Bu konuda hâlâ kesin bir şey söyleyemeyiz çünkü yapay deprem mümkün değildir ama tetikleme farklıdır fay sahasındaki levhanın yoğunluğunun farklılaştırılası ile mümkündür. Bunu Şengör hoca da istemeyerek söylüyor zaten. Bunu mikrodalga fırın gibi düşünebilirsiniz de.

Mikrodalga fırın, katı ve sıvı cisimleri hareketsiz ise ısıtır. İçeride karınca veya civciv varsa hiç etkilenmez. Katı cisim ise 600 derecelere dek ısınır. Dalgalar ile ısıtmak ve yoğunluğu değiştirmek prensipte mümkündür. Soru şuradadır. Bunu yapabilen var mıdır? Bilemiyoruz.

Türkiye'ye bu tarz bir sabotaj yapılmış olması bize pek akıl kârı gelmiyor. Ama dünyada elinde güçlü bir teoloji bulunan ülkeler eğer o teknoloji çok yıkıcı ve dünyanın tepkisini çekecek bir şeyse gizli tutabilir.Paperclip operasyonundan itibaren ABD'de yapay deprem çalışılıyor

Yapay depremde trilyonlarca ton ağırlığındaki levhaları kaldırmanız, oynatmanız mümkün değildir ama fayların temas ettiği takılma noktalarındaki kayaç yoğunluğu değiştirilirse fay harekete devam eder Mikrodalga fırın örneğini bu sebepten verdim. Prensipte bu dediğim mümkündür. 

Fay zaten hareketli kırık hatlarıdır. Fayın kendisi takıldığı olduğu için durağandır o takılma giderilir ise harekete devam eder. Strafor köpüğü kırın o kırık pürüzsüz değildir birbirine sürter iseniz arada pütürlü yüzeylerde takılır işte o takılma enerjinin birikim hattıdır.

Jeoloji dersleri görmüş bir coğrafyacı olarak belirtmeliyim. Levha ittirilmez. Ama bitümlü şistten enerji üretim şemasını bilen birisi, yer altındaki kayaçlara müdahale ile nelerin meydana getirilebildiğini ve o kayaların nasıl Kastamonu çekme helvası haline getirildiğini bilir.

Asimilasyona yatkın olan Türk'ler için bunların bir önemi var mı? Asimilasyona yatkın olan Türk'ler için bunların bir önemi var mı?

Yoğunluğu değiştirirseniz katı kısımlar sıvılaşır. Hareketi takılmış tırtıklı fay kenarları harekete devam eder. İşte bu dediğim prensipte %100 mümkündür. Mesele bunu yapacak teknolojiyi bilip bilmediğimiz. O teknolojiye sahip olan bunu söyler mi? Bunu da düşünmeliyiz.

Bilim adamları iki türlüdür birincisi kutsal kitap gibi açıklanmış verilere dayanan bilime bağlıdır. Diğerleri ise septik olanlardır. Hayır bilmediğimiz kısımlar da var ama mümkün olabilir derler. Galileo, Arşimet, Newton, Tesla Pasteur bunlar hep ikinci örneğin bilim insanıdır.

Bir bilim adamına soruyu sorma şekliniz önemlidir. Yapay deprem mümkün mü? Gibi salakça bir soru sorarsanız adam levhayı ittirmeyi anlar ve sizi bozar. Ama bir levhanın enerji birikim noktasının yoğunluğunu değiştirmek mümkün müdür? Derseniz kayagazı çıkarımı da az çok böyledir.

Türkiye'de muhabirlerin çoğu ve İnternet haberciliği neyi nasıl soracağını bilmediği için doğru cevapları da alamazsınız. Doğru soru sorma kültürü ve yeterliliğine sahip olmayan insan kalabalığımız olduğu için de en basit haliyle anlatmak gerekti. Bu yüzden yazdık ki konuşulsun.

Son olarak bu resmin ortasındaki radarı "kazara" yıkan, yıkılmasına sebep olan kimselerin mailleri, telefon diyalogları, banka hesapları araştırılmalı. ABD'de Florida'da villası varsa bilemeyiz ama olağanın dışında bir banka ve telefon trafiği hareketliliği varsa ayrı. Saygılar.

Dr. Yüksel Hoş

Yapay depremler ne anlama geliyor

Editör: Kerim Öztürk