Mümin müminin kardeşidir, birbirinizi Allah rızası için sevmedikçe gerçek iman sahibi olamazsınız.
Kimdir bu sözlerin sahibi; Cenab-ı Allah'ın kainatı onun yüzü suyu hürmetine yarattım dediği ahır zaman peygamberi, bizimde Peygamberimiz olan Muhammed Mustafa (S.a.V) den başkası değildir.
ALLAH yarattığı kuluna şah damarından daha yakındır, O gizliyi saklıyı herşeyi bilendir.
Bu dünya bir imtihan yeridir, her insan bu dünyada işlediği iyi veya kötü bütün amellerinin karşılığını yarın ahiret aleminde mutlaka görecektir. Ne mutlu ki bu dünyada ki imtihandan başarı ile çıkabilenlere. ..
Bizler de hasbel kader bir türk milletinin mensubu olarak dinimizin emirlerini yaşamaya çalışan bir kardeşiniz olarak, elimizden geldiği kadarıyla, gücümüz imkanlarımız dahilinde inanmış olduğmuz TÜRK -İSLAM DAVASINA hizmet verme gayreti içerisinde olduk.
Hayatımız boyunca ÜLKÜ adlı nazlı geline aşık olduk, davamızı hedefine ulaştırabilmek için kırk yıldır bulunduğumuz her ortamda hizmet etmenin gayreti içerisinde bulunduk. Doğru bulduklarımızı onayladık, yanlış gördüklerimizi ise önce kendi nefsimizde yok etmeye çalıştık. Egilmedik, bükülmedik, mevki ve makam sevdalısı hiç olmadık.
Ortada bir başarı varsa sadece kendimiz için değil bütün Ülküdaşlarımızın olsun istedik. Kimseden ne bir takdir, nede bir övgü bekledik, zira bütün hizmetlerimizi, mücadelemizi yanlız Allah rızası için yaptık,
Allah'ın bizlere bahşettiği ömür boyuncada devam edeceğiz. Geçen bu ömrümüz içerisinde bizlere daha çocuk yaşta öğretilen haktan, adaletten, dürüstlükten, mertlikten, açık sözlülükten, ülküdaşlık hukukundan asla taviz vermedik.
Ülküdaşlarımıza karşı hep açık sözlü olduk, söylediğimiz sözlerin hep arkasında durduk, yapamayacağımız boş vaadlerde bulunmadık, yasadığımız heryerde güven ve itimatın, ülkücü duruşun hep temsilcisi olduk.
Davamıza bir insan kazandıralım düşüncesiyle hep fedakar olduk, ekmeğimizi aşımızı evimizi paylaştık, yemedik yedirdik, giymedik giydirdik, cebimizdeki harçlığımızı verdik parasız pulsuz dolaştık. Ülküdaşlarımızın içerisinde bulunduğu gayri insani halleri gördük görmemezlikten geldik, duymadık işitmedik, sabrettik, yine de sevgimizi saygımızı eksik etmedik.
Hep arka pilanlarda durduk, gösteriş ve riyadan uzak,davasının ve milletinin bir hadımı olan Ülkücülüğü kendimize şiar eyledik. .
Dünya'ya tekrar gelecek olsak tekrar Ülkücü olmayı ve Ülkücü gibi yaşamayı hep Yüce Yaratandan arzu eyledik, halimize şükreyledik. Ülkpdaşlık kardeşliğini öz kardeşlikten daha evladır saydık, kimseleri kırmadık, üzmedik yeterki davamız zarar görmesin, bir insan kaybetmeyelim diyerek her insanı hoş karşıladık. Sadece Ülkücülere değil Türk Milletinin tamamına sahip olmak istedik, iktidar yolunun Gönül Seferberliğinden geçtiğine yürekten inandık. ..calıştık, çabaladık, yılmadan yorulmadan, bıkmadan usanmadan hep davayı,Ülkücülüğü, Türk Milliyetçiliğini,Ülkpdaşlığı hasılı Alp ve eren olmayı anlattık.
Ülkücülüğe inandık, imanımız gibi bağlandık, hayatımızın her safhasına Ülkücülüğü koyarak hayat felsefemiz yaptık.
Kula kul olmayı hayatımız boyunca hep red ettik, yanlız başımızı secde de Allah'ın huzurunda eğdik.
Slogan değil aksiyon Ülkücüsü olmanın gayreti içerisinde olduk.
Sözümüzün sened olduğuna inandık. Dün ne konuştuysak bugün yine aynıdır. Dün hangi noktada duruyorsak bugün yine ordayız.
Beynimizi zihnimizi asla yalanla, dolanla, para ve menfeaatle meşgul eylemedik. Biz sadece Ülkücü gibi yaşamanın mücadelesi içerisinde olduk. Ülküdaşımıza siyasi ayak oyunlarıyla kuyu kazmadık, herzaman başarılarıyla övündük gurur duyduk. Bir Ülkücünün diğer insanlara göre bizce çok daha değerli olduğu bilinciyle Ülküdaşlarımızı kimselere yem etmedik, iyi ve kötü günlerinde hep yanında olduk, birbirimize kan verdik kan aldık. ..birbirimiz için can verdik.
Bugün yaşanılanları, yazılanları, hakaretleri, fütursuzca ithamları, birinin adamı veya safı gibi suçlamaları, ülkücülüğü EVET - HAYIR ülkücülüğüne indirgeyenleri gördükçe kahroluyoruz.
Hele ki bir Ülkücüyü vatan hainleri ile aynı safa koyup yargılamak, insafsızca suçlamak hangi ülkücünün kitabında yazar. .!!!
Ülküdaşlarımız içerisinde fikir ayrılıkları rahmetli Başbuğumuz döneminde de vardı, şimdide olacaktır.
Bu insanlığın fıtratında var olan bir olgudur. Insanlar aynı kalıp ölçüleri içerisinde düşünmek zorunda değildir, ki öyle olsaydı dün Başbuğumuzun döneminde teşkilaţın kapısından giremeyenlerin hatta dövülenlerin bugün MHP yönetiminde ne işleri vardır. ???
Arkadaşlar; Allah rızası için kendinize gelin, Ülküdaşlık hukukunu yok sayıp yılların kazanımını ve kardeşliğini kendi elinizle yok etmeyin.
Bir kova içerisindeki akrepler gibi birbirinizi zehirlemeyin. . Aklınıza, nefsinize nolur hakim olun. .! Yarın Allah'ın huzuruna çıkacak yüzünüz, bunca şehide bakacak gözünüz olsun.
Yoksa bir ülküdaş olarak birbirimizin yüzüne bakacak yüzümüz ve gözümüz kalmaz.
Ömer Aydın


