Pakistan Başbakanı İmran Han, ülkesindeki 20 civarında yabancı ülke büyükelçisinin Rusya'ya kınama ve yaptırım uygulanması için yaptıkları çağrıya tepki gösterip bakın ne dedi.

“Aynı mektubu Hindistan'a yazdınız mı?” 

Devamında "Bizi ne sanıyorsunuz? Biz sizin köleniz miyiz? Ne söylerseniz onu mu yapacağız?" ifadelerini kullandı.

Batılı ülkelerin Hindistan'ı Keşmir'deki zulmü nedeniyle kınamaktan kaçındığını soyleyen İmran Han, ayrıca Pakistan'ın Afganistan'da NATO'ya sunduğu yardım icin takdir yerine tenkit edildigini de sözlerine ekledi.

Pakistan ve Hindistan, BMGK'de Rusya'nın kınanması tasarısına çekimser oy kullanmış, yaptırım çağrısına uymayarak Rusya-Ukrayna savaşında tarafsız kalma politikası izlemeyi tercih etmişlerdi.

Pakistan muhalefeti Imran Han'ı tenkit etmedi, 

Ya Ülkemizde öylemi?

Başta Ortadoğu olmak üzere Türk ve Islam cografyasını karıştırıp sonra da keyifle seyredenler şimdi savaş kapılarına dayanınca Ülkemizi ve dostumuz olan devletleri su alan kayıklarına bindirmeye,kendileri ile birlikte hareket etmeye çağırıyorlar. 

Geçtiğimiz yıl ekim ayında  ABD, Fransa ve Almanya’nın da içinde bulunduğu 10 Batılı ülke büyükelçisi diplomasi tarihine geçecek benzer bir skandala imza atmış,kendilerini sömürge valisi gibi görüp, ortak bir metin yayımlayarak Türkiye'den Osman Kavala’nın ‘derhal’ serbest bırakılmasını istemişlerdi.

Türkiye'yi uluslararası toplum nezdinde küçük düşürme, iç politikasına müdahale etme ve Türk yargısını etki altına alma amacıyla yapılan bu küstah talebe karşı Türkiye, tereddüt etmeden gereken tepkiyi vermiş,hadlerini bildirmiş ve istenmeyen adam ilan edeceğini açıklamıştı.

Büyükelçiler benzeri bildiriyi neden Moskova ve Pekin'de yayınlamazlar.
Neden Ermenistan,Yunanistan, GKRY ve Israil'i hiç tenkit etmezler.

Kılıçdaroğlu, "Ülkeyi hızla uçuruma sürekleyen şahıs, bu sefer de '10 büyükelçinin 'istenmeyen adam' ilan edilmesi emrini' vermiş" ifadesiyle olaya yaklaşımını ortaya koymuştu.

Alman Sol Parti Milletvekili Sevim Dağdelen, "Almanya da,Türk büyükelçiyi sınır dışı etsin" talebi ile her zaman olduğu gibi hain tiyniyetini sergilemiş ve Türkiye'ye kin kusmuştu.
Cem Özdemir denilen benzeri de Türkiye'yi Pakistan'a benzetmiş, Avrupa'daki terörle Türkiye'yi ilişkilendirecek derecede bir ihanet sergilemisti. 

Bu kişilerin Türkiye'de kimlerle bağının olduğunu,Almanya ve Avrupa ziyaretlerinde kimlerin bunlarla bir araya gelip sırtlarını sıvadıgını hatırlayalım. 

Türkiye Kırım'ın ilhakına karşı cıkan tavrını 2014 yılından beri istikrarli bir şekilde sürdürdü. 
Putin'in Cami açma istismarına geçit vermedi.Rusya'nın Ukrayna'yı işgal hareketine batıdan önce ve en yüksek seviyeden en sert tepkiyi gösterdi.

Ancak Ülkemize karşı haksız ve hukuksuz yaptırım uygulamayı alışkanlık haline getirenlerin kuyruğuna takılmadı. 
Onların "Yaptırım" çağrılarına değil milli çıkarlarına kulak verdi. 

Durum bu sekilde iken Akşener'in "Vakit boş laf değil, yaptırım vaktidir. Vakit çekimser kalma değil, zalimin karşısında dik durma vaktidir" sözleri batı ülkelerine mesaj ve tribünlere oynamak degilmi?

Daha geçen yıl ittifak arkadaşı mazlum Azerbaycanlı kardeşlerimize Türkiye'nin verdigi destegi batı emperyalizmine jurnallemedimi?

Bugün deTürkiye'nin mazlum Ukrayna'ya yardımını Tüm Ukrayna halkı ve yönetimi görüp, takdir ederken Akşener'in bu gerçeği görmüyor olması mümkün mü?
Ukrayna'nın Türkiye garantör olsun teklifi her şeyi  anlatmıyormu?

Bu zihniyetin peşine takılmamızı istediği Batı Ülkeleri Türkiye ve Türk Milleti'nin hangi sıkıntısında yanımızda oldu?
Aksine sıkıntıların kaynağı oldular, her türlü melaneti başımıza sardılar, piyon kullandılar. 

Rusya ile savaş tehlikesi henüz bitmeden Patriotları söküp götürmedilermi?
Batı ülkelerinin halen Türkiye'ye katı yaptırım uyguladıklarından Kılıçdaroğlu ve Akşener'in haberi yokmu?

Dertleri zerre kadar insan hakları olsaydı Türk ve İslam aleminde kan ve gözyaşı akarmıydı? 

Türkiye artık batının emireri olmadığı gibi, Rusya ile ilişkilerini milli çıkarı doğrultusunda yürütüyor. 

Olaylara Türk Dünyasının geleceğini düşünerek yaklaşıp,tavır koyuyor.

Bu zihniyet bilmelidir ki Türkiye 2016 sonrası Ülkücülerin ve MHP'nin degişmez hedefi olan "Ne ABD,ne Rusya,ne Çin herşey Türk Milleti için" politikasını izliyor.

Vaziyetin bu sekilde olduğu, gidişatında aynen devam edecegi biline.

Türkiye'nin kararlı ve dik duruşu diğer Türk ve İslam coğrafyası ile Afrika ülkelerine örnek oluyor. 

Son olarak BAE ve Suudi Arapistan'ın Türkiye'ye yaklaşması bu gelişmenin açık örnekleridir.

Kaldı kı Batı ülkeleri Ukrayna'yı NATO'ya almadıkları gibi AB üyeliği basvuruşuna da onay vermediler.

Türkiye artık başkalarının kuyruguna takılarak değil kendi insiyatifi ve milli çıkarı doğrultusunda Kırım'ın ilhakına da Ukrayna'nın işgaline de karşı çıkıyor ve bu politikasını her türlü ortamda açıklıyor.

Yörüngesini kaybedenler ile ekseni kayanlar artık kendilerine gelmeli,Türkiye'nin milli çıkarlarına uygun ve Türk dünyasını merkeze alan politikalarını görmeli ve idrak etmelidirler.

Mehmet Topalgökceli