Özgürce yaşadığımız bu vatan alelade bir toprak parçası değil, bizlere büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve yeni bir devlet kurma uğruna canını siper etmiş kahraman şehitlerimizin kutsal emanetidir.

21 yıldır yaşananları olağan bir siyasi süreç olarak kabul ederseniz çok yanılırsınız.

AKP İktidarının yıllar süren planlı ve kasıtlı icraatlarını klasik bir muhalefet anlayışıyla sadece basit bir siyasi beceriksizlik, yandaşa rant ve irtikap mantığı içinde açıklamak, gözü açılmamış siyasi bir saflıktır.

AKP; Atatürk, Cumhuriyet ve laiklik karşıtı bir partidir.

Nitekim Anayasa Mahkemesi 2008 yılında, "Laiklik karşıtı odak" olması nedeniyle AKP hakkında mahkûmiyet kararı vermiştir.

Onlar yıllardır demokratik ve laik toplumla hep savaş halinde oldular kin ve nefret söylemi ile hücum ettiler.

Onca malın, mülkün haraç, mezat satılmasına neden oldular.

Hazinenin tamtakır boşaltılmasını sağladılar.

Her türlü millî servetin ganimet misali paylaşılmasına yol açtılar.

Milletin vergileriyle büyük bir ihtişam ve saltanat içinde yaşam sürdürdüler.

Milletin sefalete terk edilip borç batağında yaşatılmasına neden oldular.

Akıl dışı ekonomik formüller üreterek enflasyonu azdırdılar, milleti açlık ve yoksulluk sınırları altında yaşam savaşı verir hale düşürdüler.

Tüm ekonomik kuralları yok saydılar.

T.C. ibarelerinin parçalarcasına sökülmesine yol açtılar.

Atatürk adını mümkün olan her tesis ve kamu kurumundan kaldırdılar.

Millî bayramları gerektiği büyüklükte, şan ve şerefle kutlamamak için tören usullerini değiştirdiler.

Haddini aşan, keşke Yunan kazansaydı söylemine sessiz kaldılar.

Bu Bir Anma Değil Yaşayan Çınara Vefa Günüdür Bu Bir Anma Değil Yaşayan Çınara Vefa Günüdür

Bu söylemi yapan feslinin cenazesine devlet töreni yaparak, hep birlikte tabutuna omuz verdiler.

Onca generali FETÖ'cü savcı ve hâkimlerin kararları ile mahkûm edip büyük bir zevkle rütbelerini söktüler.

İstiklal Marşı'nda ayağa kalkmayanları cezasız bıraktılar.

Andımızı yasakladılar.

Anayasa'nın ilk dört maddesi ve Türklük ifadesine olan düşmanlığı olanları AKP'ye alıp milletvekili seçtirdiler.

Demografik yapıyı tahrip etmek ve ihvancı yapıya uygun yeni bir toplum inşa etmek için adeta bir kavimler göçüne dönüştürülmüş milyonlarca sığınmacının ülkeye girmesine göz yumdular ve vatandaşlık verdiler.

Yandaş medyadaki yoğun algı yönetimleri ile milleti yalanlarla uyuttular.

29 Mayıs İstanbul'un fethidir ve umarım büyük Türk milletinin sorunlarının çözümü için de yeni bir başlangıcın tarihi olur.

Editör: Kerim Öztürk