ağustos 1996 tarihinde İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü görevine  atandı. Göreve başlarken Sabancı Öğretmenevi’nde kendisinden önceki müdürümüz Aydın Özyar’a veda, kendisine hoşgeldiniz töreni düzenledik. O tarihte ben de İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı idim ve o törenin sunuculuğunu  yaptım. Balıbey hocam törendeki mütevazı duruşu ve samimi konuşmasıyla kısa sürede dinleyenlerin içinde ilk sevgi ışığını yakmayı başarmıştı.

Anlatılamayan Atatürk Sevgisi Anlatılamayan Atatürk Sevgisi

Değerli Genel Müdürümüzü 1994 yılından bu yana 30 yıldır yakından tanıyorum. Bu süre içinde “milliyetçi, maneviyatçı, Atatürkçü, çağdaş ve devletçi” duruşundan asla taviz vermemiştir. Bağlandığı bu değerler konusunda her zaman dik durmayı başarmıştır. Milli ve manevi değerlerine bağlı, çalışkan, yetenekli, çağdaş düşünceli, doğru, dürüst personeline sonuna kadar sahip çıkmıştır. Bu tutumu sonucunda, görev yaptığı 10 yıl boyunca İstanbul Milli Eğitimi istikrarlı bir dönem yaşamıştır. Altı hükümetin değiştiği o dönemde, onun sayesinde Milli Eğitim siyasi çalkantılardan etkilenmemiştir. Ömer Balıbey müdürüme kadar geçen dönemde, İstanbul’daki il ve ilçe milli eğitim yöneticilerinden pek il müdürü yapılmazdı. Ama Sayın Müdürümüz başarılı gördüğü birçok müdür yardımcısını ve ilçe müdürünü, bakanlara önererek İl Milli Eğitim Müdürü yapmıştır.

Değerli müdürümüz çok çalışkan bir insandır, onda mesai mefhumu yoktur. 7/24 görevdedir, Cumartesisi, Pazarı yoktur, dur durak bilmez. Onun bu çalışma temposuna biz kolay kolay ayak uyduramazdık. İldeki müdür yardımcıları ve ilçe müdürleri ile toplantılarını, vatandaşın işi aksamasın diye mesai saatinden sonra yapardı. Saat 17.30-18.00 de başlayan toplantılar sabah 4’e, 5’e kadar devam ederdi. Çünkü herkesi tek tek dinler,  ilçelerin sorunlarını tespit eder ve çözüm önerilerinde bulunurdu.  O saatten sonra çoğu arkadaşımız ya dairede sabahlar ya da Sultanahmet Camisi’nde sabah namazını kılmaya giderdi.
 Sayın müdürümüz insan sarrafıydı. Herkesi hoş tutardı, ama çalışanı ve yetenekli olanı ayrı tutar, ayrı değer verir ve onları her fırsatta onere ederdi. Dostluğu samimi ve vefalıydı. Amir memur ayırmaz, her personelini bir tutar, acı ve tatlı her konuları ile ilgilenirdi. Sadece kendileri ile değil, yakınları ile ilgili sorunlarla da ilgilenirdi. Bu yüzden Milli Eğitim camiasında bir aile ortamı oluşturmayı başarmıştı. Her kademedeki personeli onu bir aile reisi gibi görürdü. Gençler babaları, abileri gibi, akranları da kardeşi gibi görürdü.  

Ömer Balıbey, 44 yıllık meslek hayatımda insan ilişkileri konusunda karşılaştığım en başarılı kişidir. Bu konuda tam bir rol modeldir. Birçok eğitim yöneticisi onu örnek alarak mesleklerinde başarılı olmuşlardır. Balıbey hocam, hiçbir zaman insanların etnik kökenine, dinine, mezhebine, siyasi görüşüne bakmaz, hiçbir ayırım yapmaz. Kim olursa olsun herkese aynı ilgiyi ve samimiyeti gösterir. Görüştüğü her kişiye özel olduğunu hissettirir. İstek ve dileklerin en ufak yapılabilme ihtimali varsa o ihtimali değerlendirip olumlu bir sonuca ulaştırır. Onun bu samimi ilgisini ve çabasını gören kişi de, işi olmasa bile teşekkür ederek memnun ayrılır.  
Çözüm odaklı düşünen ve davranan bir yöneticidir. Kendi halledemediği konularda başka alternatifler varsa onları da bildirerek yol gösterir, yardımcı olurdu.
Eğitimde kaliteye ve öğretmen niteliklerinin artırılmasına büyük önem verirdi. Bunun için Milli Eğitim-Üniversite işbirliğinin temellerini atmıştır. Özellikle öğretmenlerin akademik ortamdan istifadesini isterdi. Mesela 1996-1997 öğretim yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanlığı ile anlaşarak İstanbul’daki bütün Türkçe ve Edebiyat  Öğretmenlerinin Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyeleri ile belli bir program çerçevesinde bir araya gelmelerini sağladı. Edebiyat Günleri adını verdiğimiz bu etkinliğin organizasyonu görevini de bana vermişti. Bir haftada toplam 5 bin öğretmeni hocalarımızla bir araya getirdik. Balıbey hocam  birçok etkinliğin gerçekleşmesini sağlamıştır. Bir okuldaki başarılı ve güzel örneğin diğer okullara da örnek olmasını isterdi. İyi Örnekler Sergileri, Mesleki Eğitim Fuarları, Yeditepe Kültür ve Sanat Şenlikleri,  Şair Öğretmenler Geceleri, İstanbul Öğretmenleri Kültür ve Sanat Şenlikleri değerli müdürümüz döneminde gerçekleştirilen önemli etkinliklerdendir.

