Gaziantepli gazeteci-yazar Necdet Sevinç"milletini sırtında taşıyan adam"dı... Diyarbakırlı Hadi Güzel, Irak'ta ve Libya'da görev yaparken "devletini sırtında taşıyan adam" olmuştu. Şırnaklı korucu ve tim komutanı şehit Nimet Encu"vatanını 30 yıldır gece-gündüz savunan adam"dı...

Trabzonlu Soysal Algan da ömür boyu, "Trabzonluları sırtında taşıyan adam"dı... Onu da kaybettik...

Soysal Algan, Trabzon Liselerinden Mezun Olanlar Derneği Başkanı olarak, İstanbul'a üniversite öğrenimi için gelen gençlerin ve Fındıkzade'deki Trabzon yurdunun hamisi olmakla kalmadı, bu yurdu, Türkiye için fikir üreten merkezlerden biri haline getirmeye çalıştı. Çeşitli partilerden gelen adaylık tekliflerini ise Sadettin Tantan'a olan vefası sebebiyle hep reddetti...

Soysal Algan, herhalde toplum için her türlü fedakârlığı yapmak duygusunu ailesinden almıştı. Mesela Dr. Celalettin Algan, insan sağlığı için hayatını feda etmişti. Bir Türk doktoru olarak ömür boyu Afrika'da salgın hastalıklarla mücadele etmişti. Onun kardeşi Dr. Nizamettin Algan, Trabzonspor'u Trabzonspor yapanlardandır. Aynı aileden Yüzbaşı Şerafettin ise İzmir'in kurtuluşu sırasında, atılan bombayla atı ölmüş kendisi de yaralanmış vaziyetteyken, Türk bayrağını valilik binasında göndere çeken Türk süvarisiydi. Hani Büyük Taarruz sırasında Mustafa Kemal Paşa ve İsmet Paşa'nın bellerinde uzun kılıçlarla çekilmiş fotoğrafları vardır ya... O kılıçları, Enver Paşa, Buhara'dan Mustafa Kemal Paşa'ya zafer dileğiyle göndermişti. Mustafa Kemal Paşa, kılıçlardan birini kendisi kuşanmış, ikincisini Garp Cephesi Komutanı İsmet Bey'e vermiş, üçüncüsünü de İzmir'e ilk girecek Türk zabitine ayırmıştı... O zabit, sonradan Algan soyadını alacak olan Trabzon/Maçka'nın Sulufoğulları sülalesinden Bahriye Hanım ile Kırımlı Yüzbaşı İbrahim Bey'in oğlu, Şerafettin idi...

Algan, "al kan" demektir ve aile tarafından Yüzbaşı Şerafettin gibi gazilerin Türk bayrağına düşen kanına atfen soyadı olarak alınmıştır...

AtatürkYüzbaşı Şerafettin'e ise "İzmir" soyadını vermişti... Adı, İzmir'in kurtuluşu ile birlikte anılsın diye...

***

Kısacası Soysal Algan gibi insanların ortaya çıkıp topluma önderlik etmesi, kendiliğinden olmuyor! Arkalarında büyük ve tarihî bir aile mirası var. Elbette kendi kararlarıyla ama bütün hücrelerinde taşıdıkları kültürel kodlarla hayatlarına yön veriyorlar...

Bu kültür, yüzyıllara, bin yıllara dayanıyor. Türkiye coğrafyasında aklı kalanların stratejik hedefi, işte bu kültürü yozlaştırarak, "temeli yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti"ni çökertmektir. Bu sebeple toplum, bir taraftan Batı'nın sapkınlıklarıyla kuşatılırken, diğer taraftan sözde İslam adına, tek eşli Türk kültüründen, 6 yaşındaki çocukla evlenmeyi meşru sayan, insanlık dışı hatta hayvandan aşağı bir uygulamaya doğru sürüklenebilmiştir. 

Avrupa Birliği'nin temsilcisi, esas olarak Türklüğün ve Türk tarihinin hakkından gelmek istediklerini söylemedi mi?

Şimdilerde Büyük Orta Doğu Projesi çerçevesinde, ensar-muhacir söylemiyle yani din bir aldatma vasıtası olarak kullanılarak hem Türkiye'nin nüfus yapısı değiştiriliyor hem de milletini, vatanını bırakıp kaçan insanların kültürü yüceltilerek Türk kültürü yok edilmek isteniyor! Türklüğü Anayasa'dan çıkaracağını söyleyen siyasetçiler bile var!

***

Böyle zamanlarda, Türk çocuğuna, nereden geldiğini hatırlatan ve onun dosdoğru bir istikamette yürümesini sağlayan insanların, dayanışma kültürüyle, dünyaya meydan okuyabilmesi en büyük servetimizdir.

Trabzonlular, Soysal Algan'ın bu değerinin farkındaydı ve onun hakkını hem yüzüne karşı hem de gıyabında teslim ederlerdi. Tabii ki bütün yurtta Soysal Algan gibi milleti için cefaya talip nice değerli insan var. Ülke onların omuzları üzerinde duruyor zaten...

Arslan Bulut - Yeniçağ