1462’de Midilli’den,
1522’de Rodos’tan,
1566’da Sakız’dan,
1571’de Kıbrıs’tan,
1669’da Girit’ten
Türklere yenilerek önce Avrupa’ya sonra da yeni kıta Amerika’ya  gitmişlerdi !..

Biz bu adaları kimlerden aldık?
Yunan’dan mı, İtalyan’dan mı? Almandan mı? İngiliz’den mi?
Hayır.
Tapınakçılardan almıştık ve onları ilk geldikleri İtalya, Fransa ve Almanya’ya geri göndermiştik.
1096’da  ilk defe Anadolu’ya gelmeye başlamışlar, 1272’ye kadar 8 Haçlı Seferi ile Kudüs’ün fethi için  176  yıl süren uzun bir savaş döneminin yetiştirdiği “şövalyelerdi” o adaların sahipleri.
Bazen isimleri “Tapınak Şövalyeleri” bazen de isimleri  “Rodos Şövalyeleri” idi.

İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet iki defa sefere çıkmasına rağmen Rodos’u bu şövalyelerden alamamıştı.
1455 ve 1467 yılında iki sefer yaptı Fatih, ama adayı o zamanki adıyla Hospitalier şövalyelerin den alamadı.
Çağ açan Fatih, Midilli’yi almayı başarmış fakat Rodos’u alamamıştı.
Girit’i ve Kıbrıs’ı almayı ise hiç düşünmemişti.

Lisede hepimize tarihte olmayan bir Ceneviz-Venedik devleti yutturmacası ile Tapınak Şövalyelerinin üstünü örterek, Türk’e gerçek ve bugünlere uzanan asıl düşmanını öğretmemek stratejisi tesadüf müydü sizce? . 
Milli tarih okuması unutturulup ve milli siyasi tarihin öğrenilmesi başka nasıl önlenecekti? 

Tapınak şövalyeleri kimdir?…Neye inanırlar? Hedefler nedir?… hiç bir ders programlarımıza girmemiştir.
Öğrenmemiz istenmemiştir !..
Niçin? 
Kim yapmıştı bu tarih dersi programlarını ? 

1453’de İstanbul’u fetheden Türkler, Kıbrıs’ı tam 118 yıl sonra onlarca sefer sonrası ve 120 bin şehit vererek ancak feth edebilmişlerdir.

Girit adası ise 24 yıl süren çok uzun bir savaşlar zinciri ile her karış toprağına kan dökülerek adım adım alınarak Türk toprağı olmuştur.

1522’de Rodos’tan, 1566’dan Sakızdan,  1571 yılında Kıbrıs’tan geri çekilen Tapınakçılar Girit’te toplanmışlar ve güçlenmişlerdi.
Girit’ti vermemek için büyük direniş göstermişler ve çok ciddi bir muharebeler zincir sonrası adayı terk etmişlerdir.

Bunların dedelerine de yine Türkler kök söktürmüştü Anadolu ve Kudüs yollarında.
I.Kılıç Arslan, İmadüddin Zengi, Selahattin Eyyüb !..

1097’den 1272’ye kadar 176 yıl Türklerin önünde bozguna uğradıktan sonra Akdeniz’de ki Kıbrıs, Rodos, Girit ve Sakız başta olmak üzere adalara yerleşmişler Avrupa- Anadolu- Mısır ve Suriye, Arabistan arasındaki ticaret yollarını kontrol ederek, korsanlık yaparak çok zengin olmuşlar fakat bir gün bile tekrar Kudüs’ü almak hedeflerinden asla vazgeçmemişlerdi.

Türklerin önünde Haçlı seferlerinden sonra ikinci defa Akdeniz’deki adalardan kovulan “tapınakçılar” Almanya başta olmak üzere, Fransa ve İtalya’ya  yerleşmişler ve Protestanlığın ateşini yakmışlar ve de Katolik Kilisesine isyan hareketini başlatmışlardır.
Püritenler adıyla !. 
Sonra Engizisyonlar ve Avrupa’dan Amerika’ya İngiltere ve İspanya üzerinden kaçış.

Bugünkü ABD’yi kuran aklı ve ABD derin devletinin felsefi arka planını merak edip öğrenmek istiyorsak eğer, önce Tarih okumalarına, Türk’ün gizli ve açık düşmanlarını öğrenerek başlamalıyız.
O zaman Chembrig ve Harvart üniversitelerinin bir birinin benzeri olarak hangi püriten papaz ailesi kurmuş öğrenir ve ilk düğmeyi doğru ilikleyerek resmi netleşleştirmeye başlamış oluruz.
Özetle Tapınakçılar üçüncü defa Türklerle hesaplaşmak ve Kudüs yolunu Türklerden temizlemek için Akdeniz’e bu sefer ABD bayrağı ile geldiler. Daha önce Papalığın kutsadığı Alman, Fransız, İtalyan Kralları ve Kontları, Baronları olarak orduları ile gelmişlerdi.
Şimdi ABD bayrağı altında geldiler !..

Yunanlılar mı?
Geçiniz adayı kimlerden aldıysak onlarla karşı karşıyayız. O yıllarda Yunanlı’nın adı sanı yoktu ortalarda.
Yunanlılar en iyi yaptıkları işi yapsınlar. 
Hizmet sektöründe,  ABD ordusunun yiyeceğini içeceğini en güzel şekilde servis etsinler ve çarşaflarını yıkayıp temizlesinler.

İstanbul’un üçte biri bir nüfusla , o da üçte ikisi yaşlı olan nüfusuyla hangi savaş girecekler? 

TV’ler de yapılan sığ, çapsız ve tarih şuurundan ve de milli tarih okumasından habersiz yapılan tartışmalar Türk-Yunan savaşı olur mu? olmaz mı? diye saçma sapan yorumlardan geçilmiyor.

Dumlupınar’da Yunan ordusunu dağıtan Atatürk ne demişti: “Truva’nın intikamını aldık.”
3000 yıl önce Anadolu’da ki Türk tarihine Truva üzerinden işaret eden milli tarih şuuruna bakar mısınız?
Çünkü Çanakkale’de boğaza gömdüğü  İngiliz donanmasında ki bir savaş gemisin adı ne idi: Agamemnon.
Kimdi Agamemnon?
Truva’ya denizden gelerek saldıran AKA ordularının başındaki komutanın ta kendisi.

Şimdi Atatürk’ün tarih okumasına ve milli tarih şuuruna bakın.
Eğer bugün yaşasa idi herhalde ABD’ye şöyle derdi :
I.Kılıç Asla’nın, Selahattin Eyyubi’nin, Piyale Paşanın ve Lala Mustafa Paşanın torunları olarak seninle üçüncü defa hesaplaşmaya hazırız !..

ABD’yi tanımadan, onu kuran felsefi arka planın Teopolitik  kodlarını bilmeden Akdeniz’e gelişinin gerçek sebebini doğru tespit edemeyiz.
Eğer bu sebebleri  doğru tespit edemez isek doğru çözüm ve stratejileri de bulamayız.
Ve tabi bu çözümler için doğru kadrolara ve milli tarih şuuruna ve de ufkuna sahip devlet adamlarına ne kadar çok ihtiyacımız olduğunu da farkedemeyiz.

Herkes safını iyi bilsin.
Tapınakçılarla karşı karşıyayız. 
Ve Teopolitik bir 3. Dünya Şavaşının çekim alanına çoktan girdik.

Hakkı Şafak SES