Dünya Sağlık Örgütü (WHO), yetişkinler için günde 8 saat uyku öneriyor. Bu 8 saatten kısa uyku, açlığı ve iştahı artırıyor, beyindeki dürtü kontrolünü bozuyor. Yiyecek tüketimini artırıyor. Özellikle yüksek kalorili tatlılara, karbonhidrat bakımından zengin yiyeceklere, ekmeğe, makarnaya, ilgiyi artırıyor. Tam tahıllara, meyvelere ve sebzelere yönelmeyi ise azaltıyor.

Matthew Walker, uykunun devrim niteliğinde sırlarını keşfetti. Walker’a göre, ideal uyku, hafızanızı güçlendiriyor ve yaratıcılığınızı artırıyor. Daha çekici görünmenizi sağlıyor. İnce kalmanızı mümkün kılıyor ve aşırı yeme arzusunu azaltıyor. Sizi kanserden ve demanstan (bunama) koruyor. Soğuk algınlığı ve gribi sizden uzak tutuyor. Kalp krizi ve inme riskini azaltıyor, Hatta kendinizi daha mutlu, daha az depresif ve daha az kaygılı hissetmenize katkı sunuyor.

Diğer taraftan, beş saatten az uyuduğunuzda araba kazası yapma riskiniz 3’e katlanıyor. Bir önceki gece 4 saat ya da daha az uyuyarak direksiyon başına geçtiğinizde kazaya girişme riskiniz 11.5 kat artıyor.

İyi ve yeterince uyuduğunuzda duygusal gaz pedalımız (amigdala) ile frenimizi (prefrontal korteks) dengeli bir karışımını elde ederiz. Uykusuzken, ilkel dürtülerimizi dizginleyemeyiz, duygusal gaz pedalı (amigdala) ağırlık kazanırken düzenleyici fren (prefrontal korteks) geri planda kalır. Uykunun bize her gece verdiği akılcı kontrol olmadan nörolojik -ve dolayısıyla duygusal- anlamda istikrar ve denge sağlayamayız.

Kansere çare buldular! İlk 2 dozda büyük başarı 7 yılda 10 bin kişiye umut olacak Kansere çare buldular! İlk 2 dozda büyük başarı 7 yılda 10 bin kişiye umut olacak

Yapılan bir çalışmada, bir gecelik kısa uykunun ardından çekilen yüz fotografları, aynı kişinin 8 saatlik uykusunun ardından çekilen fotograflarına oranla daha yorgun, daha az sağlıklı ve önemli ölçüde daha az çekici bulunmuştur. Bu çalışmayla “güzellik uykusu” kavramı da onaylanmış oldu.

Rutin olarak her gece ya da 7 saatten az uyumak ise, bağışıklık sisteminizi mahvediyor ve kanser olma riskinizi ikiye katlıyor. Uyku bozukluğu; depresyon, anksiyete ve intihara meyillilik gibi önemli psikiyatrik rahatsızlıklara da ortam hazırlıyor. Uyku hafızaya sağladığı desteği hem öğrenme öncesinde beyni yeni anılar oluşturmaya hazırlayarak hem de öğrenme sonrası o anıları sağlamlaştırıp unutmayı önleyerek defalarca ispatlamıştır. Kahvede, bazı çaylarda, çoğu enerji içeceğinde, bitter çikolata ve dondurma gibi gıdalarda, zayıflama haplarında ve ağrı kesicilerde de bulunan KAFEİN, insanların uykuya kolayca dalmasını ve sonrasında deliksiz uyumasını engelleyen en yaygın suçlulardan biridir.

Gerçekten uyku, fiziksel ve zihinsel sağlığımızı etkiliyor. Ne kadar az uyursak, hayatımız o kadar kısalıyor.

Kaynak: Matthew Walker, Niçin Uyuruz, çev. Sevinç Seyla Tezcan, Pegasus Yayınları, İstanbul, 2022.

Dr. Zülfikar Özkan

Editör: Kerim Öztürk