İlahiyatçı İhsan Eliaçık’ın “Yaşayan Kur’an” isimli meal tefsirine, Diyanet İşleri Başkanlığının talebi ve mahkemenin kararıyla toplatılma ve imha edilme kararı çıkartıldı. 

Ortaçağda kaldığını sandığımız “imha ve yakma”, yeniden hortlamış görünüyor. Ortaçağ kilisesinin engizisyonunu uygulanıyor. Bu, ortaçağ papalarına özenmektir. Kilisenin çöpe attığını biz çöpten çıkartıyoruz.

Bu; “Kur’an’ın dediğini sadece biz belirleriz” demektir. “Bizim dediğimiz Allah’ın dediğidir” demektir.  “Tek doğruyu biz söyleriz” demek, dini diktatörlüktür.

MEAL NEDİR?

Bütün mealler şöyle başlar: “Her meal bir yorumdur; ana metnin yerine konulamaz”. Hiçbir meal kusursuz değildir Neticede bir insan çeviriyor. Hata yapılabilir.  Bu hatalar her yeni yayında düzeltilebilir.

Düşünceye gem vurmak insani bir eylem değildir.

DİNDE ZORLAMA OLMAZ

Zorlamanın hiçbir türü dinde olmaz. Zorlarsanız insanları münafıklığa zorlarsınız.

Devlet asla dine karışamaz. Hiçbir kurum insanları dini açıdan denetleyemez. Devletin yapacağı şey, sadece işin doğrusunu ortaya koymaktır. İnsanlar ister kabul eder, istemezse etmez. Devlet herkese eşit mesafededir ve kucak açar.

Allah da elçisine aynı şeyi söyledi; “Sen insanlara doğru bilgi ver. Sen onları hizaya getirecek değilsin”

Şimdiye kadar 4 farklı meal yasaklandı. Bundan sonra 10-12 mealin daha yasaklanacağı söyleniyor. Böyle giderse bunun önü alınamaz.

Türkiye'de Türk sorunu da Kürt sorunu da yoktur, siyaset sorunu vardır Türkiye'de Türk sorunu da Kürt sorunu da yoktur, siyaset sorunu vardır

AYDIN MUHALİF OLUR

Kişiliklerini ortaya koyan kimseler, meal bahanesiyle terbiye edilmek isteniyor.  

Aydın muhalif olur, yalaka olmaz. İmam Azam muhalif imamdı ve hapishanede işkenceyle öldürüldü. Sokrat da…

İlgilileri tövbeye davet ediyorum.

Prof. Dr. Orhan Arslan / Ankara, 27 Şubat 2023