Koy Enstitülu bir babanın kızıyım. Babam Behzat Kurt Pülür koy Enstitusu mezunu daha sonrada Eğitim Enstitünü bitirmiş. Her ne kadar köyün toprak varlığı olan bir babanın oglu olsa da en zengini ile en fakiri arasındaki fark ambardaki tahilin miktarı kadarmış. Yani yoksulun bir tık uzeri varlıkliydi. Babam tek maaş beş çocuğun geçimini sağlarken hiç ihmal etmediği tek şey her ay maaşından bir kitap almasiydi. Kitapliginda her çeşit ideolojiyi yansıtan kitaplar, Türk ve yabancı klasikleri bulabilirsiniz. Kitapların ilk baskıları fazladır. Düşünen, sorgulayan bir adamdı. Onunla konuşurken çok dikkatli olmak durumundaydık. Hatalı bir kelime telaffuz edilirse kim olursa olsun hemen düzeltilir,yanlış bir düşünceye sahipsek eleştirir bunun neden yanlış olduğunu anlatırdı.

Elinden her iş gelirdi. Ustalık yapar, hatalı iş yapanı izler, yanlış yaptığında onu söktürürdu. Neden yaparken söylemedin dediğimizde, o zaman maliyeti az olduğu için bu hatayı tekrar yapar derdi.Muzik aletlerinde çok iyi olmasa da yaylı sazlarda eline aldığını çalabilirdi. Hayvancilik, arıcılık, traktör kullanma, tarla sürme,tarla sulama her işe girerdi. Hele Erzurum bari, horon başı olmasın bütün ilçe halkı seyretmeye çıkardı. Bunlar kendiliğinden edinilen yeterlilikler değildi. Ve işin tebessüm edilecek yani Koy Enstitulu Bir Ülkücüydü:))