Yıllar önce..

Cumhurbaşkanımız Rauf Denktaş’ın hayata gözlerini kapamadan hemen öncesi, Ocak 2012’de,Yeniçağ Öğrenci Platformu davetlisi olarak Kıbrıs’a gitmiştim, bir konferans için..

GÖZLERİ IŞIL IŞIL AMA ENDİŞELİ

Kıbrıs’ta ilk ziyaretimiz Sayın Cumhurbaşkanı’na oldu, Kuzey Kıbrıs Türk Devleti ilk Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Denktaş’a, konutunda ve hasta yatağında. Gözleri ışıldadı bizi görünce, elbet o da izliyor haberleri, biliyor ne yolda koştuğumuzu. Işıl ışıl gözlerinde bir tarih gördüm ve heyecanla ilk sözü aldım:

- Türk Tarihi’ne altın bir sayfa eklediniz Sayın Cumhurbaşkanım. Gelecek nesiller sizi hatırlayacak ve gurur duyacaktır yaptıklarınızla. Yüzüme baktı endişeli bir tavırla, sessiz ama derin bir sesle:

- “Umarım bu sayfayı koparmazlar” dedi.

- Asla dedim Sayın Cumhurbaşkanım, asla… Yetişen nesiller sizin nasıl zorlu bir mücadele ile bir Türk Devleti yarattığınızı biliyor. Bu devlet dünya durdukça yaşayacaktır.

- “Umarım öyle” olur, dedi, yine sessizce ama düşünceli. Elini öptüm, bir daha öptüm ve O’nu düşünceleriyle başa başa bırakıp ayrıldım…

RUMALARI AB’YE KİM ÜYE YAPTI

Bugün ki şartlarda AB üyesi olan, üstelik AKP siyaseti eliyle üyeliği tanınan Rumların Kıbrıs’taki Türklere verecek artık bir şey yoktur. Sayın Denktaş’ın gözlerinde paylaştığım endişe de buydu. Çünkü şartlar artık eşit değildir; bir tarafta dünyaca tanınan ve AB üyesi zengin Rum, diğer tarafta Türkiye’den başka kimsenin tanımadığı fakir Türk, şartlar eşit değil. Böyle çözüm olmaz, bu şartlarda çözüm de bulunmaz.

KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ AB’YE TAM ÜYE OLMADAN ÇÖZÜM OLAMAZ

Şimdi Dilipak.. Şimdi Dilipak..

Kuzey Kıbrıs Türk Devleti ya AB’ye tam üye yapılıp Rumlarla eşit şartlarda masaya oturmalı ya da Türkiye, AB Gümrük Birliği anlaşmasını askıya alıp Kıbrıs ile ticareti başlatmalı ve Kıbrıs Türk Devleti’ni dünyanın tanıması için tüm diplomatik güçlerini seferber etmelidir.

Erdal Sarızeybek

Editör: Kerim Öztürk