Neyse ki HÜDA PAR'ın 'yerli ve millî' olduğunu öğrendik, kafalarımızdaki endişeler silindi gitti!.. Bu gidişle, çok kurcalarsak, Hizbullah'ın da Tanrıdağı'dan Kür Şad'ın nârâsı eşliğinde geldiğini ortaya çıkarabiliriz!.. Zaten 'domuz bağıyla öldürme' tekniği, bizim ata sporumuz!..

'Yerli ve millî' geyiğine son İstanbul seçimlerinden önce de başvurmuştuk… Meşhur 'yerli uçak' göklerden yetiştirilemeyince, 'yerli terörist' piyasaya sürülmüştü!.. Devletin ajansına mektubu okutulan Apo için 'görevli akademisyen' şu nitelemede bulunuyordu: "Abdullah Öcalan bir Kürt isyanı lideridir ama aynı zamanda yerli ve millî bir şahsiyettir…"

Bu ifadedeki 'yerli dayatması' yabancı değildi aslında… Hatırlatalım: 'Yerli' kavramı üzerinden son 20 yıla bakalım… Mesela bebek katili Apo 'teröristlik'ten 'muhatap'lığa terfi ettirilirken üzerine 'yerli' elbisesi giydirilmişti… Çözüm sürecini millete 'barış' diye yutturmaya çalışan ve bugün devlette önemli görevlerde bulunan bazı akademisyenler Apo'yu şöyle takdim ediyorlardı: "PKK içindeki 'en makûl, en akılcı ve en yerli' kişi!.."

Dolayısıyla 'yerli' kelimesini duyar duymaz üstüne atlamamak lâzım!.. 'Millî ve yerli" algısı zaman ve siyasî hava durumuna göre değişiyor çünkü!..

Bir dönem Apo 'yerli'ydi!.. Apo'yu muhatap almanın önemini halka benimsetmek isteyen siyasî pazarlamacılar, ondan 'yerli bir kişilik' inşa etmeye kalkışmışlardı... PKK'lı teröristler ne zaman bir eylem yapsa, olay 'örgüt içindeki şahinler'e bağlanıyordu…  Eylem, 'provokasyon'la izah ediliyor, artık kendisine 'bebek katili ve terörist' denilmesi istenmeyen Apo koruma altına alınıyordu...

***

'Yerlilik' artık mobil bir kavramdı ve ne zaman, ne için, kime yapıştırılması gerekirse ona yapıştırılıyordu!..

8 Ocak 2013'te Fetullah Gülen, "Sulh için el de öpülür etek de öpülür" diyerek çözüm sürecini desteklemeye devam ederken, ilgili bakanların Akil İnsanlar Heyeti üyeleriyle bir araya geldiği toplantıda konuşan dönemin başbakanı, "Çözüm süreci millîdir, bu toprakların ürünüdür, yerlidir" diyordu...

***

Masa devrilince yeni yerli ve millîmiz MHP olmuştu birden!.. Çözüm sürecine karşı olduğu için, önceleri sürekli 'kandan beslenen', 'anaların ağlamasını isteyen', 'kan dökülmezse söyleyecek sözü olmayan' suçlamalarının muhatabı MHP'yle devam edecekti yeni yolculuk… Ve seçimlerden hemen önce halka şöyle seslenilecekti: "1 Kasım'da Meclis'e yerli ve millî 550 milletvekili gönderin…"

Yepyeni bir 'millî karma' vardı artık… "Türk ırkı yoktur, sentezdir" diyen de vardı, "Partimiz sayesinde hepimiz Türk olmaktan kurtulduk" diyen de!.. 'Ret, inkâr ve asimilasyon politikalarını ortadan kaldırmak'la övünen de, 'Ne mutlu Türk'üm diyene' yazılarına düşmanlık edip dağdan taştan silen de, resmî kurum adlarının önündeki 'T.C.'yi fazlalık bulup ateş eden de, 'Andımız'ı kovalayan da, önceleri teröristlerle birlikte ortak gelecek inşa etmeye kalkıp baldıran zehri içen de!..

Şimdi anlıyoruz ki, o 'yerli ve millî' karmaya aynı cinsten bir renk daha eklendi!.. 'Türk bayrağı'yla derdi olsa da, eyalet sistemi ve özerkliğin tartışılmasını istese de, 'Türkçe'nin devlet katındaki tekliğinden rahatsız olsa da yeterince yerli, mebzul miktarda millî!..

Klasik kullanım tavsiyesiyle bitirelim: Yiyen yer, yiyemeyen gargara yapar!..

Türkiye’nin İşgali Türkiye’nin İşgali

Servet Avcı - Yeniçağ

Editör: Kerim Öztürk