Ömer Balıbey hocam, eğitime katkıda bulunmaya yönelik her türlü resmi ve sivil girişimi desteklemiştir. Bunu konuda iki örnek verebiliriz. 
Merhum Prof. Dr. Türkan Saylan’ın kurduğu Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin Güneydoğu’dan okutmak için getirdiği lise çağındaki kız öğrencileri okutma girişimini, bu kız çocuklarını İstanbul’daki yatılı okullara yerleştirerek lise eğitimi yapmalarına en büyük desteği Ömer Balıbey vermiştir. Eğer bu desteği vermemiş olsaydı, bu projenin başarı şansı yoktu.

İkinci örnek ise Türk Dünyası Çocuk Şöleni  ile ilgili. Büyük Türk milliyetçisi merhum Prof. Dr. Turan Yazgan'ın kurucusu ve başkanı olduğu  Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı’nın en büyük etkinliği olan Türk Dünyası Çocuk Şöleni’nin de en büyük destekleyicisi olmuştur. Türk Dünyası’ndan gelen yüzlerce çocuğu yaş gruplarına uygun okullarda Türk ailelerin yanında misafir kalmasını sağladığı gibi, stadyumlarda yapılan bu etkinliğin biletlerinin okullarda velilerce alımını sağlayarak, etkinliğin finansmanına da en büyük katkıyı Ömer Balıbey hocam sağlamıştır. 

Ömer Balıbey hocam devamlı çalışan, araştıran, yenilikler peşinde koşan, yeniliklere destek olan, üreten örnek bir eğitim yöneticisidir. Bir eğitim lideri ve önderidir.
Ömer Balıbey hocamızın, 5 Ağustos 1996 tarihinde başladığı İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü görevi 10 yıl sürdürmüştür. Bu hizmet süresi, Cumhuriyet döneminde İl Milli Eğitim Müdürlüğünde gerçekleştirilen en uzun süredir.  Değerli müdürümüz 26 Temmuz 2006 bu tarihinden sonra Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi Genel Müdürlüğü görevine  atandı. Bu görevde de 8 yıl başarıyla hizmet verdi.  Bu görevi sırasında Öğretmen Liselerinin hem sayısını artırdı, hem de eğitim kalitesinin yükselmesine çaba gösterdi.YÖK’te Milli Eğitim Bakanlığı’nı temsil etti. Eğitim Fakülteleri ile işbirliği yaparak ilk defa Öğretmen Yeterliliklerinin belirlenmesini sağlamıştır. Ömer Balıbey’in İş Bankası Yayınlarınca yayımlanan İdeal Öğretmen isimli kitabı bulunmaktadır.  

Ömer Balıbey hocamız, Milli Eğitim Bakanlığının her kademesinde 40 yıl eğitim yöneticisi olarak görev yaptıktan sonra 3 Şubat 2015 tarihinde emekliye ayrılmıştır. Ama o tarihten bugüne kadar geçen sürede, bir gün bile eğitime hizmetten geri kalmamıştır. Eğitimin yanı sıra kültürel faaliyetlere de destek olan Balıbey, Gökbörü Okullarının kurucuları arasında yer almış olup, halen Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesidir.  
 1990’lı yılların başında dönemin Milli Eğitim Bakanı merhum Avni Akyol’un teşviki ve yönlendirilmesi ile kurulan 16 tarihi devlet lisesinin Eğitim Vakfı’nın çatı kuruluşu olan Türk Eğitim Vakıfları Dayanışma Konseyi Derneği’nin, İl Milli Eğitim Müdürlüğü döneminden bu yana hamiliğini yapmakta, eğitim faaliyetlerini desteklemekte, yönlendirmekte ve danışmanlığını yapmaktadır.

Değerli gazeteci, yazar ve öğretmen, milliyetçi fikir adamı Ahmet Kabaklı hocamızın 1972 yılında kurduğu  Türk Edebiyatı Vakfı’nın olan Başkan Yardımcısı olan genel müdürümüz, vakfın Başkanı Sayın Serhat Kabaklı’nın çalışmalarına da büyük destek vermektedir. 1985 yılında Kültür Bakanlığı’nın teşvik ve desteği ile millî kültürümüzün korunması, geliştirilip yüceltilmesi, iç ve dış Dünya’ya tanıtılması amacı ile kurulan Türk Kültürüne Hizmet Vakfı’nın Mütevelli Heyeti üyesidir.
 Ömer Balıbey, halen Bakanlığımız, il ve ilçe Milli Eğitim Müdürlüklerimiz ve STK’ların düzenledikleri bütün eğitim etkinliklerine davet edilmekte, ülke genelinde nerede eğitim alanında bir etkinlik varsa  katılmakta, destek olmakta, eğitime yön vermeye ve geleceğe ışık tutmaya devam etmektedir.  

Sayın Genel Müdürümüzün bu büyük başarısında kendi kişisel yetenekleri kadar, değerli eşi Handan Öğretmenimizin ve iki sevgili kızının verdikleri desteğin de büyük payı vardır. Genel Müdürümüz onuruna, büyük bir vefa ve kadirşinaslık örneği olan Ustaya Vefa etkinliğini düzenleyen Türk Edebiyatı Vakfı’na ve İlesam İstanbul Şube Başkanı Sayın Cafer Vayni’ye ve bu önemli etkinliğine katılımınızdan dolayı siz Ömer Balıbey Dostlarına eğitim camiası adına teşekkür ediyorum.  Aynı zamanda iyi bir aile reisi olan Sayın Genel Müdürümüze ailemizle birlikte sağlıklı ve mutlu uzun ömürler dilerken, bu enerjisinin eksilmemesini ve ülkemizin eğitim hayatına yol göstermeye, ışık tutmaya devam etmesini diliyorum.

Dr. Sakin Öner 

Editör: Kerim Öztürk