Evlatların olarak seni sayan ve sevenleri bari sen bölmeseydin.
Keşke sana gelip böyle bir yazı yazmana sebep olan ve serzenişte bulunan arkadaşlarımızı haklı bulmadan aramıza örülen duvarları işaret edip Türk milliyetçilerinin birliğinin ortaya çıkaracağı gücü işaret etseydin.
Sussaydınız da o yazıyı size yazdıran arkadaşlarımızla aramızdaki mesafeleri açan değil birleştiren olsaydınız sessesizliğinizle. 

Sizin gibi dil bilimci ve bugüne kadar nezaketinizden beslenmiş yüz binlerce ülküdaşınızı tahkir ederek psikolojik rahatsızlık, hesapsızlık ve kitapsızlıkla suçlamasaydınız.

Benim neslim sizi 1977 yılında Başbuğun size yazdırdığı “Bugünkü Türk Alfabeleri” adlı kitaplarla tanımış ve ülkülerinin hedefleri ile gururlanmış size değer vermiş bir nesildir.

Hocam ne oldu da o gün SSCB dimdik ayakta iken ve Türk milliyetçileri iktidarın sadece ucundan tutmuşken, işgal altındaki topraklarda esir Türklerin birbirlerini anlamasınlar diye emperyal güçlerin kullandırdığı değişik alfabeleri  karşılaştırmalı olarak yazmış ve birbirlerini anlamaları ve yazdıklarını okumaları için ter dökmüş ve heyecan doluyken, bugün bizlere “öğretilmiş çaresizlik” ve ümitsizlik kapılarını açan bir ruh hâline evrildiniz?

O günlerde %3-7 arasında gezen MHP oylarına bakıp Alparslan Türkeş’e “ Efendim oylarımız az CHP’nin zulmünden kurtulmak için AP ile birleşelim oylarımız boşa gitmesin.”diyebilir miydiniz?

O günün bugünden farkı yok hocam bilesiniz.

“Bin atlı, akınlarda çocuklar gibi şendik 
Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik !”

Gençliğimizde bize bu satırları öğretirken ne oldu da bugün inanmış  yüz bin Türk milliyetçisinin öncü olup imza verdiği ve ardında milyonlarca oy olan geleceğin ümidi bir hareketin yoluna taş koyup onları hafife alıyorsunuz? 
Ve en acı olanı da ne biliyor musunuz; bu inanmış, kararlı, tam bağımsız yüz bin Türk milliyetçisinin imzalarının ardında milyonların toplanacağını göremeyerek onları hafife almanızın yanında gitmelerini istediğiniz ve işaret ettiğiniz yer hocam.

O yer neresi hocam?

Türkiye’nin kurtuluşu için gitmemizi istediğiniz yerin kaptan köşkünde kimler var hocam ?

O ittifakın bileşenlerinin omurgasında hangi örgütler ve dün mücadele ettiğimiz hangi kadrolar var hocam?

Onlara güveniyorsunuz ama yüz bin imzanın ardında toplanacak milyonlarca Türk milliyetçisi ve vatanseverin ATATÜRK’ün izinde yola çıkan ateşli yüreklerine güvenmeyip hepsini hesapsızlık ve psikolojik rahatsızlıkla suçluyorsunuz.

Burada hesabı şaşan psikolojisi yaralı olan acaba kim hocam?

AKP’lileşenlerden bahsederken size bu yazıyı yazdıran CHP’lileşenlerden hiç bahsetmiyorsunuz.

İnanmış yüz bin Türk milliyetçisi ve onların ardından yürüyecek milyonlar sadece seçim kazanmak için mi yola çıkıyor sizce?

Böyle mi düşünüyorsunuz hocam?

Hâlbuki bir arkadaşımız sizinle konuşmuş size hedefimizi anlatmış ve Türk milliyetçilerinin birliğini sağlamak ve  cumhurbaşkanlığı seçim sandığında dağılan siyasi irademizin gücünü birleştirmek için yola çıktığımızı söylemiş, sizden desteğinizi istemişti.
Siz de heyecanla çok memnun olduğunuzu ifade etmiş verilecek her göreve hazır olduğunuzu söylemiştiniz. Hatta size “ Geçin önümüze cumhurbaşkanı adayımız olun” denmişti. Siz de bu şerefli görev için sizi düşünmüş olmamızdan gurur duymuş ve duygulanmış idiniz. Sağlık sorunlarınızın bir seçim kampanyasını yürütmeye uygun olmadığını fakat desteğinizin yazı ve açıklamalar ile her zaman arkamızda olacağını söylemiştiniz.

Bu geçen bir ayda ne değişti hocam ?

Ve ne oldu da bizlere hem kazanmak hem de Türkiye’yi kurtarmak için tavsiyeniz Anadolu işgal altında iken Osmanlı Meclisin’de ABD ve İngiliz mandasına teslim olalım diyenlerin benzeri oldu?
Niçin Mustafa Kemal gibi düşünmemizi işaret etmediniz?
Ve niçin aynen dün olduğu gibi bugün de yine emperyal güçlerin arkasında olduğu iki ittifaktan birini seçmeyi reddeden ATATÜRK’ün tam bağımsızlık ilkesi ile yola çıkan Türk milliyetçilerine teslimiyeti son yazınızda tavsiye ettiniz ?

Olmadı hocam olmadı !

Stalin’in Türkistan Türklüğünü sahte vaadlerle kandırıp II. Dünya Savaş’ında Alman cephesine sürmesini unutup bugün Stalin’in en kötü ve çapsız örneklerinin kaptan köşkünde oturduğu ittifakın konvoyuna kuyruk olmamızı ve 80 yıl öncesindeki benzer tuzağa Anadolu’da Türk milliyetçilerinin düşmesini istiyorsunuz.

Hem de yarınların ümitlerini boğma ve Türk milliyetçilerinin birliği için atılan adımı baltalayarak.

Biz dün büyük emekler ile beslediğiniz ülkümüzün anısına ve hakkına saygıdan dolayı sizi sevmeye devam edeceğiz.

Türk milliyetçileri yeni anayasa tuzağına karşı birleşmelidir Türk milliyetçileri yeni anayasa tuzağına karşı birleşmelidir

Ama hocam kusura bakmayın bu tavsiyenize uymayacağız. Ve göğsünü gere gere “ Ne mutlu Türk’üm diyene !” diyen ve adaylar arasında ATATÜRK’ün izinde tek Türk milliyetçisi olan Sn. Sinan OĞAN Bey’e sadece bugün için değil yarınlar için de huzurla ve güvenle oy vereceğiz.

Ve 111.506 atlı olarak ardımızdan gelecek milyonlar ile “ Çocuklar gibi şen kalacağız.” ve TURAN için yolumuza devam edeceğiz.

Size sağlıklar dilerken, birbirimizin tabutunu omuzlayacak neslin son kalan erleri olarak arzumuz bir kez daha düşünün ve sizi seven yürekleri bir bölen de siz olmayın.

Saygılarımla
Hakkı Şafak SES

Editör: Kerim Öztürk