Gümüşhane’de mütevazi imkanları ile hem üretim hem de aile bütçesine katkı olsun diye adeta Pirahmet kavşağını üretim, dostluk, kardeşlik, cömertlik adresi yapan bir kardeşimiz Namık Kutay’ın misafiri olduk.

Geçen yıl beslediği kazları sonunda kesmeye karar verince içinden bir tanesini muhabbete vesile olsun diye bize gönlünden geçerek bize saklamış.

Kaz, yaklaşık bir yılı aşkın süredir buzdolabında bu muhabbet dostluk vefa sofrasını beklemiş.

Geçirdiğim ciddi rahatsızlık şehre gelişime engel olmuştu. Sonunda Allah nasip etti sıla diyarına kavuştuk.

Bu akşam ailece evlatları dünya tatlısı yeğenlerim, yengemiz seferber olmuş sofraya Türk misafirperverliğinin sevgisini katmış bize Harşit Vadisi kenarında çok güzel bir sofra kurdular.

Buzdolabında bekleyen Kazı artık yiyin diye ısrarıma rağmen saklamış. Şehre ayağımı basar basmaz işi şansa bırakmadı. Bize randevu verdi. Pazar gününün ikindi serinliğinde meyve ağaçları altında Pirahmet kavşağında tadına doyum olmayan hem nimet hem gönül sofrasına Gaziler muhtarı yeğenimiz Sabil Yakut ile oturduk.

Aslında özlenen yemek değil, samimi içten gelen bir karşılama karşılıksız bir buluşmadır.

Evet nimetleri Allah her şeye rağmen veriyor. Çünkü biz bu vadide çok fakirlik çektik. Allah bize istediğimizden fazlasını, nimet ve imkan verdi.

Fani dünya ama samimiyet, muhabbet fakiri olduk. İlişkilerimiz siyasallaştı. Klikler farkı sosyal aidiyetler hesaplar gelecek kaygısının siyasete evirilmesi vb. sebeple sevgi, saygı muhabbet iklimini çoraklaştırdı.

Gümüşhane’de her kesimden çok can dostlarım var. İnsan ayırımı hiç yapmadık ama bazen küçük makam koltuk ve şöhret pozisyonunu ilişkilerinin odağına koyan şahsiyetlere öyle içerliyorum ki; Zira bu zavallı tipleri çok gözlemledim.

Evet, biz Kaz yemek bahane iliklerimize kadar muhabbetin adamlığın tadına vardık.

Evet, mezarlıklar pozisyonunu ölümsüz zanneden mevtalar ile dolu.

Üç günlük dünyanın şanı şöhreti için eğilmeye bükülmeye bu kadar fırıldaklığa değer mi?

Mutlu, huzurlu yaşamak karşılaştığımız problemleri aşmak İçin sevgi, saygı, muhabbet, samimiyet karşılıksız bir sevdaya adanmadan asla ayakta kalamayız.

Engelleri yara yara Türk milletini ebedi var etmek gönüller inşa etmekten geçer.

Biz gönül adamı, sevgi muhabbet ikliminin neferliğine talibiz.

Türkiye’nin İşgali Türkiye’nin İşgali

Bırakalım kini, nefreti gönüller yapalım. Yıkılan gönül köprülerini inşa edelim.

Sevelim, sevilelim. Bugüne kadar dünya kimseye kalmadı, kimseye de kalmayacak!

Sabri Şenel  / İstanbul

Editör: Kerim Öztürk