YÖK’ün belgesiyle yabancı öğrencilerin ikamet oyununun deşifre olmasından sonra yabancılara doçentlik kapılarının nasıl açıldığı da ortaya çıktı!

Üniversitelerde hoca olmanın yolu doçentlik kriterlerini tamamlayabilmekten geçiyor herkesin malumu üzerine!

Bu şartlar arasında neler var?

Uluslararası yayınların olması, ulusal yayınların olması, kitap bölümü yazılması, kitap yazılması vs.

Hepsinin ayrı puan değerlendirmesi var kendi içinde.

Bu şartlardan bir tanesi de Yabancı Dil Sınavı’na girmek ve en az 65 puanı almış olmak!

İşte bütün meselede tam olarak bu noktada başlıyor!

Doçentlik başvurularında bütün alanlar için kabul edilen yabancı diller şöyle;

İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca, Rusça, Arapça, Çince, Japonca, Yunanca ve Farsça!

Üniversitelerde YÖK’ün verilerine göre, Türkiye’de toplam 3 bin 69 yabancı uyruklu öğretim elemanı bulunduğunu yazmıştım.

Yine İran’da açık öğretim okuyan bir kişiye Fenerbahçe Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yaptırıldığını da ayrıca kaleme almıştım!

Özellikle özel üniversitelerde bazı bölümlerde öğretim üyelerinin 3’te 2’sinin yabancı uyruklu olduğu ve anadili İngilizce olmayanlara hazırlık sınıflarında İngilizce dersi verdirildiğini açıklamıştım.

Şimdi anadili İngilizce olmayanlara İngilizce dersi verdirildiği skandalından sonra başka bir skandal daha ortaya çıktı!

Yukarıda belirtmiştim doçent olabilmenin şartlarından biri de yabancı dil sınavından en az 65 puan almış olmak!

Yukarıda belirtilen dillerden birinden sınava girip bu puanı almış olmanın yeterli!

Yabancı uyruklular da bu sınava başvurabiliyor ama asıl önemli nokta şu;

Türk vatandaşlığı verilmiş yabancılar kendi anadillerini ikinci dil saydırabiliyor!

Yani örneğin Türk vatandaşlığı alan bir Suriyeli Arapça’dan, İranlı, Farsça’dan bu sınava girip 65 puanı aldığında doçentlik şartını sağlamış oluyor!

Elbette diğer ırklarda örneğin Rus’u, Ukraynalısı, İspanyol’u, İtalyan’ı, Fransız’ı, Alman’ı ve İngiliz’i bu haktan yararlanabilir ama bu ırklardan hangisi Türk vatandaşlığına ihtiyaç duyar buna siz karar verin!

Ve kimlere vatandaşlık veriliyor bir düşünün!

Tabii ki Ortadoğulu “Din kardeşlerimize”!

Bu Bir Anma Değil Yaşayan Çınara Vefa Günüdür Bu Bir Anma Değil Yaşayan Çınara Vefa Günüdür

Adam geliyor önce vatandaşlığını alıyor!

Vatandaşlık alınca anadili Türkçe sayılıyor otomatikman, sonra asıl anadilini ikinci dil olarak gösterip sınava giriyor ve hoooop doçentlik dil şartı tamam!

Gelsin Türk vatandaşlarının alın teriyle kazandığı paradan kesilen vergilerle ödenecek maaşlar!

Ellerini ovuştura ovuştura bekliyorlar!

Türkler mi?

Türkler atanabilmek için Ankara’da dayı aramak zorunda!

Dayısı yok mu?

O zaman daha çok beklersin!

Eyy Türk oğlu Türk!

Sen dirsek çürütmeye, fedakarlık göstermeye devam et!

Elin yabancısının maaşını ödemek için çalış, didin, dur!

Editör: Kerim Öztürk