Evet, güzel şehrimiz Hatay'da her 5 seçmenden biri artık Suriyeli oldu.

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı, Doç. Dr. Lütfü Savaş yaptığı açıklamalarda, Hatay'da 11 yıldır şehrin 5'te, 2'si kadar Suriyelinin yerleştiğini, "Hatay'daki mesele milli meseledir" dedi.

Suriyelilerden vatandaşlık alanların toprakta aldıklarını, henüz vatandaş olamayanların ise, Türk vatandaşlarının üstüne aldığını belirterek, Reyhanlı'da Suriyelilerden birinin seçime girmesi durumunda Türk rakibine  %100 fark atacağını belirtmiştir.

Yayladağı’nda ise her 5 seçmenden 1'si Suriyeli.  Hatay'ın, Suriye'ye gitmemesi için uğraştıklarını dikkat çeken Belediye Başkanı, "Bu coğrafya zemini kaygan bir coğrafyadır.

Coğrafyanın geçmişini iyi bilmek gerekiyor... İnsanların kendi yurdunda kalmalarını ve kendi yurdumuza da sahip çıkılmasını, buradaki herhangi bir Belediye başkanı, milli duygularla hareket eden, bilinçli biri olmayabilir bu nedenlerle sorunlara Ankara'da genel siyasetin sahip çıkması gerekiyor..." diye konuşmuştur.

Belediye Başkanı Sayın Savaş devamla, "...Şu anda Hatay'daki doğumların %75'nin Suriyeli kadınlar tarafından yapılıyor. 12 ayda bir çocuk doğuran birçok Suriyeli kadın olduğunu, Hatay'ın DEMOGRAFİK YAPISININ BOZULDUĞUNU, Türk vatandaşı olmanın da bu kadar kolay olmaması gerektiğini..." belirtmiştir.

Sayın başkanımızı bu milli duyarlılığından dolayı kutluyoruz.

Sadece Hatay mı? Kilis, Mersin, Gaziantep gibi güneyimizdeki bir çok vilayetlerde de aynı tehlike mevcuttur şu anda!..

Türk Milleti, hiç bir devletin yapmadığını tek başına yapmıştır.

Şu anda ülkemizde en az sekiz, dokuz milyon Suriyeli vardır. Suriyeliler ülkemiz için milli bir mesele, tam bir beka sorunu olmuştur.

82 milyon nüfusumuzun nerdeyse %10'na yakını Suriyelidir.  Ülkemizin demografik yapısı bozulmuştur.

Bir ülkede, kendini azınlık sayanların,%10’luk çoğunluğa ulaştıkları taktirde, SELF DETERMİNASYON anlaşmasına göre kendi kendilerini idare etmek üzere, Birleşmiş Milletler'den hak talep etmek ve ayrılma haklarını kazanabileceklerdir.

Türkiye 2002'de İkiz Yasalarla Self Determinasyon antlaşmasına şerh koyarak imzalamıştır.

Biz Suriyeli düşmanı değiliz, ırkçı da değiliz.

Fakat savaşmadan, sevişerek ülkemizin topraklarının İŞGAL EDİLMESİNE DE ŞİDDETLE KARŞIYIZ...

Artık kimse bize gazel okumasın.  İnsanlarımızın dini duyguları sömürülmesin. Türk milletinin mütedeyyin saf insanlarını, ENSAR-MUHACİRİN aldatmasıyla kandırmayı bıraksın artık.

Bu büyük millet, on yıldan fazladır, dişinden tırnağından artırarak, vergilerinden keserek, kendisi fakirleşmek pahasına sahip çıkmıştır. Ama nereye kadar...

 Sırtından bu yük ne zaman inecektir?

Misafirlik, bir yıl, üç yıl en fazla beş yıl olur. Artık gelinen nokta, sığınmacı, mültecilik boyutlarını çoktan aşmıştır. Türk milletinin bunu sorma ve öğrenme hakkı vardır.

Kimse tapulu malımıza gecekondu yapma hayaline kapılmasın. Büyük Atatürk'ün hasta yatağında 1937'de Türk topraklarına kattığı, HATAYIMIZIN İKİNCİ  BİR  FİLİSTİN YAPILMAK   İSTENMESİNE  TÜRK MİLLETİ  MÜSAADE ETMEYECEKTİR.

Gelinen noktada, ne ENSARLIK KALDI,  NE DE MUHACİRLİK VAR.

 Esat bu insanlara üç defa şartsız ve soruşturmasız geri dönmeleri için AF çıkardı. Geri dönen var mı? Yok. Gönderen var mı?

Yok!..

Bu insanlara kucağımızı açtık, milli servetimizi bölüştük. 2020 yılına kadar,  85.MİLYON DOLAR PARA HARCADIK. Artık harcanan paralar da açıklanmıyor. Bugünkü ekonomik sorunların bir sebebi de bu düzensiz göçler olduğu bilinmektedir...

Avrupa ise taahhüt  ettiği 6 milyon euronun  daha 3.milyin euroyu ödemedi bile!..

On senede konuya ilişkin çok yazılar yazdım. Ülkemizin geleceği,  savaşmadan,  ülkesinden kaçanların, Türkiye'de sevişerek doğurup, doğurup,  üreyenlerin  tehtidi altındadır.

Oyun çok büyük, çok!..

Neler olduğunu biliyoruz biz. Mevzu buraya sığmayacak kadar derin ve netameli. Gördüklerimiz ve duyduklarımız bir buzdağının ancak suda görünen kısmı kadar bile değil...

Böyle giderse, tedbir alınmazsa başta Hatay olmak üzere güney vilayetlerimiz FİLİSTİN OLACAKTIR.

Av. Faruk Ülker / 15 Mart 2022