Toprak Hattı Grubu tarafından kamuoyuyla paylaşılan açıklamada, İslam ile İslamcılık kavramlarının aynı olmadığı vurgulanarak, iki kavram arasındaki temel farklılıklar ayrıntılı şekilde ele alındı.

Açıklamada, İslam’ın Allah tarafından bütün peygamberler aracılığıyla insanlığa gönderilen ilahi din olduğu belirtilirken, Kur’an-ı Kerim’de de İslam’ın tek hak din olarak ifade edildiği hatırlatıldı. Dinin; inanç, ahlak, ibadet ve toplumsal kuralları kapsayan ilahi bir sistem olduğu, insanı kendi iradesiyle doğruya ve iyiye yönlendirmeyi amaçladığı ifade edildi.

İSLAM VE MÜSLÜMANLIK KAVRAMLARININ AYNI ANLAMA GELMEDIĞI VURGULANDI

Açıklamada, İslam ile Müslümanlık kavramlarının birbirinin yerine kullanılmasının doğru olmadığı ifade edildi.

Buna göre İslam, temel kaynaklarda yer alan ilahi dinin adı olarak tanımlanırken, Müslümanlık ise tarih boyunca farklı toplumların dini yorumlayış ve yaşayış biçimlerinin oluşturduğu kültürel pratikleri ifade ediyor. Bu nedenle sosyolojik açıdan tek bir Müslümanlık anlayışından değil, farklı Müslümanlık yorumlarından söz edilebileceği belirtildi.

İSLAM İLAHI, MÜSLÜMANLIK YORUMA DAYALI BIR KAVRAM OLARAK TANIMLANDI

Metinde, İslam’ın ilahi ve değişmez olduğu, Müslümanlık anlayışlarının ise beşeri yorumlardan oluştuğu ve farklı kültürlerde çeşitli biçimlerde ortaya çıktığı ifade edildi.

İSLAMCILIĞIN TARIHSEL ORTAYA ÇIKIŞI VE İDEOLOJIK NITELIĞI

Açıklamada, 19. yüzyılda Batı sömürgeciliğine karşı gelişen yenileşme hareketleri sürecinde ortaya çıkan siyasi yaklaşımların Batı tarafından Siyasal İslam veya İslamcılık olarak tanımlandığı belirtildi.

Zaman içerisinde bu kavramın Müslüman toplumlar tarafından da benimsendiği ve ideolojik bir kimlik kazandığı ifade edilerek, İslamcılığın din ile aynı şey olmadığı vurgulandı.

İSLAMCILIK BIR SIYASI İDEOLOJI OLARAK DEĞERLENDIRILDI

Açıklamada, İslamcılığın dini yalnızca inanç ve ibadet alanında değil; devlet yönetimi, hukuk, ekonomi ve toplumsal hayatın belirleyici unsuru haline getirmeyi amaçlayan siyasi bir ideoloji olduğu ifade edildi.

Bu nedenle vahyin ürünü olan İslam ile siyasal amaçlarla geliştirilen ideolojik yaklaşımların aynı kabul edilemeyeceği belirtildi.

AÇIKLAMADA İSLAMCILIĞIN YOL AÇTIĞI İDDIA EDILEN OLUMSUZLUKLAR SIRALANDI

Toprak Hattı Grubu açıklamasında, İslamcılığın toplumsal hayatta çeşitli olumsuz sonuçlara neden olduğu değerlendirilerek şu başlıklara yer verildi:

• Dinin dünyevi çıkarlar için araç haline getirilmesi

• Dinin kutsallığının zedelenmesi

• Siyasi politikaların din üzerinden meşrulaştırılması

• Başarısızlık ve yolsuzlukların dini söylemlerle açıklanmaya çalışılması

• Toplumun kutuplaştırılması ve ötekileştirilmesi

• Farklı düşünen Müslümanların dışlanması

• Fikir çeşitliliğinin reddedilmesi

Ahilik Ruhu ve Anadolu'nun Beka Senedi
Ahilik Ruhu ve Anadolu'nun Beka Senedi
İçeriği Görüntüle

• Tek tip Müslüman profili oluşturulmaya çalışılması

• Radikalleşme ve şiddete zemin hazırlanması

• Şiddetin dini söylemlerle meşrulaştırılması

DININ SIYASALLAŞMASININ ÖNCELIKLE DINE ZARAR VERDIĞI SAVUNULDU

Açıklamada, tarih boyunca dinin siyasete malzeme edilmesinin en büyük zararı yine dine verdiği ifade edildi.

Bu kapsamda Montesquieu’nun “Din ile devlet birleştirildiğinde din kutsallığını, devlet ise adaletini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalır.” sözü ile İbn Haldun’un “Din iktidarın aracı haline geldiğinde hem inanç hem de adalet zarar görür.” değerlendirmelerine yer verildi.

GERÇEK MÜMININ TEMEL ÖZELLIKLERI HATIRLATILDI

Metinde Allah’ın istediği mümin profilinin;

• Ahlaki üstünlük

• Vicdani sorumluluk

• Toplumsal merhamet

ilkeleri üzerine inşa edildiği ifade edildi.

Hz. Peygamber’in “Allah’a iman ettim de ve dosdoğru ol.” hadisine atıf yapılarak, gerçek kurtuluşun yalnızca inançla değil, doğru, adil ve ahlaklı bir yaşam sürmekle mümkün olduğu belirtildi.

DININ YOL GÖSTERICI NITELIĞINE DIKKAT ÇEKILDI

Açıklamada dinin insanı zorla ahlaklı yapmadığı, yalnızca doğru yolu gösterdiği ifade edildi. Ahlaki sorumluluğun bireyin kendi iradesine bırakıldığı belirtilerek, kişinin tercihleriyle iyi veya kötü bir hayat sürebileceği vurgulandı.

TOPLUMSAL DAYANIŞMA VE BIRLIK MESAJI VERILDI

Toprak Hattı Grubu açıklamasında, dinin özünde toplumsal dayanışma, aidiyet ve merhameti güçlendiren bir yapı olduğu ifade edilirken, siyasal ideolojiye dönüşmesi halinde ayrıştırıcı ve ötekileştirici bir kimlik kazanabileceği değerlendirmesinde bulunuldu.

Açıklamanın sonunda Gazali’nin “Yöneticiler dini kendi çıkarları için kullandıklarında zararı önce dine sonra da topluma dokunur.” sözüne yer verilerek kamuoyuna hatırlatmada bulunuldu.